Zaman içerisinde yolculuk mümkün mü?  Zaman içerisinde yolculuk olasılığı artık tamamen bilim-kurgu sayılmıyor. Bu fantazi yıllar boyunca sayısız bilim-kurgu roman ve filmlerinin vazgeçilmez ilgi odağıydı. En ünlü bilim adamları da bu konu üzerinde uzun zaman kafa yordular. Günümüzde ise Einstein'in genel ve özel görecelik kuramlarını kullanarak bu olasılığı kanıtlamak mümkün. Yapılan deneylerden elde edilen sonuçlar son derece hızlı hareket eden uçakların zaman kavramı içerisin de geleceğin içine uçtuğunu kanıtlamış durumda. Bu olay, 'zaman genişlemesi' denilen bir kavrama bağlı olarak, zamanın çok hızlı hareket eden bir cisim için durağan bir cisimden daha yavaş olarak geçmesi sonucu oluşuyor. Zaman içerisinde yolculuk 'solucan deliği (wormhole)' ve 'kapalı zamansı eğriler' denilen fenomenler vasıtası ile gerçekleşebilir. Prof. Kip Thorne bu yolculuğun olası olduğunu öne sürmektedir.  Ancak, yapılan hesaplara ve öne sürülen teorilere göre geçmişe yolculuk geleceğe yolculuktan çok daha zor başarılabilecek bir olay. Geçmişe yolculuk için 4 boyutlu uzay-zaman (space-time) senaryoları çerçevesinde ışık hızına yakın hızlarda hareket etmek gerekiyor. Bunu başarabilecek teknolojiden ise henüz çok uzaktayız. Ancak, zamanla bunun da başarılması pekala olası. Eğer 1900 yılından önce doğmuş olsaydınız o günlerde insanların birgün uçaklara binerek yolculuk edeceklerini kendi yaşam süreciniz içerisinde göreceginizi hayal bile etmeniz zor olurdu. New York Üniversitesi'nden Profesör Michio Kaku'ya göre çok uzak olmayan bir gelecekte gerçekleştirilebilecek bir uzay gemisi zaman ile ilgili sırları da açıklığa kavuşturabilecek. Buna göre, saniyede 200 milyon metre, yani saatte 12 milyon km hızla gidebilecek kapasitede bir uzay gemisi inşa edilmesi gerekiyor. Böylece ışık
      Zaman içerisinde yolculuk mümkün mü?  Zaman içerisinde yolculuk olasılığı artık tamamen bilim-kurgu sayılmıyor. Bu fantazi yıllar boyunca sayısız bilim-kurgu roman ve filmlerinin vazgeçilmez ilgi odağıydı. En ünlü bilim adamları da bu konu üzerinde uzun zaman kafa yordular. Günümüzde ise Einstein'in genel ve özel görecelik kuramlarını kullanarak bu olasılığı kanıtlamak mümkün. Yapılan deneylerden elde edilen sonuçlar son derece hızlı hareket eden uçakların zaman kavramı içerisin de geleceğin içine uçtuğunu kanıtlamış durumda. Bu olay, 'zaman genişlemesi' denilen bir kavrama bağlı olarak, zamanın çok hızlı hareket eden bir cisim için durağan bir cisimden daha yavaş olarak geçmesi sonucu oluşuyor. Zaman içerisinde yolculuk 'solucan deliği (wormhole)' ve 'kapalı zamansı eğriler' denilen fenomenler vasıtası ile gerçekleşebilir. Prof. Kip Thorne bu yolculuğun olası olduğunu öne sürmektedir.  Ancak, yapılan hesaplara ve öne sürülen teorilere göre geçmişe yolculuk geleceğe yolculuktan çok daha zor başarılabilecek bir olay. Geçmişe yolculuk için 4 boyutlu uzay-zaman (space-time) senaryoları çerçevesinde ışık hızına yakın hızlarda hareket etmek gerekiyor. Bunu başarabilecek teknolojiden ise henüz çok uzaktayız. Ancak, zamanla bunun da başarılması pekala olası. Eğer 1900 yılından önce doğmuş olsaydınız o günlerde insanların birgün uçaklara binerek yolculuk edeceklerini kendi yaşam süreciniz içerisinde göreceginizi hayal bile etmeniz zor olurdu. New York Üniversitesi'nden Profesör Michio Kaku'ya göre çok uzak olmayan bir gelecekte gerçekleştirilebilecek bir uzay gemisi zaman ile ilgili sırları da açıklığa kavuşturabilecek. Buna göre, saniyede 200 milyon metre, yani saatte 12 milyon km hızla gidebilecek kapasitede bir uzay gemisi inşa edilmesi gerekiyor. Böylece ışık
Reklam
E=mc² amiiiinnnn...!!!!
Albert Einstein. Evet o dünyaya ‘nanik’ yapan, hepimize dil çıkaran adam. Dünyayı bir oyun bahçesi olarak görenlerden, oyun için gelenlerden. Oyunu seven bu çocuklar büyüyünce de, oyun oynayarak büyüdükleri için dünyaya teşekkür etmeyi unutmuyorlar tabii. Böyle keşifler, buluşlar, devrimler, yenilikler filan yapıp gidiyorlar. Tanrım bize daha çok oyun seven çocuk gönder ya da söyle şu büyüklere, büyüklenenlere, dünyayı geniş bir bahçe yapsınlar ki çocuklar dünyaya geldiklerine pişman olmasınlar!
Düşünce
Atom bombasını Einstein yapmadı ve hatta Manhattan Projesinde görev almadı. Fakat Einstein'ın ABD başkanı Franklin D.Roosevelt'e gönderdiği, uranyum fisyon bombası teorisini ve enerji-kütle ilişkisini açıklayan ünlü E=mc² formülünü özetlediği her iki mektubu da nükleer silahların geliştirilmesine katkı sağladı. Einstein daha sonraları yaşadığı pişmanlığı Newsweek’e verdiği röportajda şu sözlerle dile getirdi: “Eğer Almanların bir atom bombası geliştirmek konusunda başarısız olacaklarını bilseydim hiçbir şey yapmazdım.”     
Albert Einstein
İzafiyet Teorisi
Özel Görelilik Kuramı, uzaklığın ve zamanın gözlemciye bağlı bir şekilde değişebileceği üzerinde durur. Bu teori, madde ile enerjinin ünlü E=mc² formülü ile birbirine bağlı olduğunu da ortaya koyuyor. E=mc² formülüne göre ışık hızı ve kütlenin toplamı enerjiye eşittir. Bütün gözlemciler için birbirine göre hareketi ne olur olsun ışık hızının aynı olduğunu belirten Özel Görelilik Kuramı, hiçbir maddenin ışığın hızına ulaşacak şekilde hızlandırılamayacağını da ifade etmektedir.
Albert Einstein