Bir soylu kişi, bir para babası, bir tefeci, kısacası hiçbir şey üretmeyen ya da devlete yararsız süs püsler yapıp satan, işsiz güçsüz, bolluk içinde güle oynaya yaşarkeni beri yanda işçinin, arabacının, demircinin, marangozun, çiftçinin bir lokma ekmek için durmadan didinmesi, bunca alınteriyle, yük hayvanlarının bile zor dayanacağı yoksulluk içinde yaşaması hangi hakka, doğruluğa sığar?
Halkın yoksulluğa düşmesinin baş nedeni aristokratların çokluğudur. Bu yararsız bu bal vermez arılar başkalarının alınteriyle geçinmekte, topraklarında çalışanlardan daha fazla yararlanabilmek için onları derisine kadar yüzmekte, bunun dışında başka gelir kaynağı bilmemektedirler.
İnşaatta canla başla emek veren, kazma kürek sallayan, yazın güneşin altında kavrulan, kışın ayazda donan insanları gören yoktur ; aslan payı hiç alınteri dökmeyenlere kalır.