Merhaba sevgili okurlar,
Tolstoy hayranlığıma bir boyut daha getiren bu kitabı yorumlamak istiyorum. Öncelikle kitap Hasan ali yücel klasiklerinde 2 cilt ve toplamda 1800 sayfa. Uzun ve ağır bir serüven gibi görünen bu basımı almamıştım. Elimde hali hazırda olan Gönül yayınları basımı vardı ve bu basımla ilgili yorum bulamadım .
Bu yayında kitap 448 sayfa ve tek cilt. Böyle olunca acaba kısaltılmış hali kötü olur mu diye tereddüt ettim. Fakat cesaretimi toplayıp başladım ve olaylar arasında çok hafif hızlı geçişler olsa da (ki bunun kısaltıldığı için olduğunu düşünüyorum) olayları ve akışı anlamakta çok zorlanmadım.Betimlemeler yine yeterince vardı. Gayet akıcı ve anlaşılır büyük bir sorun olmadan okudum .
Bu kitabın bir diğer popüler özelliği içerisinde 500 den fazla karakter bulunması ve bir kişinin birden fazla ismi bulunması. Bu özelliği okuru bir nebze yorsa ve bazen kafasını karıştırsa da olayın genel akışında kimin ismi neydi diye anlıyorsunuz ve sorun ortadan kalkıyor .
İsminden de anlaşılacağı gibi savaş ve barış diye çevrilen: Savaş, Rusya ve Fransa arasındaki vahşeti ;barış ise kişiler arasındaki aşkı ve ilişkiyi anlatan bir kitap. Tolstoy'un başyapıtlarından birisi muhakkak ele alınması gereken bir eser.
Bireyler arasındaki aşkı çok masum bir şekilde yansıtmış ve o zamanlarda yaşanan aşkın ne ölçüde büyük ve saygın bir şekilde yaşandığını anlatıyor. Savaşı işleyen bölümlerinde üst zümrede yaşayan insanların canlarını değil önce mallarını götürme istekleri , savaş çok yakına gelmiş olsa bile balolarından ve şaşalı partilerden mahrum bırakmamışlar kendilerini. Bu da o zamanki yüksek zümre insanlarının uşaklı , hizmetçili hayatlarını anlatıyor.
Kalınlığı ve Tolstoy'un betimleme gücünü ele alırsak sabırsız okuyucular için zor bir kitap
Öyle bir yuva ki, burada insanoğlu yaşamı süsleyen temiz ve kutsal her şeyi elinin tersiyle itmiştir; kadın denilen insan varlığını taçlandıran dünya güzeli, anlamsız, tuhaf bir yaratığa dönüşmüş ve ruh temizliği ile birlikte tüm kadınsı niteliklerini yitirerek ERKEKLERE ÖZGÜ BAYAĞILIKLARI BENİMSEMİŞ, BİZDEN FARKLI, NARİN, GÜZEL BİR VARLIK OLMAYA SON VERMİŞTİR.