10/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
Açık Parantez “Açık Parantez” Yazar Bilal Can ve Şair Ethem Erdoğan’ın -şiirin dünü bugünü yarını- ana başlığında şiiri ve şairi konu edindikleri kitaplarıdır. Çıra Yayınları etiketiyle, Ekim 2025’te matbuat âlemine dâhil edilmiş. Doksan dört sayfa hacmindeki eser, on bölümden müteşekkildir. Her bölüm, birden fazla soru cevap şeklindeki konuşmalardan oluşmaktadır. Yazar Bilal Can, konuşulması istenilen konunun kritiğini yaparak sözü alır ve devamında ilgili konunun sorusunu sorarak sözü Ethem Bey’e verir. Her ne kadar kitabın bazı bölümlerinde konu üzerinde söz alıp söz verme ile anlatım ilerlerse de daha çok Bilal Can Bey’in soruları üzerinden anlatım şekillenmektedir. Mesela Yazar Bilal Can, şiir konusu hakkında kendi fikirlerini serdettikten sonra ilgili sorusunun bir tanesini şu şekilde sormaktadır; “Şiir halen bir arayışın ürünü müdür yoksa kendini bulanların giriştiği bir “tavır” meselesi midir?” (Bilal Can, s. 71) Gibi. Şair, edebiyat işçiliğiyle soylu bir üretimi temsil etmektedir. Geçmişe göre günümüzde şair, “ulvi bir şahsiyet” hüviyetini taşımasa da yine şair, bir yontucu titizliğinde görevini ifa etmektedir. Şiirin tilmiz, kalfa ve usta boyutlarındaki yol alışlarıyla beraber, “Şiir geçmişe atıflarla ilerler” diyen Behçet Necatiğil tavrıncadır. Söylem, form ve modern yapı ile beraber şiirlerde hareket ve etnometodoloji de aranmaktadır. Elbette ki köpüğü alınmış okuma ritmine kavuşmuş şiirleri de bunlara dâhil edebiliriz. Şiirin tanımıyla beraber, şiirin ne'liği, şiirde ses, tını, biçem, öz, şiiriyet, anlam, şiirin etki gücü ve desibeli, şiirde ima, estetik, metafor, retorik, akıl ve metafizik, anlam derinliği, iştiyak, şiirin iyileştirici gücü, şiirde memba edinmek, şiirde bilinç ve bulunç ile şairin eski ve yeni konumu gibi onlarca ayrıntıya açılım
Açık ParantezBilal Can · Çıra Edebiyat Yayınları · 20262 okunma
8/10
·81 syf.··
Beğendi
·
2026 104. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 27 Nisan 2026 06:45
​"Bugün çok güzel bir gün ve ben onu senin görebildiğin gibi göremiyorum." Kıtabı değerlendirmeye bu güzel alıntı ile başlamak istiyorum. ​Selam kitap dostlarım, bugün kalbimde bambaşka bir yer edinen, kelimelerin ötesine geçen bir eserle geldim: Elif Kaplan – Her Kalbe Dokunuş. Küçük yaşta kayıplarla tanışan kalplerin olgunluğunu, sabrı ve şükrü anlatan bu kitapta; yazar bize sadece kendi hikayesini anlatmıyor, bizim hikayemizi de yazmamız için alan bırakıyor. ​ 79 Sayfada Bir Dünya: Kitabın bölümlerinin sonundaki boş sayfalar, adeta bir tür terapi yöntemi gibi. Kitapta beni en çok sarsan kısımlardan biri, hayata karşı duruşumuzu sorgulatan bu zarif bakış açısı oldu. Erken yaşta gelen aile kayıpları, ölümle çok küçük yaşta tanışmanın getirdiği o ağır yük ve o yükün altından filizlenen bir umut... Elif Kaplan, kendi hayatından kesitlerle bize sadece bir hikaye anlatmıyor, adeta bir yol haritası sunuyor. Bu kitap bir okuma serüveninden ziyade, kendinize doğru bir yolculuk rehberi. Umutsuzluğun içinde o küçücük ışığı arayan herkesin kitaplığında mutlaka bulunmalı. ​ Soru: Siz de anlatamadıklarınızı yazarak rahatlayanlardan mısınız? Yoksa her şeyi içinize mi atarsınız? Gelin dertleşelim.
