Aley B.

Demek Mangaratiba onu öldürdü…
Gözlerim yaşlarla dolmaya başladı. Derken kudurmuş gibi koşmaya başladım, müdire hanımın odasını düşünmeden koşmayı sürdürdüm. Sokağa ulaştığımda aklıma ne Rio-São Paulo Otoyolu geldi ne de başka bir şey. Tek istediğim koşmak, koşmak ve oraya varmaktı. Kalbim midemden beter sancıyordu ve Casinhas Sokağı boyunca durmaksızın koştum. Tatlıcının oraya gelince arabaları gözden geçirdim, Jerônimo'nun yalan söylemediğine emin olmak istiyordum, Ama arabamız orada değildi. Bir inilti koyverip yeniden koşmaya başladım. Derken Ladislau Efendi'nin güçlü kolları beni kavradı. "Nereye gidiyorsun, Zezé?" Suratım gözyaşlarıyla sırılsıklamdı, "Oraya gidiyorum." "Gitmemelisin."
Sayfa 165
Alıntı
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Mangaratiba'nın lafı geçmişti. "Arabaya mı çarpmış?" "Koca bir araba. Güzelim bir şey, hani Manuel Valadares'inki." Telaşla arkama döndüm. "Ne dedin sen?" "Dedim ki, Mangaratiba, Portekizlinin arabasına çarpmış, Chita Sokağı'nın oradaki hemzemin geçitte. Okula bu yüzden geç kaldım. Tren arabayı un ufak etmiş. İnsanlar her taraftan akın etmişler. Ta Realengo Mahallesi'nden itfaiyeyi bile çağırmışlar."
Sayfa 165
Alıntı
"Daha anlatsana," dedim. "Hoşuna mı gitti?" "Hem de çok. Seninle sekiz yüz elli iki bin kilomet-re boyunca hiç durmadan laflamak isterdim." "Benzinimiz yeter mi ki?" "Yalancıktan doldurursak yeter."
Sayfa 157
Alıntı
"Bildiğim güzel bir yer var. Yanımızda yiyecek bir şeyler götürürüz. En çok ne seversin?" "Seni, Portuga." "Kastettiğim başka, salam, yumurta, muz..." "Her şeyi severim. Evde hepimiz, ne varsa sevmeyi öğrendik."
Sayfa 147
Alıntı
“Sen benim dostumsun ve beraber arabamızla gezmeyi bu yüzden istedim, çünkü yakında sahibi bir tek sen olacaksın. Sana veda etmeye geldim." "Veda mı?" “Ciddiyim. Görüyorsun, yaramazın tekiyim, dayak yemekten, kulağımın çekilmesinden usandım artık. Artık kimseye yük olmayacağım..." Gırtlağımın düğümlendiğini hissettim. Söyleyeceklerimin devamını getirebilmek için büyük bir cesarete ihtiyacım vardı. "Kaçacak mısın yani?" diye sordu. "Hayır. Bütün hafta buna kafa yordum. Bu gece kendimi Mangaratiba'nın altına atacağım." Hiçbir şey söylemedi. Beni sımsıkı kucakladı ve baş- ka kimseden görmediğim bir şefkatle avuttu. "Hayır. Gözünü seveyim böyle şeyler söyleme. Önünde güzel bir hayat var. Böyle bir hayal gücüne ve zekâya sahipken... Sakın böyle şeyler söyleme, günah! Bunu bir daha düşünmeni de tekrarlamanı da istemiyorum. Ya ben? Benim iyiliğimi istemiyor musun? Beni seviyorsan ve yalan söylemiyorsan bir daha böyle şeyler demezsin."
Sayfa 146
Alıntı