Yolunda gitmeyen şey, çocukların yetişkinlerin nutuklarına inanmaları ve yetişkin olduklarında da kendi çocuklarını aldatarak intikam almalarıdır. “Hayatın bir anlamı vardır ve bunu da büyükler bilir” lafı herkesin inanmak zorunda kaldığı evrensel bir yalandır.
Kapıcı odasındaki televizyon avaz avaz böğürürken ve yumuşakçaların beyinlerine uygun o saçmalıkları ben işitmezken, illegalitemin güvencesi altında, sanatın mucizeleri karşısında gözlerim yaşararak kendimden geçiyordum.
Paranın ya da şiddetin ya da ölümün gücünden büyük bir güçtü elindeki: insanlarda sevgi uyandırmanın yenilmez gücü. Yalnız bir şeye yetmiyordu bu güç: Kendi kendisinin kokusunu almasını sağlayamıyordu. O zaman da, isterse bütün dünyaya karşı parfümü sayesinde Tanrı gözüksün- kendi kendini koklayamadıktan, onun için de kim olduğunu asla bilmeyecek olduktan sonra, hiçbir şey umurunda değildi, ne dünya ne de kendisi ne parfümü.