Aleyna Burunsuz

Her kitabın yeri ayrı ama hayatımın bu döneminde Sindirella kompleksi benim hayattaki dayanağım gibi. En yakın arkadaşım benden kitap istedi ve direk her kadının, özellikle her genç kadının okumasını istediğim için sindirella kompleksini verdim az önce. Şuan her istediğimde elimin altında olmamasının tuhaf hissetti,kendimi kırtasiyede buldum. Kapalıydı. Sonra durdum ve güzel bağımlılıklarda varmış dünyada farkındalığına ulaştım. Arkadaşımın bana başka bakış kattığı gün için çok heyecanlıyım.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Tam ışıkların ortasında oturuyorum şuan, nefes almaktan. Renklerin, sokağın yansıması. Güzel havada yürüdüğüm o anlar sırtımdayken. Eskiden herkes fotoğraf çeker derdim, herkes aynı şeyi görür önemli olan yaratıcılık derdim. Mesela fotoğrafçılık dersleri almaya başladığımdan beri yaşadığım yeri normalde gördüğüm güzellikten çok daha güzel görmeye başladığımı farkettim. Şuanda meyvelerini yiyorum. Doğada herşey uyumlu ama insan hayatıyla da çok uyumlu. Bir bina inşa ediliyor ve yıllar içinde eskiyor, sonra bir bakım eski heybetinden daha büyük, daha güzel. Çünkü evren gelişiyor. İnanılmaz güzel geliyor bu farkındalık, her yeni bir düşüncede hem kendimle, hem çevremle dilim gelişiyor gibi hissediyorum. Mesela ne duygu yaşamış olursam olayım, bir duygu benim parlaklığımı köreltiyorsa tekrar parlatmanın sadece benim elimde olduğunu hayatımda oturtmamı sağladı. Hayatımda oturan şeylerin dilime nasıl düştüğüne bakıyorum, mizah duygumu parlamamın kısılmaya çalıştığı anladığım yerlerden artık dilime vurabiliyorum. Çünkü farkındayım, ilk anılarımı oluşturduğum andan itibaren sırtımdaki yükleri karşıma alıp konuşup, hepsini değerime katmışım. İlk başladığımda bir yazı yazmıştım ve kendime saklamıştım. Parkinson hastası bir abi, dışarıdaki yansıması, insanların dinlerken anlamaya çalışması ama duvarda kalması. Fotoğrafçılıkla iyileşen insanlar var, herkesin ilgilenmesi gerek bu yüzden hala buradayım demişti. Hala tam olarak görmekte gelişmemiş olsamda, daha ortalardayken bana bu bakışı sağladığı, beni ve parlamamı biraz daha ilerlettiği için sırtımda bir güzellik daha. İlk kendime, daha sonra karşımdaki şu ışıklara ve bunun benden hayatıma yansımasına şükürler olsun. Allahım iyi ki insanım, iyi ki beni yarattın.
Doğduğu günden itibaren, bütün tabuları yıkan. Kendi sesini duyarak yaşayan ve parlamanın içeride olduğu bilen her kadının kadınlar gününü kutlarım. Kadının düşmanı kadındır ilkesiyle değil, kadın kadının yurdudur diyerek, kendine koyduğu saygıyı gösteren kadınlarla el ele tutarak, kendi parlaklığının farkında olmayan insanlara bunu hatırlatan canım kadınlar. Biz zorluklarla mücadele ettiğimiz için değil, içimiz güçlü olduğu için güçlüyüz. Atamın "Ey türk kadını, sen yerlerde sürünmeye değil, omuzlar üstünde göklere yükselmeye layıksın" cümlesini baş köşede tutup, kendi değerimizi kendimizin yarattığını bilerek her gün, her an, her noktadan daha ileri. Günümüz kutlu olsun!
8 Mart Dünya Kadınlar Günü
Hayata karşı hiç kırgın değilim, sadece bazen ilahi planda veya hayat adımlarımın arasından tat almayı unuttuğumu farkediyorum. En ufak bir düşüklükte diyebiliyorum hadi bir insan sohbetine çık, hayattan bugün alman gerekeni tam almamışsın. İnce bir sohbet ve düşünüyorum, olması gereken hayat bu muydu? Bunları yaşamam gerekiyor muydu? Her muhabbetten, her düşünceden şeye geçiyorum. Olmak istediğim gibi bir insan olarak yaşıyorum fakat insan olmak istediği insanı seçip, hayatın getireceklerini seçemesi biraz tuhaf geliyor ve bazı zamanlar o plana karşı tuhaf hissettiriyor. Çevremdeki çoğu insanın hayata karşı kırgınım cümlesi ve benim içtenlikle kırgın olmadığımı söylediğim her vakitte sorguluyorum. Bende mi bir sorun var? İnsanlara karşı hiç güvensiz değilim, inançsız değilim, insanların geneli kötü diyemiyorum. Benim için herşey, her iyilik her hata çok bireysel. Bu hayatta çok fazla şanslıyım, çok zorlandım ama gülerek makyaj yapabiliyorum, oturup arkadaşlarımla izlediğim bir dizi, herhangi bir kanal, herhangi bir goy goy veya bir düşünceli davranış,değer veren insanlar. Hayatımda hepsi var, yapabileceğim herşeyde destek olabilen bir aile hayatı. Ve artık yürümeme izin veren bir sağlığım. Kıymet vermeyi, saygı duymayı, nasıl konuşacağını bilmeyi, hayatta mantıklı ve kılıfsız bir özbenlik ile birlikte. Hiç mi bir şey yaşamadım? Çok şey. Sadece kırgın veya oluşan kimliğim değişen biri olmamak, bu karşılaşmalarla ilahi planı bazen sorgulatıyor. Sonra bunları yazarken olduğu gibi düşünürken de farkediyorum ki; iyi ki bu hayat ve iyi ki bu benlik. Geçmiş ne göndermiş olursa olsun, hayatta var olduğum her an kendimi hiç unutmamam temennisi ile bugün.