İzafiyet Teorisi
Puan vermedi·144 syf.··
2026 44. kitabı
Albert Einstein tarafından 1916 yılında kaleme alınan "İzafiyet Teorisi: Özel ve Genel Kuram" (Über die spezielle und die allgemeine Relativitätstheorie), karmaşık fiziksel kavramları matematikçi olmayan okurların da anlayabileceği bir düzeyde açıklamak amacıyla yazılmıştır. Kitap genel olarak üç ana bölüme ayrılır: Özel Görelilik, Genel Görelilik Bütün Olarak Evren Üzerine Düşünceler 1. Bölüm: Özel Görelilik Kuramı (The Special Theory of Relativity) Bu bölüm, Newton fiziğinin mutlak zaman ve mutlak mekan kavramlarını yıkarak yerine gözlemciye bağlı bir evren modeli koyar. * Geometrik Temeller ve Hareket: Einstein, klasik mekanikteki "hareket" kavramını sorgular. Bir trenin içindeki gözlemciye göre duran bir nesne, dışarıdaki bir gözlemciye göre hareket halindedir. Buradan hareketle, tüm hareketlerin bir referans sistemine göre tanımlandığı sonucuna varır. * Işık Hızının Mutlaklığı: Teorisinin en radikal adımıdır. Işığın boşluktaki hızı (c), gözlemcinin veya ışık kaynağının hareketinden bağımsız olarak her zaman sabittir (yaklaşık 300.000 km/s). Bu durum, klasik hız toplama yasasını (koşan bir trenden atılan taşın hızı gibi) altüst eder. * Eşzamanlılığın Göreliliği: İki olayın aynı anda gerçekleşmesi, gözlemcinin hareketine bağlıdır. Bir gözlemci için aynı anda olan iki şimşek çakması, hareket halindeki bir diğeri için farklı zamanlarda gerçekleşebilir. * Zaman Genişlemesi ve Boy Kısalması: Işık hızının sabit kalabilmesi için zamanın ve mekanın esnemesi gerekir. Hız arttıkça zaman daha yavaş akar ve hareket doğrultusundaki uzunluklar kısalır. * Kütle ve Enerji Eşdeğerliği (E = mc^2): Özel göreliliğin en meşhur sonucudur. Enerji ve kütle, aynı madalyonun iki yüzüdür. Küçük bir kütle, muazzam bir enerji potansiyeli taşır. 2.
1000Kitap
İzafiyet TeorisiAlbert Einstein · Say Yayınları · 20241,076 okunma
P4c
Puan vermedi
MC luhan; iletişim ve ulaşımın kolaylaştığı yaşadığımız bu çağı tanımlarken "küresel köy" ifadesini kullanır. Köy hayatında ulaşım, yürüme mesafesindedir. Kültür, davranış biçimi, eğlenme biçimi, giyim-kuşam, yaşam tarzı vs. hep birbirine benzer köyde yaşayanların. Benzeşme çok yaygındır köy hayatında. Şiveler, yerel kelimeler ve benzetmeler, modernizmin dayattığı tek tipleştirme ve benzeştirme operasyonuna karşı bir direniştir diye düşünürüm. Ve kaybedilmemesi gereken cephedir kanaatimce. Yaşaması gerekir mutlaka. Dolayısıyla Zuluflu fındık ifadesi, hikayenin geçtiği sosyal ortam ve kitaptaki yerel kelimeler, sosyolojik ve kültürel bir direniştir. Bunlar sözlü kültüre dayalı olduğu için eğitimin ve dijital dünyanın dönüştürücü/benzeştirici gücü bu yerel unsurları önümüzdeki yıllarda bitirebileceğini düşünüyorum. Daha sonra bunlar, kültürel bir kalıntı olarak kalıp bunların ardından da nostaljik ağıtlar yakarız muhtemelen. Nursel Demirden hocanın "Zülüf Motifinin Türk Edebiyatına ve Halk Türkülerine Yansıması" adlı makalede, bu hikayenin başat sürükleyici unsuru olan zulufa detaylı bir şekilde değinir. Zulufun bir estetik göstergesi olduğunu vurgular ve kadîm bir benzetme olduğunu ifade eder makale. Kültürümüze nasıl yansıdığını da edebî örneklerle gösterir. Meraklısına o makaleyi tavsiye ederim. Hikaye de bu zuluflu fındık üzerinden yürüyor zaten. Zuluf, fındığın üstündeki "yeşil mont"a deniyor yazarın ifadesiyle. Zuluflu fındıklar hikayede geçen insanların geçim kaynağı ve ekonominin değiş tokuş aracı. Aynı zamanda mahallelinin buluşup sohbet ettiği bir sosyalleşme aracı. (Zaten hayattaki iyilik-kötülük meselesi de bu dikotomik ilişki ve karşılaşmadan doğmuyor mu? Birisi varsa öteki de var, birisi yoksa öteki de yok )Fındığın zulufunu çıkarmak için de
İyi Olmak - Zuluflu FındıkSümeyye Sel Odabaşı · VakıfBank Kültür Yayınları · 20216 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·80 syf.··
2023 261. kitabı
Almanya doğumlu teorik fizikçi ve bilim insanı. Tüm zamanların en iyi fizikçilerinden birisi olarak kabul edilen Albert Einstein, en çok görelilik teorisini geliştirmesiyle tanınır. Aynı zamanda kuantum mekaniğinin gelişimine önemli ölçüde katkılarda bulunmuştur. Kendisi tarafından bulunan ve bilim dünyasında yeni bir çığır açan kütle-enerji denkliği formülü E = mc² dünyanın en ünlü denklemi olarak adlandırılmıştır. Fizik ve matematik alanına sağladığı katkılardan dolayı ve fotoelektrik etki yasasının keşfi sebebiyle 1921 yılında Nobel Fizik Ödülü'ne layık görüldü. 1999 yılında Time dergisi tarafından yüzyılın en önemli kişisi seçilmiştir.
