Güç neydi? Çok klasik bir soru. Bu hafta arkadaşlarıma hep bunu sordum. Biri dedi ki "güçlü olmak( çevre ve statü sahibi olup) insanların beni ezemeyeceği ve bunun gururu ile yaşayacağım bir hayatı açan kapı" dedi. Bir tanesi " acıyı kaldırabilmek" dedi. Bir tanesi direk "para" dedi. Bir tanesi ise "hayatımda olacaklara karşılık sırtımı yaslayabileceğim varlıklar" dedi. Bir kaç tanesini hatırlamıyorum. Şöyle bu konuşmaların içimde yansıttıklarına baktım. Gerçekten bütün para, bütün servet, bütün statü kazanılır. Fakat sadece iş hayatında mutlu olanlara baktım, hep bir doğru yerdeyim ama doğru değil yansıması. Sadece sırtını yaslayabilen insanlara baktım, onlarda aynı şekilde. Neden insanlara karşı bir statü kazanmak güçlü hissettir? Neden hayatımda bir duyguyu hissetmemek güçlü olabildiğimiz anlamına geliyor? Bence insanın en büyük gücü doğrularını oluşturması, ki bu doğruları sadece beklemeden kendi hayatında da bu doğrularla olmak. Ve bunun tam tersini gördüğünde bireyselleştirmeden yoluna devam edebilmektir. Bu işte de, ilişkilerde de, hayat düzeninde de geçerli. Yazarken farkettim ki benim için güç "öz değer" demekmiş. Ki olduğum hali sevmek değil, olduğum hali değerli hale getirmek. Değer yaratmak ve o değeri bilmek. Arkadaşlarımın verdiği cevaplarda duygularını hissetmeye çalıştığımda içim titredi. Birine karşı kendimi ezmemek için belki kendi doğrularıma ters olan biri ile arkadaşlık yapmayı düşünmeyi getirse ve kendi savunduğum doğruları doğru yaşamak zorunda kalabilirim. Yada bir güç için değer verdiğim insanları kırabilirim. Peki bu yol ile kazandığım statü ile çevremde beni sevmeyen insanlar olsa ne hissederim? Artı eksi tablosunda bende gerçekten kendi hayatına, 24 saatine, sınırlı zamanına ve potansiyeline saygı duyuyor musun? Bu saygının getirilerinin