Bir insanın kendisi ve dünyasıyla hesaplaşmasını metaforik ve mistik öğelerle ortaya koymuş. Kitabı bir bütün halinde anlamaya çalışmak çok doğru olacak çünkü bir sayfa okunduğunda tek başına bir anlam ifade etmiyor. Burada okuyucunun anlamayacağı ama yazarın kendi hayatında ney olarak bildiği öğeler metaforlaştırılarak anlatıldığından bence her okur kendi anlamını çıkarmalıdır. Canı isteyen herkesin okuyacağı bir kitap değil. Felsefe yapmaya alışmamış bir beyin bu kitabın içinde kaybolur.
Başlığı Shakespeare’ in Romeo karakterinin bir repliği yapmak bu kitaba tam oturacak. Bunu incelemenin ikinci kısmında açıklayacağım. Spoiler vermeden en genel şekilde yazacağım.
Şunu söylemeliyim ki yazar kitabı Ethem’e ithaf etse de ben okumamı Nurtene ithaf ettim.
Gelelim kitabımıza, başta eğlenceli bir anlatımı var ve her aile ve arkadaş ilişkisinde mutlaka olan, herkesin bildiği ama kimseye söylemediği içsel konuşmalarla başlıyor kitap. Böyle giderse epey eğlenceli olur düşüncesi ile bu mizahi anlatım insanı hızlıca içine çekiyor. İlerledikçe kardeşler arası, eşler arası ve evlat ebeveyn arası ilişkilerin yüzeyselliği ve bunların altında yatan sebepler ortaya çıkmaya başlıyor. Bir insanın çocukluğundaki travmalarının yetişkinliğinde ve hatta yaşlılığında dahi hayatını, karakterini nasıl şekillendirdiği bir kurgu içinde öyle resmedilmiş ki inanın okuyan herkesin ama herkesin kendinden sağlam bir parça bulacağı kesin. Belki de bu parça bir aydınlanmaya vesile bile olabilir. Bazı insanların geçmişi çok büyük yaralar barındırabilir ve bu yaralar bir şekilde halı altına süpürülerek bir gün kurtlanmış vıcık vıcık bir şekilde ortaya çıkabilir. Dışarıdan çok neşeli ne derdi var ki diye baktığımız insanların içinde herkesten daha büyük yaralar olabilir incelememin başlığı da bu sebeptendir. Yaralanmamış olanlar başkalarının yaraları ile alay ederler. Ama etmesinler.
Gelelim teknik konulara, yazar olayların bağlantıları ve zamanlamasını muhteşem kurgulamış aklınızda “bu ne zaman olmuştu” gibi bir soru işareti kalmıyor. Dili günümüz türkçesine tam uygun anlaşılmayacak hiçbir kelime yok. Dil çok sade ve anlaşılır. Tavsiye eder miyim? Evet kesinlikle tavsiye ederim.
Sosyal medya çöplüğünde bu kadar psikolog zırvaları bilimselliği sorgulanmadan kabul görebiliyorsa, bu kitap