Aleyna Ece Yalavaç

Aleyna Ece Yalavaç
@aleynaeceylvc
Yaşam cömertti ona göre. Yok olanların kendisine bıraktığı mirası yutmuyor, var olanlara sunuyordu. Bu sayede, kendi üretmediğimiz pek çok şeye sahip oluyorduk. Eğer biz de bir şeyler üretebiliyorsak, o zaman sahip olduklarımızı ve dünyaya bırakacaklarımızı arttırabiliyorduk. Yalnızlık, bu kadar varlıkla donatılmış bedenimizin, diğer canlı bedenlerden uzak olmasından başka bir şey olmasa gerekti.
Sayfa 59·Kitabı okudu
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Gece yatmak istemeyişimin altında yaşama sevincim ve hazcı kimliğim olabileceğini söylemişti. Elbette şaşırmıştım. Madem yaşama sevincim yüksekti, o halde neden düzenli psikoterapi alıyordum? Tam da bu yüzden olduğunu söyledi. Günden yeterli tatmini sağlayamadığım için günü sonlandırmak istemediğimi, saat kaç olursa olsun haz arayışımın devam ettiğini, beni psikoterapiye götüren sebebin ise yaşama isteğime karşılık çeşitli sorumluluklarla engellenmiş hissetmem olduğunu söylemişti.
Sayfa 141·Kitabı okudu
Mutsuz bir çocukluk, mutsuz bir yetişkinliği mi getirir?
Çocukların sağlıksız olana uyum göstermekten, onunla yaşamayı öğrenmekten, gerekiyorsa bunun için yine sağlıksız yollar bulmaktan başka çaresi yoktur. Haritalarımız bu koşullarda oluşur: Gergin bir yüz ifadesine, bize dokunmayan temassız bir ebeveyne, öfkeli bir ses tonuna, memnuniyetsiz tavırlara karşı baş etme yollarını ararız. Bazen boyun eğerek, bazen isyan ederek, bazen de sanki o ailenin bir parçası değilmişiz gibi davranarak baş etmeye çalışırız. Nihayetinde hepsi zihnimizdeki haritaları oluşturur.
Sayfa 24·Kitabı okudu
İnsanoğlu uygarlık yolundaki kanlı ilerleyişine başlamadan önce, ilkelliğin karanlığına giderek daha çok batmaya mahkumdur. Sayımız artınca ve herkese yer olmadığını hissettiğimizde birbirimizi öldürmeye başlayacağız.
Sayfa 13·Kitabı okudu
Değiştiremeyceğimiz Şeyler
Olmuşa hayıflanmak, şu an yaptığımız bir şey ve şimdiyi ele geçiriyor, şimdiyi yönetebilmemizi engelliyor. Bu şekilde boşa harcandığını düşündüğümüz vakitleri aklımızdan çıkarmayı öğrenmemiz, olmuş olana karşı kendimize yaklaşımımızı olumlu ve şefkatli bir yönde değiştirmemiz gerek. Olmuş olanı suçluluk duymadan, öz-şefkatle kabul edebildiğimiz ölçüde irademizle harekete geçmemiz de kolaylaşacak.
Sayfa 154·Kitabı okudu