"Daha iyi, aydınlık bir yere varılacağına inanılmadan nasıl olur da bu yol yürünür?... Şimdi buraya bir fare gibi tıkılmış bekliyor. Neyi? Ölümü! Bu korkunç şeyi beklemek için bile daha güzel bir yer seçmek elimizde değil."
"Zaten onun karşısında oyun oynanamayacağı düşüncesi Ömer'e hem endişe hem de sükun vermekteydi. İçindeki kepaze tarafları saklayamayacağından korkuyor, bir yandan da, söylemeye cesaret edemeyeceği şeyleri onun kendiliğinden anlayacağını düşünerek, müsterih oluyordu."
"Hayatta hiçbir şey bizim arzumuza tabi değildir. Gerçi bu bir felaket, lakin yaratılış bize bu felaketi hafifletecek bir vasıta da vermiş: Etrafı çeşmi ibretle temaşa kabiliyetidir.."
"Ben şuna inanıyorum ki, üç buçuk günlük ömrümüzü kendimize zehir etmemek için ne mazideki hayatımıza ve kaçırdığımız fırsatlara ne de istikbalin olmayacak hülyalarına kulak asmayarak bugünümüze hapsolup yaşamalıyız."