Çok vahimdir ki; insanın hayatını değiştirememesinin asıl sebebi, bunu başaramayacağına kesin inanmış olmasıdır. Zira hayatımızın senaryosunu inançlarımız yazar.
Şəxsi inkişaf kitabları oxumağı sevməsəm də, bu kitab mənim bu önyarğımı qırmağa kömək etdi. Məncə, oxumalısınız və müəyyən başlıq altında olan fikirləri yaxşıca beyninizdə saxlamalı və tətbiq etməlisiniz.
Zaten büyüksünüz çünkü sonsuz bir karmaşanın ve kesin bir ölümün karşısında neyi kafaya takıp neyi takmayacağınızı seçmeye devam ediyorsunuz. Sadece bu gerçek, hayatta kendi değerlerinizi seçiyor olmanız sizi zaten güzel, başarılı ve sevi len biri yapıyor. Farkında olmasanız da. Bir lağımda uyuyup açlıktan ölseniz de.
Ölümden rahatsız olmamanın tek yolu kendinizi olduğunuzdan daha büyük bir şey gibi görmeniz ve anlamanızdır; kendinize hizmet etmenin ötesine uzanan değerler seçmeniz gerekir; çevrenizdeki kaotik dünyaya toleranslı, basit, her an geçerli ve kontrol edilebilir değerler. Tüm mutlulukların temel kökü budur. Aristotales’i, Harvard’dan bir psikologu, Hz. İsa’yı ya da kahrolası Beatles’ı da dinleseniz, hepsi mutluluğun aynı şeyden kaynaklandığını söyleyecektir: Kendinizden daha büyük bir şeyi sevmek, daha yüce bir bütüne katkı sağlayan bileşenlerden biri olduğunuza inanmak, hayatınızın idrak etmesi mümkün olmayan büyük bir sürecin küçük bir parçası olduğunu kavramak.