Tarih Dinsel Duygu Açısından Ateizmi Yalancı Çıkartıyor
10/10
·352 syf.··
2026 26. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 16:29
Kur'an'ın bir ayetinde Allah diyor ki biz her ümmet, her millete ve her kavme bir peygamber gönderdik. Bu da bize gösteriyor ki Allah Mezopotamya halklarına peygamberler göndermiştir. Ve Mezopotamya da gelişen yazı bilim, tarih, edebiyat ve kil tabletler ile çivi yazıları arkeolojik çalışmalar da Allah'ın birer ayetleri dir. Gelişen teknoloji sayesinde Allah bizlere yerin altındaki ayetlerin göstere biliyor...
En Eski Din Mezopotamya'daJean Bottéro · Doğu Batı Yayınları · 20261 okunma
Puan vermedi·400 syf.··
2026 27. kitabı
Kendini arayan bir ademin yolculuğunun ilk durağında, arzu ettiğinin tam hedefinde buldu kendini. Mevlâna'ın dediği gibi: "Susuzlar âlemde su ararlar, su da cihanda susuzları arar." Amaç belli olunca vuslata ermek için Allah kendine yakınlaştırmayı kolaylaştırır.  Güneş gibi doğmak batıdan olmaz. Doğuya gitmek gerek. Asım da yeniden doğmak için Türkmenistan'ın Merv şehrine yol alır. Orda karşılaştığı Serkan arkadaşıyla özlem giderirken nerden bilecekti aradığı ayağına geldiğini? Asım farsça bildiğinden arkadaşının bir kitabının tercüme etme teklifi üzere sonraki durağı Semerkand olur. Eline aldığı hatırat ile 1200'lı yıllara adım atmış oldu. Ve okuduğu her cümle bu gününe ışık oldu. Karanlık gecelerine kandil oldu. Kaybolduğu  dünyadan sıyrılıp ihlâsa erdi. O öğrendikçe okuyucu da öğreniyor. Kalbi hâlim oldukça okuyucunun yüreği daha çok yumuşuyor. Neticede bizimle tanıştırdığı Mevlâna Halid'tir. "Rüzgarın Ardından" eserinde aslında Asım'ın kendini bulma arayış yolculuğu az ve öz olarak  tamamen Mevlâna Halid'in otobiyografisi anlatılıyor. Yunus Emre'nin şu vecizesi Asım'ın durumuna ne kadar manidardır: "İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir. Sen kendini bilmezsen, ya nice okumaktır?" Eserden damlayan her sözcük âdeta vücudun ihtiyaç duyduğu her meyve tadındadır. Kalbi huzura erdiren, beyni bilgiye doyuran, ruhu ferahlatan harika bir ilim bilgisidir. Şeyh Şamil'in dediği gibi: "Allah'a giden yollar gökteki yıldız sayısından fazladır. Biz o yollardan birini arıyoruz." Yazar da bu kitabında da kalplere Allah'ı ve Allah'a giden yolun kapılarını açıyor. #kalbedüşensızı #hayatsondanbaşlar kitaplarını tavsiye ettiğim gibi #rüzgarınardından 'ı da tavsiye ediyorum. #biralıntı "Her yolun kendi yolcusu, her yolun kendine has bineği var. Kimi yol var dolanır gider,
Rüzgârın ArdındanElif Veske · Eşik Yayınları · 2020410 okunma
Reklam
9/10
·145 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 02:05