Her Kalbe DokunuşElif Kaplan · İkinci Adam Yayınları · 20261 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
10/10
·79 syf.··
2026 13. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 13 Şubat 2026 23:30
79 sayfada nasıl ölünür? İvan İlyiç kariyer basamaklarını tırmanmış, makama ve saygınlığa ulaşmış, Kariyerine statü ve toplumsal onay ihtiyacıyla bağlanmış, Emir vermeye alışmış,karar verme yetkisiyle gururlu bir kimlik inşa etmiş, Güçlü görünmeyi  hayatının temeline koymuş, Burjuva sınıfıyla uyum sağlama adına hayatını düzen, eşya ve görünür saygınlık üzerinden kurgulamış bir yargıçtır. Ne var ki hastalıkla karşılaşması, bu kurulu düzeni radikal biçimde tersine çevirmiş, Hükmeden özne, kendi bedeni karşısında edilgenleşmiş; karar verici konumundan, hakkında karar verilen konuma düşmüştür. İvan İlyiç, ölümü teorik olarak bilen fakat kendisine hiç yakıştırmayan bir bilinçtir; ölüm ona göre sıradan insanlara aittir, düzenli, başarılı ve ölçülü bir hayat süren kendisine değil. Bu nedenle hastalığın ilk belirtilerini inkâr eder; çünkü ölüm ihtimali yalnızca bedenini  değil, kurduğu bütün statü basamaklarını tehdit etmiştir.Ve bu inanılmazdır. Romanın ise kahreden dramatik ve trajedik  ironisi burada başlıyor. Hayatını salon takımlarına, perdelerin uyumuna, şık  bir ev kurmaya adamış olan Ivan, hastalığı  ilerledikçe bu nesnelerin hiçbirinin  acıyı hafifletmediğini, aksine, yaşanmışlığın yerini dolduramayan boş yatırımlar olarak görmeye başlar,ama artık çok geçtir. Her gün ölümle yatıp ölümle kalkar. Bağıra bağıra,ağlaya ağlaya, inkar ede ede ve teslim olarak ölür. Bir insanın, hastalıkla yaşadığı acıları, sancıları, muhasebesini,ve saniye saniye ölümünü  okudum bu kitapta. Ölümün anlamını, hayat akarken, herkes yaşarken, ölümün yalnızlığını okudum... Tolstoy'un dört senede yazdığı kitap 79 sayfa. Ölümü ve hayatı anlatan muhteşem hüzünlü dev bir eser. Tavsiye etmekten öte, herkes okumalı. Yine ağladım yine ağladım. Alıntı: " Olamaz, yaşam böylesine anlamsız, böylesine
İvan İlyiç'in ÖlümüLev Tolstoy · Alter Yayıncılık · 201061,1bin okunma
8/10
·130 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 31 Ocak 2026 10:31
Umre ibadeti nedir ve nasıl yapılır? Bu ibadetteki fiil ve davranışların anlamı nedir? İşte elinizdeki kitapçık, bu tür sorulara az da olsa cevap verebilmek ve bu fırsatın iyi değerlendirilmesine katkı sağlamak amacıyla hazırlanmıştır. Umrenin yapılışı, ayrıntıya girilmeden -nerede ne yapılacaksa- basit bir anlatım ile adım adım açıklanmıştır. Umrenin şeklî birtakım davranışlardan ibaret kalmaması için, anlam olarak umre fiil ve davranışlarının açıklaması büyük önem taşımaktadır. Bu bakımdan kitapçıkta umre fiil ve davranışlarının anlamı da izah edilmeye çalışılmıştır.(kitaptan alıntı) İÇİNDEKİLER ÖN SÖZ 5 GİRİŞ ......................................................................................................................................7 BİRİNCİ BÖLÜM UMRE NEDİR? ...............................................................................................12 Umrenin Zamanı ....................................................................................12 Umrenin Fazileti ....................................................................................12 UMRENİN YAPILIŞI ....................................................................................13 