Çok geniş bir zamanda okunulmalı. Olay ve diyalog çok az . Tutunamayanlar kitabı daha akıcıydı . Bu kitap da sıkıldığım çok yer oldu . Geniş bir zamanda sakince acele etmeden okunabilir bir kitap .
Türk edebiyatının , Suç ve Ceza’sı . Rus Edebiyatına denk zor bir kitap. Mutlaka her okuyan başta çok sıkılacak itiraf etmek gerekirse benim gibi bazı sayfaları atlayacak ( Selim’in şarkıları) . Sabırlıysa devam ettiğinde Derviş olup muradına erecek :)) . Kitabın şahsıma göre gelişme ve sonuç bölümleri harikaydı . Esat Ağabey’den itibaren müthiş bir akıcılıkla anlatılmıştı. Zaten bir kitabın ya başı ya gelişme kısmı sıkıcı olur her zaman .
Kitap , edebiyat adına uzun süslü nesir cümleleri bazen Nâzım cümleler , mısralar , şarkılardan oluşuyor . Noktasız çok uzun cümlelerin sayfalarca anlatıldığı bölümler var. En güzel kısmı ise Selim’i tanımaya ve anlamaya çalıştığınız zaman başlıyor .
En başta kitabın amacını anlamak zor olsa da gelişme kısmında müthiş bir akıcılık ve akılcılık dolu . Türk Edebiyatı adına sabırla okunması gereken kült ve eşsiz bir kitap olduğunu düşünüyorum . Herkese tavsiye ederim.
Harika bir üslup , gayet güzel bir konu ve gerçekten sürükleyici bir kitap. Başlarda her kitabın sıkıcı olma ihtimali tabi ki burada da var. Kitabın gelişme kısmında sayılar , rakamlar, gereksiz İstanbul betimlemeleri , tanık gösterme , yer bildirme vesaire sıkıyor açıkçası . Bana göre kitabın iki konusu var Füsun ve sonrası. Füsun’dan sonrası gayet sıkıcıydı hele kitabın sonu çok klasikti . Ama konusu gerçekten güzeldi .
Öncelikle Türk yazarlar arasından polisiye- kurgu tarzı okuduğum güzel romanlardan biri. Okumadan önce ön yargıyla yaklaştım, elime çok gidip gidip gelmişti .
Akım, üslup , kurgu ve geçişler harikaydı. Kitapta sürekli alıntı ve tanık gösterme , kaynak belirtme kitabı çok edebi hale getirmiş . Bu vesile ile bize de alıntı yaptırdı :) . Yalnız kitabın polisiyeden uzak ; kurguya yoğunlaşması , cinayetin arka planda tutulması merak unsurunu geride bırakmış . Bitirdiğim an gözlerimin dolduğu nadir kitaplardan oldu .
Ufak bir yorum ; Ahmet Arslan’ın Mehmet olması şaşırtıcı değildi lakin katil şaşırtıcıydı :))
Bilim kurgu klasiklerinden olan kitabımızda ; her ne kadar argo kullanılsa da anlatımı samimileştirmiş. Kitap adını ; hikayede geçen bir yazarın yazmış olduğu kitaptan alıyor .
Olay içeriği ergen yaşlarda olan dörtlü çetenin yaptığı kötülükleri , sonrasında çetenin reisinin diğer üyelerce ispiyonlanmasıyla devam ediyor. Çete üyesi Alex ; hapishaneye düşüyor ve sonrasında suçluları iyileştirme kapsamında olan bir tedavinin ilk üyesi oluyor. Toplumdaki suçluları iyileştirmek isterken aslında onları neye dönüştürdüklerini içeren olay örgüsü , samimi anlatımla okuyucuyu sürüklüyor.
Okuyacaklara bol bol tavsiye ediyorum :)