Mustafa Seyda

Mustafa Seyda
@aliok
İki ömrüm olsun isterdim; biri yaşamak, diğeri okumak için.*Goethe*
Bunu takip eden çalışmalarda başka bilim insanları yine beynin dopamin salgılayan kısımlarını kastladılar ama bu kez dopaminsiz kalan sıçanların ağızlarına birkaç damla şeker fışkırttılar. Sıçanların minik suratları lezzetli maddenin etkisiyle haz dolu sırıtışlarla aydınlandı. Dopamin engellenmiş olsa da şekeri eskisi kadar seviyorlardı; tek fark, artık onu canlarının çekmemesiydi. Haz deneyimleme becerisi sabit olmakla birlikte, dopamin yokluğunda arzu ölüyordu. Ve arzu olmayınca eylem de son buluyordu.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Dopaminin önemi bir rastlantı sonucu keşfedildi. 1954 yılında McGill Üniversitesi’nden iki nörobilimci, James Olds ve Peter Milner, bir sıçanın beyninin merkezine bir elektrot yerleştirmeye karar verdi. Elektrodun yeri büyük ölçüde bir tesadüftü, o zamanlar zihnin coğrafyası gizemini koruyordu. Ancak Olds ve Milner’ın şansı yaver gitti. İğneyi beynin haz duyguları üreten kısmı olan nükleus akkumbensin (NAcc) tam yanına batırdılar. Bir parça çikolatalı pasta yediğinizde, sevdiğiniz bir pop şarkısını dinlerken ya da tuttuğunuz takımın World Series’de galip gelmesini izlerken o kadar mutlu hissetmenize NAcc’niz yardım eder. Ancak Olds ve Milner’ın çok fazla hazzın ölümcül olabileceğini keşfetmesi çok sürmedi. Elektrotları birçok kemirgenin beynine yerleştirdiler ve her tele az miktarda akım vererek NAcc’leri sürekli heyecan düzeyinde tuttular. Bunu yaptıklarında kemirgenlerin her şeye ilgilerini kaybettikleri gördüler. Hayvanlar yemeden içmeden kesildi. Her türlü flört davranışı son buldu. Sıçanlar transa geçmiş bir halde kafeslerinin köşelerinde toplanıyordu. Birkaç gün içinde hayvanların tamamı telef oldu. Susuzluktan öldüler.
Kötü alışkanlıklar otokatalitiktir: Süreç kendi kendi besler. Uyuşturmaya çalıştıkları hisleri büyütürler. Kötü hissettiğiniz için abur cubur yersiniz. Abur cubur yediğiniz için kötü hissedersiniz. Televizyon seyretmek kendinizi miskin hissetmenize neden olur, bu yüzden başka bir şey yapacak enerjiyi bulamadığınız için daha fazla televizyon izlersiniz. Sağlığınız için endişelenmek size kaygı verir; bu, kaygınızı yatıştırmak için sigara içmenize neden olur, sigara içmek sağlığınızı kötüleştirir ve çok geçme den daha kaygılı hissedersiniz. Sonuç hızla aşağıya doğru inen. kontrolden çıkmış bir sarmaldır.
Zihne kodlanmış bir alışkanlık, alakalı bir durumun ortaya çıktığı her an kullanıma hazırdır. Austin, Teksas'lı terapist Patty Olwell sigara içmeye başladığında genellikle bir arkadaşıyla ata binerken sigara yakıyordu. Bir süre sonra sigarayı bıraktı ve uzun yıllar sigaradan uzak durdu. Ata binmeyi de bırakmıştı. Ama onlarca yıl sonra tekrar ata bindi ve kendini canı uzun zamandır ilk kez sigara çekerken buldu. İşaretler hâlâ içselliklerini koruyordu; tek fark, Olwell'ın onlara uzun süredir maruz kalmamasıydı..
Öte yandan insanın duyusal becerileri arasında en güçlü olan görme duyusudur.insan vücudunda yaklaşık on bir milyon duyusal reseptör vardır.Bunlarin yaklaşık on milyonu görmeye ayrılmıştır. Bazı uzmanlar beynin kaynaklarının yarısının görme için kullanıldığını tahmin ediyorlar.Görme duyusuna diğer hepsinden daha bağımlı olduğumuz düşünüldüğünde görsel işaretlerin davranışlarımız üstünde en büyük katalizör olması sürpriz olmamalı.Bu nedenle gördükleriniz de küçük bir değişiklik yaptıklarınızda büyük bir kaymaya yol açabilir.