Hayata karşı hiç kırgın değilim, sadece bazen ilahi planda veya hayat adımlarımın arasından tat almayı unuttuğumu farkediyorum. En ufak bir düşüklükte diyebiliyorum hadi bir insan sohbetine çık, hayattan bugün alman gerekeni tam almamışsın. İnce bir sohbet ve düşünüyorum, olması gereken hayat bu muydu? Bunları yaşamam gerekiyor muydu? Her muhabbetten, her düşünceden şeye geçiyorum. Olmak istediğim gibi bir insan olarak yaşıyorum fakat insan olmak istediği insanı seçip, hayatın getireceklerini seçemesi biraz tuhaf geliyor ve bazı zamanlar o plana karşı tuhaf hissettiriyor. Çevremdeki çoğu insanın hayata karşı kırgınım cümlesi ve benim içtenlikle kırgın olmadığımı söylediğim her vakitte sorguluyorum. Bende mi bir sorun var? İnsanlara karşı hiç güvensiz değilim, inançsız değilim, insanların geneli kötü diyemiyorum. Benim için herşey, her iyilik her hata çok bireysel. Bu hayatta çok fazla şanslıyım, çok zorlandım ama gülerek makyaj yapabiliyorum, oturup arkadaşlarımla izlediğim bir dizi, herhangi bir kanal, herhangi bir goy goy veya bir düşünceli davranış,değer veren insanlar. Hayatımda hepsi var, yapabileceğim herşeyde destek olabilen bir aile hayatı. Ve artık yürümeme izin veren bir sağlığım. Kıymet vermeyi, saygı duymayı, nasıl konuşacağını bilmeyi, hayatta mantıklı ve kılıfsız bir özbenlik ile birlikte. Hiç mi bir şey yaşamadım? Çok şey. Sadece kırgın veya oluşan kimliğim değişen biri olmamak, bu karşılaşmalarla ilahi planı bazen sorgulatıyor. Sonra bunları yazarken olduğu gibi düşünürken de farkediyorum ki; iyi ki bu hayat ve iyi ki bu benlik. Geçmiş ne göndermiş olursa olsun, hayatta var olduğum her an kendimi hiç unutmamam temennisi ile bugün.