Ali, Ayşe, Kuğu, Ayşe, Ali...
8/10
·504 syf.··
2026 14. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2026 23:28
Sevgili okurlar, sevgili yazarlar, sevgili Ankaralılar, sevgili Romalılar... Eserde; Ali ve Ayşe'nin gözlerinden 12 Eylül Darbesine giden sürece tanıklık ediyoruz. Büyük bölümü Ankara'da geçen kitabın başlangıcında, olayların örgüsü karışık ve anlaşılmaz görünse de kitap ilerledikçe hem çocukların hem de yazarın diline alışıyorsunuz. Genel hatlarıyla kitabı beğendim. Ali ve Ayşe'nin hikâyelerinin kuğular ile başlayıp yine kuğular ile bitmesi beni derinden etkiledi. Bu hikâyenin ömür boyu hafızamdan kazınmamasını temenni ediyorum. Kitabın taraflı ve tarafsız tarafına değinecek olursak, siyasi konu içerikli kitapların tarafsız veya karşı siyasi görüşe de yer verilerek yazılması taraftarıyım. Bu eser; sadece bir bakış açısı ile kaleme alınmıştır. İyi okumalar diliyorum.
DevirEce Temelkuran · Can Yayınları · 20162,977 okunma
10/10
·592 syf.··
Beğendi
·
2026 68. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 20 Nisan 2026 16:21
꧁༺ 𝑌𝑈𝑆𝑈𝐹 𝑌Ü𝑍𝐿Ü, 𝐷𝐸𝑀İ𝑅 𝑌Ü𝑅𝐸𝐾𝐿İ ༻꧂ Selammm... bugün sizlere çok sevdiğim kalem Şeyma Demir den #yusufyüzlüdemiryürekli paylaşımı ile geldim. Yazarımızın kalemini bilenler #umutserisi ni hatırlayacaktır. Ben seriye Bana Öyle Bakma ve Kalbim Ellerinde ile başladım ama bağımsızda okunuyor sorun olmuyor. Lakin Erva ve Yusuf Demir'i daha fazla merak ettim ve sonunda okudum. Ahh,son günlerde yaşananların etkisinde böyle nahif, maneviyatı yüksek güzel bir kitap nasıl iyi geldi anlatamam. Haydi sizler için hemen konusuna geçelim. Erva liseyi bitirmiş, üniversite hayalleri babasının baskısı ile rafa kalkmış yirmi yaşında genç bir kızdır. Dinine bağlı,tevekkülü yaşamının merkezine almıştır. Çok sevdiği kitapları ve çizimleri ile küçük dünyasında bir nevi mahkumdur. Evinin bahçesinde bir akşam ansızın beliren yabancı adamın gizli konuşmalarına şahit olur. Erva'yı fark eden adam onu tehtid eder ve ortadan kaybolur. Günler sonra arkadaşının ısrarıyla dışarı çıkan Erva kafede tekrar o ela gözlü yabancıyla karşılaşır. Oradan uzaklaşmak için harekete geçer ama çok geçtir. Adam Erva'yı kaçırır. Demir o akşam polisten kaçarken girdiği bahçede gördüğü kızla şok olur. Bu kız aynı 'ona' benziyordur ve alacağı intikam için biçilmiş kaftandır. Su gibi güzel bu kız üstelik aynı ismi taşımaktadır. Erva bir anda çok ünlü ve zengin bir ailenin, göreni bir daha baktıran çekicilikteki oğlu Demir Soylu ile nişanlı olacaktır. Oyun kurulmuştur. Getirildiği bu büyük evde aynı evindeki gibi bir mahkumdur. Ailesinin aramak için hiçbir şey yapmadığı kız yaradana sığınır. Fakat bu oyun ona ilerleyen günlerde Allah'ın bir lutfu olarak dönecektir. Detayları vermiyorum çünkü slowburn ilerleyen oldukça güzel bir kurguya sahip. Ali, Oğuz, Ece, Günnur, Ayşe( Ebrar hariç )hepsinin
Yusuf Yüzlü Demir YürekliŞeyma Demir · Dokuz Yayınları · 2021887 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
10/10
·504 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 21 Mart 2026 12:58
Ece Temelkuran'ın okuduğum ilk kitabı. Nedense merak etmemişim bugüne kadar. Böyle bir kitap olduğunu bilsem çıktığı gün alıe okurdum. Böyle etkileyici bir konuyu kah gülümsetip kah duygulandırarak nasıl anlatır bir yazar inanılmaz. Ali ayrı Ayşe ayrı bu kadar güzel iki çocuğa nasıl hayat verir bir yazar bu da inanılmaz. Hele Ali, canım çocuk. O dönemler ve o olaylar zaten merak ettiğim ve takip ettiğim konulardı ama bu kadar güzel anlatılan o döneme ait başka kitap okumadım diyebilirim. Bayıldım ben bu kitaba. Ellerine,emeğine,kalemine sağlık Ece Temelkuran.
