Aley B.

Gökyüzünde buluşuyorum seninle…
"Özgürlük gökyüzündedir," dedim son kez. "Ve sen benim özgürlüğümsün." Ardından ellerimi direksiyondan çektim ve gözlerimi sıkıca yumdum; gözlerimi yumduğum yerde bir tek onun gözleri vardı, elimi kalbime götürdüm, bir tek onun hissi kalbimdeydi. Gözümden bir damla yaş aktığında bu son damla yaş da sadece Sevgili Avukat'ım içindi. Beş saniye. Uçak artık hızlı bir şekilde alçalmaya başlıyordu, rüzgâr gövdeyi sarsıyor, ben zihnimin içindeki Sevgili Avukat'ımı izliyordum. Uçak hızla irtifa kaybederken ne korku hissediyordum ne de tereddüt. Bütün bunlar yerine Sevgili Avukat'ıma adanmış bir huzur içindeydim. Kulağıma kuleden sesler geliyordu, adımı haykırıyorlardı, uyarı sinyalleri gönderiyorlardı. Uçağın sesi ise yerle gök arasında yankılanırken hafifçe gülümsedim ve tam o an, sanki tam o an, Sevgili Avukat'ımın elini tam kalbimin üzerinde hissettim. Dudaklarımdan son bir cümle döküldü: "Varlığım bir tek sen varsan yaşamaya değer, sen yoksan ölüm bile hediye. Gökyüzünde buluşuyorum seninle."
Sayfa 908
Alıntı
Reklam
Ben pilot Tugay Demir Çeviker, son kez bir uçağa bindim ve son kez o uçağı uçurdum yanımda sevdiğim kadınla. O bir hayalden ibaret olsa bile. Ve son kez nefes aldım bu dünya üzerinde çünkü ölümüm yine bu pilot üniformasıyla, bu uçağın içinde, en mutlu anımda sevdiğim kadınla birlikte olacaktı. Onunla bir gökyüzünü paylaştım, özgürlüğüm yaptım ve şimdi o özgürlüğün ortasında bir pilot gibi ölmek bana yakışırdı; asıl mahkûmiyetten kurtuluşum tam da bugün olacaktı.
Sayfa 907
Alıntı
"Bu gökyüzünde ölüm yok, savaş yok, sadece biz varız, bizden başka kimseye yer yok. Sen avukatsın," dedim onu işaret ederek, "Başarılı bir avukatsın ve ben de başarılı bir pilot. Hayalini kurduğumuz gibi çocuklarımız var bizim, kötülük dokunmuyor çünkü biz burada hiç yaşayamadıklarımızı yaşadığımız halimizdeyiz. Hayır, gözyaşı yok, gülümsüyorsun bana işte. Hayır, gözyaşına izin vermeyeceğim çünkü mutluyum, Sevgili Avukat. Çok mutluyum." Kendimi mutlu hissediyordum çünkü o artık benimleydi. "Ve biz birlikte yaşıyoruz, birlikte nefes alıyoruz ve birlikte..." Derin bir nefes verdim, gözlerinin içine baktım. "Birlikte öleceğiz şimdi, Sevgili Avukat’ım”
Sayfa 907
Alıntı
Gülümseyerek o bulutları izlerken, "Şimdi senin çocukluğun o pembe rugan ayakkabılarıyla yanımda,” dedim başımı sallayıp. "Şimdi senin o lisedeki halin de yanımda oturuyor. Şimdi avukat cübbesiyle beni savunduğun halin de burada. Çiçekli elbiselerle yanımdasın, simsiyah kıyafetlerinle de öyle. Bütün zamanlarınla şimdi benimlesin, biz gökyüzüne ulaştık ve birbirimize kavuştuk. Bak bir hayalimizi daha gerçekleştirdik, verdiğim bir sözü tuttum senin için." İki dakika on yedi saniye. Son bir kez daha başımı çevirip o koltuğa baktığımda beklemiyordum ama onun yüzünü gördüm, günler sonra sonunda onu görebildim. Hayır, son gördüğüm haliyle değildi, beyaz çiçekli elbiseyi giyip benimle Eftalya Bahçesi'nde yemek yediği günkü gibiydi. Saçları dalga dalga omuzlarından dökülüyordu, gözleri mutlulukla parlıyordu, yüzünde tebessümü vardı. Tenine vuran güneş ışığı, lekelerini daha fazla parlatıyordu. Hayaldi, biliyordum ve annem gibi o da benimleydi ama hayal olsa da onu görebilmek kalbimin delicesine atmasına neden oluyordu. Gülümsüyordum, kahkaha atıyordum ama gözlerimden bir yandan da yaşlar akıyordu, bunu hissediyordum.
Sayfa 906
Alıntı