Sokağa çıktılar. Gazete dağıtıcılarını gördüler. Onların arkasından koştular. Verilecek bir haberi bekliyorlardı. Bu bir zorunluluktu. Merak değildi. "Şuradaki adam bizim hayatımızı satıyor. Onun bağıra çağıra ilan ettiği bizim hayatımız. Mutluluğumuzu yaşayacak mıyız yaşamayacak mıyız, ona karar veriliyor."