"Koyacağım işte. Kim bilir, belki de bir mucize olur. Totoca, aslında ben bir hediye istiyorum. Bir tanecik. Yeter ki yeni bir şey olsun. Sadece benim için..."
"Yumurtalı ekmek güzeldi, değil mi, Totoca?"
"Bilmem ki. Tadına bakmadım.”
"Niye?"
"Gırtlağım düğümlendi, tek lokma yiyemedim... Şimdi uyuyalım. Uyuyup her şeyi unutalım."
"Yaşamak için fazlasıyla yaşlanmış gibiler, her şeyden bıkmışlar sanki..."
En hüzünlüsü de kilise çanının ardından geceyi dolduran mutlu insan sesleriydi. Birkaç havai fişek atıldı, Tanrı başkalarının mutluluğunu görsün diye.