Müsaadenizle Sosyalizm!
AŞTİ'nin yoksul kitapçılarını geziyordum. Bağır çağır satılan ıvır zıvırın arasında, kızıla çalan bordo rengiyle beni çekti Ana. "Çopur yüzü titriyordu, kara, çukura gömülmüş gözleri heyecanlıydı ve hırıltılı sesi eylem çığlıklarından izler barındırıyordu." gibi benzersiz betimlemelerle karşılaştım. Gorkiyle tanışmamız çok geç oldu ama artık ahbabız. Yoldaşız.
Sosyalizm: Özel mülkiyet karşıtı olup haliyle kişisel gelirin sınırlanmasını isteyen, üretim araçlarında devlet kontrolünü yeğleyen, her damla emeğin karşılığını savunan siyasal öğreti, toplumsal birlik modeli.
Bu öğreti sanılanın aksine, anti-devletçi değildir. Devletin toplum için olduğuna ve "devletin yani halkın" toplum kontrolüne inanır.
Devrim çağında sansürlenerek yayınlanmış bir eser... İnsanı empatiye zorlayan kitaplar çoğunluktayken, kendinden bir şeyler bulduğun eserlerin hazzı bambaşka oluyor.
Bir Mayıs eylemlerinde sivri süngüleriyle dehşet saçan jandarmaların karşısına gururla çıkan, alnı kaşlarını çatmaktan yarılmış Pavel,
Yüzüne inen her yumruktan ağzından ancak kan ve özgürlük sloganları fışkıran yoldaş Ribin,
Tek cümlesiyle mahkemeyi çileden çıkartan Kanyevli, Yaşına ve sızlayan vücuduna rağmen köylere bildiri dağıtan ve jandarmalardan dayak yiyerek kitabı bitiren Pelagiya Nilovna... Nam-ı diğer Ana. Tanıştığımıza çok memnunum.
Dayağın sonunda Ananın öldüğünü düşünenler var. Bilemeyiz Sevgili Hiçseverler. Beni en etkileyen kısımlar bunlar olabilir ancak asla unutulmayacak olan şey Pavel'in konuşmasıdır. Gorki'ye devam edeceğim.
Not: Yabancı yazarlar okunurken yayınevi kutsaliyeti haliyle artıyor. BordoSiyah, Can, Gönül, Kor, Yordam gibi pekçok yayınevinde eser mevcut. Ben Bordosiyah ve Gönül yayınevlerine erişebildim. BordoSiyahta eser, 2 bölüm olup totalde 39 kısma