DevirEce Temelkuran · Can Yayınları · 20162,977 okunma
Puan vermedi·432 syf.··
2026 91. kitabı
#arkakapak "Ölürüm sevdiğim zehirim sensin. Evvelim sen oldun, ahirim sensin." -Neşet Ertaş Ali, daha küçük bir çocukken dost bildiği Oğuz'la ve onun karamel kokulu kız kardeşi Ece'yle tanışmıştı. Oğuz'un artık iki kardeşi vardı. Ece, Ali'nin hem en iyi arkadaşı hem de sırdaşıydı. Genç kız, 15 yaşına girdiğinde her şey yerle bir oldu. İnançlarına sadık olan Ece, Ali'yi kendine haram bildi; gözlerini, sözlerini, tebessümünü bile sakındı Ali'den. Ali, onu başka kızlarda unutmaya çalıştı. Ece, kitaplara sığındı. Her gün birbirlerine rastlar, canları yanar, kalpleri titrerken, nasıl uzak duracaklardı? İpler kopmak üzereydi. Koptuğunda her şey birbirine dolanacaktı. Ece, "Ağabey" demek zorunda olduğu bu sarı saçlı, safir gözlü adamı sadece Allah'a anlatabildi. Allah, olmayacağı bile oldurandı... Ona, "Haram" oldum. Ona, "Ağabey" oldum. Ama asla, "Yâr" olamadım. Helal olmayacak kadar uzak, haram olamayacak kadar yakındım. #kitapyorumu Bu yazarın kalemini çok seviyorum. O kadar naif o kadar güzel çiftler konu alıyor ki... Bu çifte inci çiftim diyor sanırım. Gerçekten de öyle. Zaten diğer kitaplardaki çiftler de konu alıyor. Zaten çok akıcı bir dili var ve tek kitap. Karakterlerin bize duygularını güzel yansıtması çok güzeldi. Daha fazla Detay verirsem spoi olur diye şu an kısa kesiyorum. Kesinlikle bu yazarın kitaplarını öneriyorum. Bana Öyle Bakma Şeyma Demir
1000Kitap
Bana Öyle BakmaŞeyma Demir · Dokuz Yayınları · 2020495 okunma
Puan vermedi·112 syf.··
2025 3. kitabı
Bu kitap bana Livaneli'nin bir yönüyle İstanbul şehrengizi gibiyken diğer bir yönüyle de bazı büyük isimlere karşı saygı duruşu gibi geldi. Kitapta mahlaslar kullanarak edebiyatımızda yer edinmiş şairler, yazarlar, devlet büyükleri, liderler, sultanların gölgelerinin bir sokak lambası altında toplanıp sohbet edip şiir okuyuşları anlatılıyor. Bu isimler; Avnî mahlasıyla Fatih Sultan Mehmet; Asım Us mahlasıyla Mustafa Kemal Atatürk; Halide Salih mahlasıyla Halide Edip Adıvar; Üsküplü Ahmet Agâh mahlasıyla Yahya Kemal Beyatlı; Saksağan mahlasıyla Reşat Nuri Güntekin; Orhan Selim mahlasıyla Nazım Hikmet; A.Metin mahlasıyla Sabahattin Ali; F.M. İkinci mahlasıyla Kemal Tahir; Raşit Kemali mahlasıyla Orhan Kemal; Mehmet Ali Sel mahlasıyla Orhan Veli Kanık; Kemal Sadık mahlasıyla Yaşar Kemal; Ali Kaptanoğlu mahlasıyla Attilâ İlhan; Cemasef, mahlasıyla Cemal Süreya; Ayhan Çağlar mahlasıyla Ece Ayhan ve William Flynn mahlasıyla Ülkü Tamer... Bu isimleri okuyor olmanın güzelliği