Adamın biri bir deniz balığı tutmuş günün birinde,o kadar sevmiş ki yanında hep kalsın istemiş. Her gün suyunu tazelermiş, denizden kova kova çekip taşıyarak. Bir süre sonra usanmış deniz suyu taşımaktan, musluk suyunu denemiş. Balık biraz tedirgin olmuş ama alışmış sonunda tatlı suya. Gel zaman git zaman adamın içine merak olmuş, tatlı suya alışan balık havaya da alışır mı diye... (Bana sorarsanız, balık ya alıkmış ya da adamı gereğinden çok seviyormuş ki bu da bir çeşit alıklık olabiliyor sırasında. Dönelim gene Ali Poyrazoğlu'nun masalına.) Balık önce boğulayazmış, debelenmiş, sonunda havaya da alışmış. Günlerden bir
gün adamın denize gideceği tutmuş. Balığı da yanında. Koymuş onu çakıllığın gölgeli bir köşesine,
kendi de denize girmiş. Çocuklar geçiyormuş oradan o ara. Balığı görmüşler. Nasılsa, acımışlar,
bu balık karaya vurmuş, yazık, denize atalım, demişler. Adam deliler gibi yüzüp yetişesiye balık boğuluvermiş denizde.
Karımla odaları ayırdık.
“Ben yeni yatak odamı yeşil döşeyeceğim” dedi.
Ben de “Açık sarı yapmayı düşünüyorum” dedim.
Şimdi çocuklardan gizli, haftada bir gece ben onun odasına gidiyorum, bir gece o benim odama geliyor.
Evvelsi gece odasına süzüldüm, girdim koynuna.
“Yapma kocam yandaki odada...” dedi.
“Horul horul uyuyordur duymaz” dedim.
Ertesi akşam o benim odaya giriverdi karanlıkta.
“Yapma, ben evli bir erkeğim, karım yandaki odada” dedim.
“Dün gece karının koynunda bir adam vardı.
Senin dünyadan haberin yok” dedi.
Sabaha kadar uyuyamadım.
Karım beni aldatıyor mu yoksa?
Ali Poyrazoğlu, Dormen Tiyatrosu'nun son on yılda kayda değer bir oyun oynamadığını, repertuarının kötü olduğunu söylemiş... Her tiyatronun bir tarzı vardır ve bu tarzını ortaya koyan oyunlar oynarlar. Dormen Tiyatrosu da kurulduğundan bu yana, önceleri Amerikan müzikallerinden, daha sonra Amerikan Tiyatrosu'ndan örnekler vermiştir... Bir tiyatronun repertuarına ancak o tiyatronun Genel Sanat Yönetmeni karar verir. Oynayacağı oyunların Türkiye gerçeklerine yanıt verip vermeyeceği bir başka tartışma zeminidir... Bir başka tiyatronun sahibi ve Genel Sanat Yönetmeninin ise bu konuda eleştiri yapmaya hakkı yoktur.