Beklentimi karsılamadı
Puan vermedi·245 syf.··
2026 9. kitabı
·
1700 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 16:25
said nursiye, hayatına, yazımına cok hakim değilim. düsünce ve elestrilerim var ama doğrudur yanlıstır bilemem, dolayısıyla cok detaylı düsüncelerimi yazmakram vazgeçtim. sonuc olarak, benlik değil. allah faydalananların faydasını arttırsın, benimde faydalandığım yerler illaki oldu, beklediğimi alamadım yalnız.
İman ve Küfür MuvazeneleriBediüzzaman Said Nursî · Söz Basım Yayın · 20046,2bin okunma
Olmaktan korktuğum kişiyim; Anneannem.
3/10
·320 syf.··
2026 11. kitabı
·
44 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 14:43
Ben artık iflah olmaz bir komplo teoricisi, bir numaralı Batı düşmanı olmuşum; yani anneannem. Yaş almak, sen nelere kadirsin! Düşünüyorum da gençliğin verdiği o toyluk, o cahillikle bu kitabı birkaç yıl önce okumuş olsam, şu an beni çok rahatsız eden şeyler o zaman da eder miydi? Galiba evet ama benim bugün geldiğim durum yılların nefreti. Bu Batılıları Allah bildiği gibi yapsın; adamlar yıllarca sömürgeden sömürgeye koşsunlar, köle ticaretlerinin, akla hayale gelmeyen etik ikilemlerin içinde yüzsünler, sonra gelsinler romanlarında bilim adı altında yaptıkları hayali, sözde “kahramanlıkların” propagandasını yapsınlar. Çocuk klasikleri diye milyonlarca çocuk okusun, beyinleri yıkansın. Hadi oradan! Üç puan niye verdim diye sorarsanız; kitabın başı ne kadar sıkıcıysa balona bindiklerinden sonraki kısım bir o kadar sürükleyiciydi, o yüzden. Bir de Jules Verne çok değişik bir adam. Yazım dili öyle bir dil ki teoride mümkün olmayan hem balon icadını olsun hem yolculuğun kendisini olsun öyle bir yazıyor ki şahsen ben kendimi,”bu yazılanların gerçeklik payı var mı?” diye araştırırken buldum.
Balonla Beş HaftaJules Verne · İş Bankası Kültür Yayınları · 20217,3bin okunma
Reklam
10/10
·144 syf.··
2026 30. kitabı
Dervişin Teselli Koleksiyonu ile yazarlık yoluna baslayan Mecit Ömür Öztürk son kitabı Duayı Yeniden Keşfetmek. Duayla okuyorum. . Güçsüzlük ve noksanlıkların farkında olan biri, sözlü ve fiili dualara yönelir. Aczini idrak ederek Allah'tan Her konuda yardım diler ve böylece sonsuz kudretten istifade yoluna girmiş olur. sayfa 11 . On altı demesini kitaplastıran yazarımız Dua ile başlayan bölümlerde yüzlerce kaynaktan notlar ile bizim fıtratımızı düzenliyor. İbadetimizi gözlemliyor. Öğretmen olarak bize yol gösteriyor. . Her dilediğimizi işiten bir kudret var, onun her şeye gücü yeter, her derdin dermanı da ondandır. Dertlilerin derdini dinleyen, muhtaçların duasını işiten ulvi ve şefkatli bir zatın varlığı duanın ortaya çıkardığı bilgilerdendir. sayfa 29 . Hayykitap tan çıkan kitabımız aynı zamanda Dervişin Teselli Koleksiyonu 5 Gerçekleşen Duaların Ortak Sırları olarak ta alt yazısı var baslikta. . İnsanın Allah'a olan büyük güveni onu doğadan alıkoymamalıdır. Çünkü dua yalnızca bir güç alma ve problem çözme meselesi değil, aynı zamanda Allah ile bir münasebet kurarak ruhi ihtiyaçları giderme etkinliğidir. En faydalı psikolojik ilaçtır. sayfa 64 . Cengiz Aytamov'dan Kemal Sayar'a Ahmet Hamdi Tanpinar'dan Ali Ural'a onlarca yazar ve düşünürüm notlarınıda kitapta buluyoruz. . Kahvekokulukitaplar1 ile beraber okuduk Teşekkürlerimizle
Duayı Yeniden KeşfetmekMecit Ömür Öztürk · Hayy Kitap · 202688 okunma
Toprağından Sürülenlerin Ahı Nereye Gider?