bir yana kitap sıcak, sade bir dille yazılmış. Çok kısa olması biraz yarım kalmışlık hissi oluştursa da ben severek okudum ama beğenmeden de çok onu da söylemek gerek. Onları da anlamadım diyemem çünkü kitapta bir sürükleyicilik bir olay örgüsü ya da sonunu merakla bekleyeceğiniz bir kurgu yok. Ama başta da dediğim gibi adeta bir saygı duruşu olan bu kitapta hepsi ayrı ayrı özellikleriyle gönlümü fethetmiş bu isimleri bir arada okumak benim fazlasıyla hoşuma gitti.
Edebiyat & Roman
GölgelerZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 20185,2bin okunma
10/10
·428 syf.··
Beğendi
·
2026 16. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 21 Şubat 2026 00:53
“Hepsine hükmedecek tek bir kitap.” Yüzüklerin Efendisi serisi benim için böyle bir eser: türünün en iyisi, eşsiz, benzersiz.. (Abartmayı hiç sevmem.) Bu seriye veda etmek beni her seferinde üzüyor. Okurken hiç bitmesin istemiştim, ama her güzel şey gibi o da bitti. Neyse, üzelmeye gerek yok zamanı gelince Silmarillion’u okuyup devam ederiz. "Ve o gemi gittiğinde, Orta Dünya’da Yüzük Kardeşliğinden kimse kalmamış.” (içim buruk) Kitabı okurken Tolkien’e hayran olmamak elde değil. Her şey öylesine detaylı düşünülerek yazılmış ki ortaya gerçekten mükemmel bir evren ve olağanüstü bir hayal gücü çıkmış. Zaten dili çok akıcı, derin ve şiirsel. (Büyük Üstad) Okurken her karakterin korkularıyla, arzularıyla ve güçle sınandıkları yollarda onlarla beraber yürüyorsunuz. Ben de sanki sadece kitabı okumakla kalmadım onlarla birlikte yüzüğü Mordor’a götürdüm. Frodo’nun yükünü, yüzüğün ağırlığını hissettim. Yüzüğün ağırlığı demişken, onun birine neler yapabileceğinin en açık kanıtı Gollum’du. Trajik ikiliği, yüzüğün gücünün gözle görülür yansımalarından biriydi. Sinsiliğine kızsam da ona üzülmeden edemiyorum. Yazık, zavallım. Bütün karakterler hakkında tek tek yazmayacağım ama karanlıkla aydınlığın savaşı söz konusuysa, ben aydınlık taraftaki tüm karakterleri çok seviyorum. Onlardan biri de Faramir’dir: Çok sağlam karakterli, asil, bilge, nazik ve iyi bir lider. Yüzüğün gücüne direnme yeteneği, ülkesini savunmaya olan bağlılığı da kendisine hayran bırakıyor. Kendisinin daha çok abartılması gerektiğini düşünüyorum. (Filmde hakkının yendiği aklıma gelince moralim bozuluyor) "Fakat artık korkma! Ben bu şeyi almak istemem, şurada yol kenarında olsa bile almam. Minas Tirith'te taş taş üstünde kalmayacak olsa ve şehri kendi iyiliği ve benim şerefim için, sadece ben, ancak Karanlıklar
Yüzüklerin Efendisi - Kralın DönüşüJ. R. R. Tolkien · Metis Yayıncılık · 201811,6bin okunma