I. İhram .....................................................................................................13 A. Niyet ................................................................................................14 B. Telbiye .............................................................................................15 C. İhram Yasakları ..............................................................................15 İhramlı iken Yasak Olmayan Bazı Fiil ve Davranışlar ................................16 Harem Bölgesine Giriş
Din
Umre RehberiEkrem Keleş · Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları · 200826 okunma
10/10
·79 syf.··
2026 1. kitabı
SENDEN ÖTÜRÜ YAZAR: ÖMER FARUK KARAMAN YAYINEVİ: KAMUTAY YAYINLARI SAYFA SAYISI: 79 PUANIM: 10/10 Merhabalar... @omerfarukkaramann kaleme aldığı #sendenötürü kitabı ile geldim. @omerfarukkaramann beyin kalemini dehlizin fedaileri serisinden çok severek okumuştum. Bu şiir kitabı da beni hiç yanıltmadı. Tek kelime ile muhteşem şiirler bekliyor içerisinde bizi. Birbirinden muhteşem aşk dolu şiirlerden oluşan bu kitabı şiir severler eminim ki çok beğenecek. Üstelik her şiirin seslendirilmiş haline kolayca ulaşmanız için sayfalar arasında kare kodlar serpiştirilmiş. #alıntı " Gel artık, zaman dursun ardından, Bak artık, dönsün kalsın koşup duranlar, Sev artık, kalpler yansın sevdandan, Dur artık, Leyla geçsin Mecnundan..." #reklam değil #şiir #şiirkitapları
Duygular
Senden ÖtürüÖmer Faruk Karaman · Kamutay Yayınları · 2025114 okunma
Hayat hikâyemiz mavi biter mi?
9/10
·114 syf.··
2025 8. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 08 Şubat 2025 17:21
Mustafa Kutlu kitabı “Nereye kadar gider bu ses, kime ulaşır?” sorusuyla bitiriyor. Kitabın sesini duyanlardan olduğum için şanslı olduğumu düşünüyorum. Çünkü çok gerçek, çünkü çok sürükleyici. Tek eksisi(bence) mecazlar, söz sanatları, felsefe minimumda tutulup olay verilmiş. Eserin 2022 sonbaharında tiyatrosuna gidip çok beğenmiştim, Allah’tan ki unutmuşum. Tiyatrodan aklımda kalan bir tren vagonu bir de lepiska saçlı kadındı. Tabii okudukça bir miktar hatırladım ve bu da ayrı keyif verdi. Ayrıca kitabı yarılayınca filmi de izledim yarısına kadar, sonra kalan yarısını okuyup filmi bitirdim. Daha da ne yapayım? :) Yönetmenliğini Osman Sınav'ın yaptığı film 2012’de vizyona girmiş, onun sesi de ancak 2025’te ulaştı bana. Ama acayip güzel savunacağım bu geç kalışlarımı, hem de kitaptan bir alıntı ile. 79. sayfada yazar şöyle diyor: “…kitapların da bir kaderi vardır.” Bazı kitaplar, belli zamanlara denk gelince daha çok anlam ifade ediyor. Yani şu an okuduğum için memnunum. Spoiler içeren kısma geçiyorum, bilgilerinize. Mustafa’nın sırasıyla tutulduğu kızlar Ayla ve Feride iken bu sıralama filmde değişiyor. Ama ben kitapçı Mustafa’nın Feride’ye Çalıkuşu’nu hediye etmesini çok sevmiştim kitapta. :/ Sonra kitaptaki karakterimiz Mustafa ile kaçmayı reddediyor ama filmdeki yeni bir uzun hikâye yazmaya ortak oluyor. Ve yeni hikâye de bir zamanlar yaşadıkları vagona dönüş ile başlıyor. “Herkes bir gün eve döner.” felsefesiyle haşır neşir olduğumuz şu günlerde güzel bir finaldi. Bu pencereden de filmi sevdim. Kitabını okuyun, filmini izleyin, tiyatrosuna gidin. Hepsine kefilim.
Uzun HikâyeMustafa Kutlu · Dergâh Yayınları · 202345,5bin okunma