Uzun süredir bu platformda alıntılarım dışında bir şey paylaşmıyorum. Hele inceleme yazmayı hiç haddim olarak görmüyorum. Alıntı paylaşırken de amacım çoğu zaman kütüphaneme ekleyemediğim kitapların altını çizdiğim satırlarını burada muhafaza etmek. Bugün bu incelemeyi yazma sebebim de Figen Hanımla karşılıklı ağlaştığımız duygu yoğunluklu bir okur yazar buluşması. Kitap kulübümüzle okumaya karar verdiğimiz bu esere başladığımda henüz ilk sayfada gördüğüm ağır dil ve sokak jargonu ben de önyargılar oluşturdu. Açık olmak istiyorum "Annem babam yaşındaki kadın bizim kuşağı anladığını zannediyor. Çok muhtemel bu 'güya yüksek' empatisinden kaynaklı da bizi uyarmak ve öğütler vermek istemiş. Bunu da araya bizim jenerasyondan iki üç kelime katarak konuşturduğu Z kuşağı üç ana karakterle yapmış ve ortaya bu ders çıkarabileceğimiz ibretlik kitap çıkmış herhalde." dedim. Evet biraz çabuk verilmiş keskin bir yargı ama her gün okulda, evde, sosyal medyada her yerde Z kuşağı aşağı Z kuşağı yukarı denilip karşılaştığımız senaryo bu değil mi? Elleri sopasız ancak yargılarını sopa yapmış, iyi niyetli, çok bilmiş yetişkinler. Kitap kısa dedim, beraber okuyacağım insanları yarı yolda bırakmayayım dedim, yazarla tanışma fırsatım da olacak dedim ve devam ettim okumaya. Günlerdir ilk bölümden sonra elimin gitmediği kitap 2 saat içinde bitti. Figen Şakacı, Tomris Uyar'ın arkadaşı ve kendisinden 2 sene eğitim almış bir yazar. Ayrıca Türkiye'nin ilk kadın stand-up sanatçısı. Güleriz sanmıştım göz pınarlarım kurudu ağlamaktan. Roman 2016 da geçiyor. Hem Geziyi hem 15 Temmuzu görmüş kindar neslin hikayesi. 'Allah'ın fakirlere yaptığı fenalıklardan' bunalmış, büyüdükçe umutları küçülen öfkeli ama çaresiz üç genç: Arif, Serde ve Demar. Yer İstanbul, Yeni Mahalle. Figen Hanım bu mahalledeki
HınçAhınçFigen Şakacı · İletişim Yayınları · 202473 okunma
10/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2026 9. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 16:50
Kemal Sayar geç tanışmış olduğum ancak okumaktan vazgeçemediğim bir yazar. Her okumuş olduğum kitabında dünyaya, hayata ve olaylara bakışımı değiştiriyor. Özellikle bu kitap özelinde sorunların, sıkıntıların ve problemlerin de hayatın bir parçası olduğunu; normal olanın bu olduğunu, dertlerle dertlenmenin, sıkıntılarla büyümenin hayatın bir gerekliliği olduğunu ifade etmeye çalışıyor. Ayrıca yazar anı yaşamanın, doğa ile ve insan ilişkilerinin önemini anlatmaya çalışıyor. Hızlı tüketimin, hız toplumunda insanları sürekli bir şeyleri yetiştirtmeye çalıştığını ve aslında bu şekilde insanların hiçbir şeye tam olarak yetişemediğini ifade ediyor. Oldukça beğendiğim ve etkilendiğim bir eser oldu. Hayata farklı bir bakış açısı kazanmak, negatif duygulardan kurtulmak için mutlaka okunması gereken bir eser. Ayrıca psikolojik ve psikiyatrik sorunları daha önceki dönemlerde toplumun bir sorun olarak algılamadığını, kabullendiğini, bunların Allah'tan geldiğine inanıldığını oysa modern dünya da bunların tedavi edilmesi gerektiğine inanılan bir hastalık olarak algılandığını ifade ediyor.
