İyi hissetmediğimiz noktada büyük çözümler arıyoruz ya, aslında benim hayatımı iki video değiştirdi. Ne kadar mantıksız geliyor algılara. İki video da birbirinden zıttı. Biri büyük bir hayal kırıklığı doluydu, diğeri de tam o sırada keşfetimde denk geldiğim hala da izlediğim bir grup arkadaşın bir arada bağırarak şarkı söylediğine denk geldiğim video. Aslında içimi bir sürü alandan acıtmıştı. En çokta altında ezildiğimi sandığım yüklerle, o kahkaha atabileceğim bir alanımın dahi olmadığını hissettiğimi farkettirdiği için, arkadaşlarımla olduğumda dahi çevrem, odağım dert duyup şifa olmak doluydu. Ne kadar şifa olsamda bir yerlerde kendim değilim gibi geliyordu, bir insan nasıl tebessüm saçarken gülmezdi? Evet ya bunu istiyorum hayatımda, bu yaşta gülmeyeceğimde ne zaman güleceğim diye sorgulamıştım. Ama olay iki arkadaş bulup o masada bağırarak şarkı söylemek değildi, hayat kurmaktı. Bugün iş çıkışı kahve için gittiğim yerde bütün arkadaşlarımı görmek, iki enstrümanla bağırarak, dans ede ede birlikte şarkılar söylediğimizde hatırladım o günü. Pamuk tarlasına atmış gibi hissediyorum kendimi. Kendimin çok yeni halleriyle tanışıyorum, hemde her gün. Hayatta öğüt veren değilde; konuşan, şakalaşan bir ben var. Bunun yanında bol bol kendini besleyen
O her bir ilmekte kendini iyileştirmeye çalışan kız hayatın içinde her an parmakla gösterilerek varoldu. O kadar hoşuma gitti ki, bu kadar sınırlarımı acaba ne düşünülür diye sorgulamadan, doğru bulduğum kaleyi sıkı sıkı tutmadan bu kadar değer bulmak. Etrafta kalpler yapıp duruyorum, sabahtan günü bitirene kadar. Asıl hatam ömrümde kendimi sadece yeniden doğuşlarda bu kadar sevmeye fırsat bırakmış olmam. Aynı çok az bir zaman önce masamda bulduğum çiçeğin kimin olduğunu bile sorgulamamışken, benim olduğunu öğrendiğimde neden