Eveet geldik güzel serimin ikinci kitabına..
Ben bu seriyi 2. Kez okuyorum. İlk okuduğumda ,yaklaşık 3 yıl önce, beni rahatsız etmeyen bazı şeylerden şimdi rahatsız olduğumu fark ettim. Aynı şekilde bazı karakterleri çok yanlış anladığımı da, bazılarıyla daha güzel empati yaptığımı da fark ettim.
Bora Karabey, bence serinin tamamı göz önüne alındığında karakter gelişimi en güzel olan karakterlerden birisi. İlk iki kitapta Nazlı'ya davranışları öyle acımasız ki bir an önce aklı başına gelsin diye bekliyorum, dişlerimi sıkıyorum. Örneğin Seren'in ihaneti konusundaki tavrı tam da Kara'ya yakışır cinstendi. Ama ya sonrası? Sonra Nazlı'dan özür dilememesi, herkesle görüşüp Nazlı'ya uzak kalması, bu adam gerçekten insanı delirtiyor.
Nazlı için söyleyeceklerim ise şöyle ki bu kız neden bu kadar güçsüz yazılmış ya ilk kitaplarda? Sınır bilmezliği ve şımarık tavırlarının yanında fazlasıyla güçsüz ve korkak gibi yazılması beni çok sinirlendirdi gerçekten. Sonradan "güçlü" bir karaktere dönüşmesi, karakter gelişimi gibi gelmiyor bana. Çok yapay duruyor bence. Kara'ya ihanet ettiği iddia edildiğinde bağırıp çağırıp Kara ile muhattap olmasını beklerdim. Düşüncelerini bile söyleyemedi ve sonra Bora ile barışmaya çalışan kendisi oldu. Gerçekten Nazlı'ya çok üzüldüm Bodrum sahnelerinde. Çok küçük duruma düştü ama Bora bunları telafi bile etmedi.
Bir de Eren'in Kara'ya olan sevdası beni o kadar sinirlendiriyor ki. İlerki kitaplarda da yapacaklarını bildiğimden dolayı mı büyütüyorum bilmiyorum ama gerçekten ikinci kitapta Nazlı'ya rağmen Kara ile olan yakınlaşması beni çok rahatsız etti. Zaten tüm herkesin Bora ile yakınlaşması ve Nazlı'nın tek başına kalması kalbimi paramparça ediyor... Sırf bu yüzden ben maalesef ki Nazlı'nın Anıl'la daha mutlu olacağına inanıyorum.
Ve bu kitapta, en
Mükemmel bir öykü mükemmel bir dil mükemmel bir yazarla tanıştım!
Kitabın dili o kadar etkileyiciydi ki her sayfayı iki kere okudum diyebilirim. Kitabı çok beğenmeme rağmen altını çizdiğim cümle sayısı bir o kadar azdı fakat bu benim fazlasıyla hoşuma gitti. Alıntısını yaptığım 2 cümle kitabı resmen özetliyordu. Öykü ve kurgusu zaten harikaydı ama beni en çok etkileyen şey yazarın dili oldu. Kalemine hayran kaldım!
Kırmızı PazartesiGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 202595,3bin okunma
"İnsanın değerli biri olması ya da iyi şeyler yapabilmesi onlar için önemli değildir. Önemli olan kişinin itaat etmeyi ya da entrikalar çevirmeyi bilmesidir, yoksa ayağını kaydırırlar."