Araştırma-İnceleme Tarih
Dahiler Sınıfı: Einstein - Sınırsız DehaP. D. Baccalario · Domingo Yayınevi · 2017182 okunma
Zamanın Kısa Tarihi - Stephen Hawking
10/10
·198 syf.··
Beğendi
·
2023 56. kitabı
Çağımızın dahisi Stephen Hawking'in, konuşma yeteneğini kaybettikten sonra yazdığı; big-bangı, uzay-zamanı, evreni ve karadelikleri basit bir dille anlattığı kitaptır... Anlatımının sadeliğinden dolayı daha çok fizikle ilgisi olmayanlara yönelik olan fizikle ilginiz var ise biraz sıkıcı gelebilecek bir kitaptır yalnız okuyucunun az da olsa fizik eğitimi almış olması gerekir... Hawking'in zamanı ve zaman yolculuğunu yorumlaması gerçekten etkileyiciydi. Bunu yaparken Albert Einstein'in kuramlarından faydalanıyor... Kitapta okuyucu sıkmamak için Einstein'in meşhur formülü olan e=mc² dışında hiç bir formüle yer verilmemiştir... Son olarak fizikle hiç ilgisi olmayanlar için ağır bir kitaptır bu nedenle daha sonra ''Zamanın Daha Kısa Tarihi'' isimli başka bir kitap yazılmıştır... Sunday Times'ın çok satanlar listesinde 237 hafta boyunca yer alarak İncilden fazla satmıştır...
1000k
Zamanın Kısa TarihiStephen W. Hawking · Doğan Kitap · 198811,2bin okunma
Einstein'in Demokratik Ülküsü
Puan vermedi·112 syf.··
2021 198. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 07 Aralık 2021 01:10
E=mc²; teoremini oluşturan Albert Einstein; aslında bu formül ile bize neyi anlatmaktadır? Fizikte, kütle-enerji eşdeğerlerinin temel formülü olarak bilinir ancak teoremin fizik ve evren dışında insani duygular için de bir anlamının olduğunu düşünüyorum. Nasıl mı? E=mc²: Ne kadar hızlı hareket edersen o kadar ağırlaşırsın. Hepimizin sürdürmekte olduğu bir hayatı ve bu uğurda harcadığımız olağanüstü bir enerji (E) var. Rezonans kanuna göre evrendeki her şey birbiriyle titreşimler sayesinde etkileşim halindedir. Bu da doğrudan enerji ile alâkalıdır. Duygularımızın oluşmasında görev alan beynimizken canımızı sıkan herhangi bir olayda kalbimizi sorumlu tutar ve acısını bedenimize yükleriz. Ne kadar tuhaf! Kötü bir insana kalpsiz diyerek kalp organına ne büyük haksızlık ediyoruz aslında. Peki bunun da sorumlusu beyin midir? Bilim ekseninde tartışmaya açık dipsiz bir kuyu bu. Ancak bu noktada bizi ilgilendiren kendi benliğimiz ve çevremiz ile olan ilişkilerimiz. Öyle ki hem fiziksel hem de kimyasal her olayda var olan enerji olgusu, insan ilişkilerinde ve dolayısıyla toplum oluşumunda ciddi bir rol oynar. Daha iyi yerlere gelebilmek, istediğimizi elde edebilmek, iyi insanlar ile güzel bir hayat kurabilmek adına hepimizin bir çabası var. Üstelik zaman olgusunu ciddiye alarak bunları ne kadar çabuk elde edersek bizim için o kadar iyi olur düşüncesine kapılırız. Evet zaman olgusu elbette çok önemli ama sırf zamandan tasarruf etmek için hızlı davrandığımız durumlar sonucunda zararlı çıkmamızda muhtemeldir. Ancak çoğumuz bunu gözardı ediyor yahut risk almayı seviyoruz. Örneğin aşık olduğumuz birisini sırf aşık olduğumuz için mükemmel görüyor ve onu kısa bir zaman içerisinde hayatımızın merkezine alabiliyoruz. Kötü bir insan olsa bile bunu
Dünyamıza BakışAlbert Einstein · Alan Yayıncılık · 1990732 okunma
Puan vermedi·638 syf.··
2021 936. kitabı
Modern bilim gerçektende geçmişten günümüze kadar en iyi şekilde anlatıyor Darwinin evrim kuramı Nikola tesla ve Alternatif akım Stephen hawking ve karadelikler-uzay-zaman Marie curie ve Atom serüveni-Radyoaktivite macerası Galileo galilei Dünya dönüyor Isaac Newton tüm gezegenlerin yörüngede kalma sebebi Kütleçekim kuvvetidir Albert Einstein kütleçekim uzay zaman süremindeki bükülmedir-kütle enerji denkliği E=mc^2
Bilim
Bilim TarihiJohn Gribbin · Alfa Yayıncılık · 201797 okunma