10/10
·480 syf.··
2026 47. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 14:52
Gazap üzümleri, insanların içinde biriken o çaresiz öfkenin ve adaletsizliğin olgunlaşmasını simgeleyen muhteşem bir eser. Okurken bir insan daha ne kadar çaresiz kalabilir ve daha ne kadar sömürülebilir tek tek sayfaların duvarına yaslanan ruhumda hissettim. "Ölüyor diyorum size, açlıktan ölüyor!" feryadı bolluk içindeki Kaliforniya topraklarında çocukların yetersiz beslenmeden ve açlıktan ölmesi, insanlığın en büyük utancı olarak kelimelere yansırken her satırda daha da hüzne boğan çaresizliği yaşatıyor ve asıl utanması gereken zenginlerin para para diye adaletsizliğin dibine vurmaya devam etmesi beni daha da kızdırıyordu. Peki ya zamanımıza bakınca yok mu, örnekleri? Gazze'deki insanlık krizi, Yemen'deki kıtlık, sokak hayvanları veya bireysel bir dram hangisinin yanında dimdik durabildik! Ben dahil, hiçbirimiz... Kitaptan bir cümle daha var ki onları en iyi bu cümle izah ediyor: "Aç insanların gözlerinde büyüyen bir gazap var. İnsanların ruhlarında gazap üzümleri olgunlaşıyor, ağırlaşıyor, bağ bozumu için ağırlaşıyor" .... Ben bu kitaba ikinci başlık desem aç insanların gazabı derdim, sanırım. Toprahından sürülen bu insanların ahı nereye gider? Lütfen en azından küçük bir adım atalım ve yakınlarımızda olan muhtaçlara el uzatalım. Birikim yspmalıyım diyorsunuz ya... Hayır! Ayetlerde bile apaçık belirtiliyor. Allah rızkımızın fazlasını yetimlere ve öksüzlere sahip çıkalım diye veriyor. İhtiyacınızdan fazlasını ayırmak ahirette boynunuza dolanacak diyor.. Bizlere gerçeği sunan bu ve bunun gibi kitaplar daha da arttırılmalı. Okumak yerine filmini izlemek isteyen arkadaşlara da linkini bırakıyorum. Lütfen izleyin ya da okıyun. En önemlisi bizim gibi bizden farkı olmayan bakınca etten kemikten ama bir avuç topraktan yaratılan çaresizlere sahip çıkalım. (Kitabın Türkçe
Gazap ÜzümleriJohn Steinbeck · Remzi Kitabevi · 201445,6bin okunma
10/10
·283 syf.··
2026 21. kitabı
·
29 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 14:27
Üstad Necip Fazıl Kısakürek’in "Dil ve Edebiyat" adlı eseri, benim için sadece bir fikir adamının teorik yazılarından ibaret değil; kelimelerin bir milletin ruhunu nasıl inşa ettiğini ya da nasıl yıkabileceğini gösteren muazzam bir manifesto. Kitabı her okuduğumda, Üstad’ın o ödün vermeyen, keskin ve tavizsiz üslubuyla bir kez daha sarsılıyorum. ​Bana göre bu eserin en çarpıcı yönlerini ve bendeki karşılığını birkaç temel başlıkta özetlemem gerekirse: ​1. "Dil" Kavramına Yaklaşımı: Bir Kimlik Meselesi ​Necip Fazıl, dili sadece bir iletişim aracı olarak görmüyor; onu bir milletin "namusu", hafızası ve varoluş kalesi olarak konumlandırıyor. Kitapta, cumhuriyet sonrasındaki radikal dil tasfiyelerine, uydurmacılığa ve lisanın ruhsuzlaştırılmasına karşı açtığı savaşın izlerini görüyorsunuz. Üstad'a göre dili kurutmak, o dilin taşıdığı bin yıllık medeniyet tasavvurunu ve İslamî ruhu yok etmektir. Bu bakış açısı, bugün