Kül Tablasında Biriken Ömür ​Güneş çoktan vazgeçmiş bu sokağın tozundan, Rutubetli duvarlarda nem değil, keder sızıyor. Bir haber gelmiyor artık mazinin enkazından, Kader, ismimi silinmiş mezar taşlarına yazıyor. ​Saatler geri dönmeyi unutmuş, akrep intiharda, Odamda asılı duran gölgeler bile benden yabancı. Umut denilen o kuş, çoktan can vermiş bu darda, İçimde dinmek bilmeyen, garip ve kadim bir sancı. ​Bakma öyle ayakta durduğuma; Ben, çoktan yıkılmış bir binanın son ayakta kalan direğiyim. Ne bir bekleyenim var limanda, ne de gidecek bir rotam, Kendi fırtınasında boğulan, dilsiz bir deniz firağındayım. ​Gözlerimde birikmiş asırlık bir yağmurun ağırlığı, Yutkunuyorum, boğazımda düğümleniyor bütün "keşke"ler. Dünya dediğin; bir körün gördüğü karanlığın darlığı, Sönmüş bir sigara izmariti gibi, fırlatılmışım bir köşeye, bekler... Garp yeli
Şiir
uzun yazdım, kısa anla.
...miğferim kırık, ağır darbe yedim kafama; çatlaktır inceden düşüncelerim.. şen şakrak yanım mızrakla vuruldu, durdu akıl! kovalamıyor sanki akrep, yelkovanı.. tahtaları eksiliyor hep bir yanımın, delilerden cevaz aldım ve akıllıca çektim hep bir köşede acımı.. ne ektiysem biçemedim, üzerime sürdüler biçer döveri; bir bilsen ne çok dayak yedim, ne çok dövüldüm şiirler de.. sürgün yedim yaşımdan fazla, yaş'ım yetmedi yaşayamadıklarıma; ben bilmem hangi coğrafyanın taşı daha iyi basılır bağra.. aradım hurdacı misali eskileri eksikliklerimi bağıra çağıra, eksilere düştü hava da; bir türlü güneşi doğuramadım ağrılarıma.. yüreği çeken kağnımın tekeri kırıldı, tek başıma kalınca anladım; bazı acılar tek yaşanır. ve taşlanır şeytan, vesveseyi alan insanlar tarafından; çelişki çok, ilişkiler yok denecek kadar çok. sen açlığıma ver, ben tokluğuna;
Şiir
Reklam
Turgut Uyar
Zamanı durdururum yüreğimde, Sensiz geçtiği için, Akrep yelkovana küskündür. Şu bozuk saat çalışsa benim için ölümdür. Bil ki akrep yelkovanı geçerse, Atan bu yüreğim durur. Bırak bozuk kalsın, hiç değilse; Bir bozuk saattir yüreğim, hep sende durur.
Hani bir akrebin etrafına ateş yakarsan akrep kendini sokar ve öldürür ya; öyle işte... Kendimi bir akrep gibi hissediyorum. Etrafım, hayatım ateş çemberi ve tek çare kalmış gibi... Her gün bunu yapmakla yapmamak arasında gidip gelen duyguların esiriyim. Bir gün "yap, kurtul!" ağır basıyor, diğer gün "az daha diren belki bir kurtuluş yolu vardır" diyorum. Bir bilinmezin eşiğindeyim...
Duygu ve Düşünce
Bazı anlar vardır ya, zordur... yelkovanla akrep her zaman ki hızda değildir gecene güneşin doğacağını biile bile umut etmezsin hiçbir şey, gözyaşların dökülür gecenin karanlığında gizlemek istersin kendinden ve karanlık örtsede hasretin akıttıklarını yanaklarında hissettiğin sıcaklık hâkikatin dokunuşları gibi çarpar yüreğe. Sarmıştır gece hatıraları bir kaset gibi en geriye Bir filmin başrolünde yine sen... Bazı anlar vardır ya, "her gece zordur"
Başak akrep problems
bazen o kadar bunalıyorum ki bir köşede ses çıkarmadan günlerce durmak istiyorum
Reklam
Reklam