“Ben olsa olsa, aşkı mutluluğa giden bir araç olarak görmemeyi erken öğrenen serseri filozoflardan biriyim. Saçlarımda Boğaz’a yapışıp kalmış zehirli yakamozları beslerim, dudaklarımda ise herkesin artık unuttuğu hüzünlü intihar şarkıları. “
“Denizden esen rüzgârların, yamaçta harabeye dönmek üzere duran hisar evlerinde uğultulu sesler çıkarmaya başladığı hüzünlü ve yalnız anlarımda, gündüz hayal, gece düş olup benliğimi kaplayan bakışları veya gülüşleri, üzülüş veya ağlayışları, söyleyiş veya susuşlarıyla meşgul olduğumu bilmiyordu. Bense bir gün ondan ayrılıp gideceğimi çok iyi biliyordum.