kullandığımız kelimelere çok daha seçici ve hürmetkâr yaklaşmamı sağladı. ​2. "Edebiyat" ve Sanatın Ulvi Gayesi ​Kitap boyunca Üstad, "Sanat sanat içindir" veya "Sanat toplum içindir" gibi sığ kalıpları yıkarak kendi mutlak ölçüsünü koyuyor: "Sanat, Allah'ı arama sanatıdır." Edebiyatı gelgeç bir heves veya entelektüel bir oyun olarak görenlere şiddetle karşı çıkıyor. Onun gözünde edebiyatçı, cemiyetin sancısını ruhunda duyan ve fildişi kulesinden inip aksiyon alan bir "kılavuz" olmalıdır. Yazarken ya da okurken, sanatta bir "gaye" arama bilincini bana en net aşılayan metinlerden biri bu oldu. ​3. Kelimelerin Hassasiyeti ve "Kuyumcu" Titizliği ​Üstad’ın nesirdeki dehası bu kitapta zirve yapıyor. Kendisi dili bir heykeltıraş gibi yontuyor, kelimeleri bir kuyumcu titizliğiyle seçiyor. "Dil ve Edebiyat"ı okurken Türkçenin ne kadar asil, derin ve esnek bir enstrüman
1000Kitap
Dil ve EdebiyatNecip Fazıl Kısakürek · Büyük Doğu Yayınları · 201668 okunma
Zaman akıyor da ya sen?
Puan vermedi·160 syf.··
2026 5. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 16:11
Şüphesiz ki çoğumuz zamanın ne kadar kıymetli ve geri getirilemez olduğunun farkındayızdır. Zaman, bu kadar ehemmiyetli iken bu farkında oluş tek başına yeterli değildir ve tek başına bizlerin yaşam kalitesinde değişikliğe yol açmaz. Zamanın kıymetini bir şeyleri kaybedince ya da bazı fırsatları kaçırınca daha iyi idrak ederiz. O anlarda bir saniyeyi dahi geri getirememek en büyük pişmanlığımız ve yakarışımız haline gelir. Keşkelerle boğuşur, ah vah ederiz. Böyle durumlarda zamanın acımasız ve hızlı geçişini iliklerimize kadar hissederiz. Zaman, her ne kadar bizler için soyut bir kavram gibi görülse de aslında en somut, yaşamımızın düzenini en çok belirleyen ve hayat kalitemize en çok etki eden mefhumdur. Biz zamanı her şeyden bağımsız, bizimle ilgisi olmayan ve kendi halinde alan bir nehir gibi zannederiz. Oysa saçlarımız beyazlayınca anlarız zamanın ne kadar hızlı geçtiğini ve o zaman anlarız yılların bizi eskiten bu acımasız geçişini. Yüce Allah'ın, ayetine zamana yemin ederek başlaması onun aslında ne kadar önemsenmesi ve dikkatli kullanılması gereken bir değer olduğunu gözler önüne seriyor. "Zamana yemin olsun ki insan ziyandadır." Burdan anlaşılması gereken bir diğer husus ise zamanı boşa tüketen insanın açıkça bir ziyanda olduğudur. En kötüsü ise insanın ziyanda olduğunun farkında olmayışıdır. Kısaca, zaman ziyan eder. Zaman sizi yönetirse sizi ziyan eder, zarara uğratır. Siz zamanı yonetirseniz hayatınızın düzenini kuracak en büyük sermayeyi elinize almış olursunuz. Ve büyük yararlar sağlarsınız. Allah da inşirah süresinde bizlere; "O halde mühim bir işi bitirdiğinde hemen başka bir mühim işe sarıl. Dua ve niyazla yalnızca Rabbine yönelip yalvar!" Buyurmaktadır. Allah tembelliği değil, dünya ve ahiret için çalışmayı öğütler. Kitapta birkaç örnekte bazı
Zamanın Kıymeti-Pratik BaskıAbdulfettah Ebu Gudde · Takdim Yayınları · 20197,3bin okunma
Reklam
Reklam