Hayat Teselli BulmaktırM. Kemal Sayar · Kapı Yayınları · 20232,823 okunma
Hizmetçi | Kitap Yorumu
8/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2026 79. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 18:51
Edebi yönü çok güçlü olmayan, daha çok bir Netflix dizisi izliyormuş hissi veren bir kitaptı benim için. Kitap, geçmişinde sorunlar yaşamış ve yeni bir başlangıç yapmak isteyen Millie'nin, zengin Winchester ailesinin yanında yatılı hizmetçi olarak işe başlamasını konu alıyor. İlk sayfalardan itibaren evin hanımı Nina'nın tuhaf tavırları dikkat çekiyor ve açıkçası ben onu hiç sevemedim. Andrew ise adeta gizli başrol. Başlarda neredeyse kusursuz görünen bu karakterin hikâyedeki yeri ve sonrasında yaşananlar beni gerçekten şaşırttı. Karakterler kessinlikle gri tonda . Eh beklenmedik insanlardan neler çıkabileceğini bir kez daha görmüş oldum. Millie, evde bir şeylerin yolunda gitmediğini fark etse de bu işe ihtiyaç duyduğu için birçok şeyi görmezden geliyor. Ancak gördüklerinin aslında göründüğü gibi olmadığını anlaması çok da uzun sürmedi .. Her ne kadar psikolojik gerilim türünde olsa da kitap beni beklediğim kadar içine çekmedi. Hakkında yapılan övgüler nedeniyle beklentim biraz daha yüksekti. Buna rağmen en sevdiğim yönü, hiç şüphesiz ters köşeleriydi. Sürekli değişen dengeler, sırlar ve beklenmedik gelişmeler merak duygusunu canlı tutuyor. İlk sayfalarda karakterler hakkında kafanızda net düşünceler oluşuyor; fakat finalde kendinizi bambaşka bir bakış açısıyla olayları değerlendirirken buluyorsunuz. Gerilim ve sürükleyici olay örgülerini sevenler için keyifli bir tercih olabilir. Benim için kusurları olsa da okurken merak duygusunu korumayı başaran bir kitaptı. Şimdiden okumayı düşünen herkese keyifli okumalar. Elbette tavsiyedir efendim. :) Allah'a emanet olun .. Hizmetçi Freida McFadden
İnceleme
HizmetçiFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 202311,5bin okunma
5/10
·432 syf.··
2026 27. kitabı
Resmen ite kaka verdim bu yıldızı.. Hatta kitabın ilk bölümlerini okurken bu anlatım şekliyle devam ederse ben 1-2 yıldız ancak veririm diye okudum kitabı.. Dönemine göre kurgu farklı ve şaşırtıcı gelmiş olabilir ama 2026 yılında okununca bu ne ya dedirtti bana :( Okuduğum eski baskılarından biriydi, umarım elden geçirilmiştir tekrar basılırken. Çünkü bendeki hali off yazım hatalarıyla beni çileden çıkarttı. Hiç mi bir editör okumadı bunu Allah aşkına! Yazar bunu yazdı siz de yayınevi olarak wattpad versiyonunu kopyala yapıştır yapıp bastınız mı ne yaptınız? de, da ayrımını falan unutun zaten ama bazı yerlerde cümlenin öznesinin 1.tekil ile başlayıp yüklemin 3.tekil şahsa göre bittiğini düşünün falan.. Bir de sürekli direkt kelimesi yerine direk yazmışlar. Tam bir felaketti.. Gelelim kurguya.. Farklı bir şeyler yapılmak istendiği çok belli.. Aslında sevdim de ama ilk bölümlerdeki o anlatım neydi öyle.. Aşkın zaten yeterince itici bir karakterken Ateş de bu kadar uçlarda mı yazılmış olmalıydı bilmiyorum. Bana tutunacak pek bir dal bırakmamış sağ olsun. Yine de Aşkın'ın yanında melek gibi kalıyor adam.. Kurgu wattpad anladım ama kitap o kadar argo, küfür ve +18 sahne içeriyor ki bu kadar küçük yaştaki bir kitle nasıl okuyabildi anlayamıyorum. Ah bir de o "hidrolik asit" sahnesi neydi!!! Hiç mi araştırılmadan yazıldı bu kitap.. Bir kimyager olarak gözlerim kanadı okurken.. Hayatımda böyle bir asit türü duymamıştım. Breaking Bad izleyenler bilir, orda delilleri yok etmek için hidroflorik asit kullanılıyordu. Sanırım yazar da bu sahneden esinlenmiş. Keşke hangi asit olduğunu öğrenseydi de yeni bir asit türü yaratmasaydı. Bu arada kitap bilimkurgu tarzında öğeler de içeriyor. Ateş'in adasında geçen bölümler bana direkt Johnny Depp'in oynadığı "Transcendence" filmini
Ateşpare 1Ceren Melek · Ephesus Yayınları · 20224,435 okunma
Reklam
Reklam