Aleyna Burunsuz

Puan vermedi·279 syf.··
2024 21. kitabı
İlk yazardan başlamak istiyorum, iş arkadaşımda çok kitabı var ve yazarın dili bana hep fazla sakin geliyordu. O yüzden kitaplarını okumaya yeltenmemiştim. Bugün bu kitabı yeni gördüm ve ödül kitabı olsun bugün dedim.Kolay bir dil ile bir günde bitebilecek bir kitap yazmış yazar. Durum değerlendirmeleri çok hoşuma gitti, okurken karakterleri oturtmak ve verilen mesajı almak için kitabın sonuna kadar beyninizi yormanıza gerek olmamasına ve sizi o düşünceden o düşünceye sürekleyecek olmamasını oldukça başarılı buldum. Kitap aslında narsist bir birey ve peşindeki olay örgüsü üzerinde güzel incelenmiş olsa da ilişkiler yumağında kadın ve erkek dünyasındaki yeterlilik kriterlerini ve hangi imkanda olursan ol içindeki yeterlilik yoksa kendini sevmemenin ne kadar uç boyutlara varabileceğini çok güzel işlemiş. Aslında günümüzdeki hem fazla hırsı, hemde fazla kabullenişçiliği çok güzel işlemiş. Gerçeklerden kaçma ve kendimizi küçültme şemamızın aslında nasıl devreye girdiğini ve ne kadar saçma olduğunu her durumda göz önüne almış bulunuyor. Özellikle "mavi gölgeli adam" karakterinin dahil olduğu noktadan sonrası çok güzeldi. Sorunları uzun uzun anlatıp, çözümün bir kaç sayfada gerçekleşmiş olması da çok güzel. Hayatta biraz böyle aslında kimi mutlu görüyorsak hemen onun hayat planına endekslenip bu hayata varırsam mutlu olabilirim diyip, o noktaya gelme şeması. Aslında orada farketmediğimiz kısım, mutlu bir insan için biz yine yokuz, o almak istediğimiz duyguyu,bu kararı aldığımızdaki halde olan insanlar veriyor. Birde narsist bile olsan, doğrunu yaşadığın sürece başarılı hissettiğini çok güzel işlemiş. İnsanların yanlış yaptığında ama böyleydi, şöyleydi diye temizleme ihtiyacı hissettirmeye çalışan bir düzende bir insana bunun yanlış olduğunu hissettirmesi de toplumda ihtiyaç
İnsan ve Duygular
Gitmeli Miyim Kalmalı MıyımHakan Mengüç · Destek Yayınları · 20211,691 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?

Aleyna Burunsuz

, bir kitap okudu
Puan vermedi·279 syf.··
2024 21. kitabı
Hakan Mengüç
8.2/10 · 1.691 okunma
Her kitabın yeri ayrı ama hayatımın bu döneminde Sindirella kompleksi benim hayattaki dayanağım gibi. En yakın arkadaşım benden kitap istedi ve direk her kadının, özellikle her genç kadının okumasını istediğim için sindirella kompleksini verdim az önce. Şuan her istediğimde elimin altında olmamasının tuhaf hissetti,kendimi kırtasiyede buldum. Kapalıydı. Sonra durdum ve güzel bağımlılıklarda varmış dünyada farkındalığına ulaştım. Arkadaşımın bana başka bakış kattığı gün için çok heyecanlıyım.
Tam ışıkların ortasında oturuyorum şuan, nefes almaktan. Renklerin, sokağın yansıması. Güzel havada yürüdüğüm o anlar sırtımdayken. Eskiden herkes fotoğraf çeker derdim, herkes aynı şeyi görür önemli olan yaratıcılık derdim. Mesela fotoğrafçılık dersleri almaya başladığımdan beri yaşadığım yeri normalde gördüğüm güzellikten çok daha güzel görmeye başladığımı farkettim. Şuanda meyvelerini yiyorum. Doğada herşey uyumlu ama insan hayatıyla da çok uyumlu. Bir bina inşa ediliyor ve yıllar içinde eskiyor, sonra bir bakım eski heybetinden daha büyük, daha güzel. Çünkü evren gelişiyor. İnanılmaz güzel geliyor bu farkındalık, her yeni bir düşüncede hem kendimle, hem çevremle dilim gelişiyor gibi hissediyorum. Mesela ne duygu yaşamış olursam olayım, bir duygu benim parlaklığımı köreltiyorsa tekrar parlatmanın sadece benim elimde olduğunu hayatımda oturtmamı sağladı. Hayatımda oturan şeylerin dilime nasıl düştüğüne bakıyorum, mizah duygumu parlamamın kısılmaya çalıştığı anladığım yerlerden artık dilime vurabiliyorum. Çünkü farkındayım, ilk anılarımı oluşturduğum andan itibaren sırtımdaki yükleri karşıma alıp konuşup, hepsini değerime katmışım. İlk başladığımda bir yazı yazmıştım ve kendime saklamıştım. Parkinson hastası bir abi, dışarıdaki yansıması, insanların dinlerken anlamaya çalışması ama duvarda kalması. Fotoğrafçılıkla iyileşen insanlar var, herkesin ilgilenmesi gerek bu yüzden hala buradayım demişti. Hala tam olarak görmekte gelişmemiş olsamda, daha ortalardayken bana bu bakışı sağladığı, beni ve parlamamı biraz daha ilerlettiği için sırtımda bir güzellik daha. İlk kendime, daha sonra karşımdaki şu ışıklara ve bunun benden hayatıma yansımasına şükürler olsun. Allahım iyi ki insanım, iyi ki beni yarattın.
Doğduğu günden itibaren, bütün tabuları yıkan. Kendi sesini duyarak yaşayan ve parlamanın içeride olduğu bilen her kadının kadınlar gününü kutlarım. Kadının düşmanı kadındır ilkesiyle değil, kadın kadının yurdudur diyerek, kendine koyduğu saygıyı gösteren kadınlarla el ele tutarak, kendi parlaklığının farkında olmayan insanlara bunu hatırlatan canım kadınlar. Biz zorluklarla mücadele ettiğimiz için değil, içimiz güçlü olduğu için güçlüyüz. Atamın "Ey türk kadını, sen yerlerde sürünmeye değil, omuzlar üstünde göklere yükselmeye layıksın" cümlesini baş köşede tutup, kendi değerimizi kendimizin yarattığını bilerek her gün, her an, her noktadan daha ileri. Günümüz kutlu olsun!
8 Mart Dünya Kadınlar Günü