Ahmet Ümit'in popülist bir yazar olduğunu herkes zaten biliyordur. Bir hayranı olarak açıkçası bu eserini çok sevemedim. Evet , okurken senaryo kendi içerisine çekiyor. Her zamanki yalın ve akıcı anlatımıyla kitabın başından ayırttırmıyor. Fakat kurgunun içerisinde çok fazla ipucu vermiş , çok klasik bir sona bağlanmış...
21. yüzyıl İstanbul'unun panoramasını gözlerimizin önüne sermiş. Metamfetamin adı verilen uyuşturucunun yaygınlığı , yurt dışından gelip memleketimizde çeteleşen tayfalar , emniyet teşkilatının içerisindeki çürük elmalar... Ahmet Ümit , eleştirel ve muhalif kalemiyle bunları eserine güzelce yedirmiş. Katilin kim olduğunu apaçık belli eden ipuçları ve sürpriz olmayan bir sonla bitirişine rağmen gene de Ümit'i okumak güzeldi...
“ … ben ise iki gündür olup bitenleri tümüyle unutmuş gibi hayranlıkla onu izliyordum. Gerçek aşk buydu işte, kafanız karmakarışık da olsa, size yönelik korkunç bir entrikanın göbeğinde de bulunsanız, hatta tehlike kapınızı çalmak üzere de olsa, bunların hiçbirine aldırmaz, unutmamanız gerekeni unutur, ucunda ölüm olduğunu bilseniz de en küçük bir telaşa kapılmaz, ruhunuzu tümüyle sevdiğiniz kadının emrine verirdiniz. Tıpkı şu anda benim yaptığım gibi… “