Puan vermedi
700 sayfa boyunca Bitki, Böcek ve Kuşlar hakkında Belgesel okumak isterseniz, Hiç çekinmeden okuyun. Kitabın neredeyse tamamı Tuzu kuru olup kâşif mi olsam Yoksa Araştırmacı ya da Biyolog mu olsam diye Kararsız olduğu sırada Boş duranı Allah sevmez diyerek Aldığı ani bir kararla dünyayı gezmiş Ve aynı zamanda bir gezgin olmaya da aday olan Darwin bey hazretleri tarafından Yapılmış olan gözlem, yorumlama Ve misaller ile anlatıya dayalıdır ! Ben 8 yıl kadar önce ( O zamanlar gencim tabii ) Meraktan okumuş ve ha şimdi, Ahanda şimdi sıra bize geliyor diye Merakla sayfaları ( x2 ) çevirip Son sayfalarda ise bu kitabın o kitap olmadığını öğrenince, Hem Darwin bey hazretlerine Hem de teoriye küstüm ! Not : Kitabı bitirdikten sonra Harbiden ben ne okudum dedirtiyor.
1000Kitap
Türlerin KökeniCharles Darwin · İş Bankası Kültür Yayınları · 20243,149 okunma
10/10
·512 syf.··
2025 1. kitabı
Üstad Necip Fazıl'ı bilmeyen yoktur. Kendisinin çoğu şiirini ve sözünü ilkokuldan itibaren öğreniyor, ezberliyoruz. Benim de hayatımda ilk ezberlediğim şiirler Üstad'ın şiirleriydi. Lakin bu kitabı okuduktan sonra Üstad'ın çok bilinen şiirlerinin yanı sıra daha az bilinen şiirlerinin de inanılmaz derecede kaliteli olduğunu fark ettim. Kaleme yön, nizam, şekil vermek kalemi hakkıyla kullanmak bu olsa gerek. Benim şahsi fikrimce kitaptaki hiçbir şiir kötü değildi. Hepsi inanılmaz güzeldi ve çok derin manalara sahipti. Normalde bu kitabı rahatlıkla bir günde bitirirdim ama okuduğum her cümlede anlatılmak istenenin üzerinde o kadar çok kafa yordum ki bitmesi birkaç gün sürdü. Böyle hemen bitirmemekte bence en iyisi oldu çünkü kitabı sindirerek okumuş oldum. Bence şiirle ilgilenen, şiir seven, şiir yazan ya da yazmak isteyen herkesin okuması gereken bir eser. Kitapta beni şiirlerin yanı sıra kitabın sonunda bulunan Poetika da çok etkiledi. Sonda Üstad şiirin nasıl yazılması ve niçin yazılması gerektiğini başlıklar altında maddeler halinde sıralamış. Kitapta bulunan şiirlerin içinden en çok Allah ve Peygamber sevgisini işleyenleri beğendim. Gerçekten aşkın, sevginin fani bedenlere ait olmadığını, gerçek aşkın ancak ve ancak Allah ve Rasulüne ait olabileceğini birkez daha anladım. Kitaptaki şiirler çok çeşitli: ölüm, insan, Allah, şehir, Tabiat, korku vb. birçok konuda şiir mevcut. Hepsi harika. Herkese okumasını tavsiye ederim. Keyifli okumalar...
1000Kitap
ÇileNecip Fazıl Kısakürek · Büyük Doğu Yayınları · 202325,2bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
"O'nu bilmek olmazsa...Varlık, yokluğa dönüşür."
10/10
·283 syf.·
2026 26. kitabı
Bismillahirrahmanirrahim Bir senedir kavuşmayı beklediğim ve coşkuyla elime aldığım bu eseri, her an ve her yerde yanımda bulundurup, arada sırada herhangi bir sayfasını okumak isterim. "İnsan, ebed için yaratılmıştır. Onun hakikî lezzetleri, ancak marifetullah, muhabbetullah, ilim gibi umur-u ebediyededir."(İşarat-ul İ'caz, Sure-i Bakara, 25.Âyetin tefsiri) Önsöz ve girişin ardından Allah'ı tanıma, Esma'ül Hüsna'nın güzellikleri, Rabbimizin isimlerini sevme ve bu isimlerin Kur’an-ı Kerim'de ele alınış biçimi gibi konular işlenmiş. 'İsm-i Azam' bölümünden sonra ise Rabbimizin isimleri, Üstad'ın eserleri ışığında, kısa ve net bir üslupla tek tek ele alınarak Esma'ül Hüsna gibi mühim bir konu gayet itidalli bir şekilde işlenmiş. Allahu Teâlâ'yı tanımaya çalışmak, kulluğumuzun bir gereği. Dünya hayatıyla O'nun rızasına uygun baş edebilmenin en temel yolu Rabbimizi bilmek. Bu sebeple Esma'ül Hüsna okumaları/çalışmaları yapmalıyız. Dualarla Rabbimizle iletişime geçerken O'na Esma'ül Hüsna ile hitap etmeliyiz. "Evet, O'nu bilmekle acılar, lezzetlere dönüşür. Evet, O'nu bilmek olmazsa, ilimler korku ve kuruntulara dönüşür. Varlık, yokluğa dönüşür. Hayat, ölüme ve nurlar, karanlıklara ve lezzetler, günahlara dönüşür." (Zeyl-ül-Hubab) "Allah’a hakikî abd (kul) olan, başkalara abd olamaz." (Hutbe-i Şâmiye) Şu fâni yolculukta, O'nun yolunda sabit kalmak ve O'na tüm acizliklerimiz ve kusurlarımızla kulluk olma gayretinde bulunurken, Esma'ül Hüsna'ya aşina olmadan olmaz... Ve bu hususta bu eserden kesinlikle istifade edinilebilir... cânıgönülden tavsiye ediyorum. Not: Bu kıymetli eserin en sevdiğim yönlerinden biri, Risale-i Nur'dan yapılan alıntıların kaynaklarını cümle ya da paragrafın hemen ardına yerleştirilmesi oldu. Ve içimden bu kitabı tüm sevdiklerime
Risale-i Nur Işığında - Esma-i HüsnaGülşen Gazel · Gündönümü Yayınları · 20062 okunma
Puan vermedi··
1 saatte okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 10:11
5 hikayenin içinde biri beynimden vurdu maalesef. Halbuki niye vuruluyorsun Zweig denildi mi intihar demek zaten. Göbek adı gibi bir şey. İntihar üzerine kafa yorduğum bir şey değil. Eskiden o kadar cesaretli biri değilim derdim şimdi o kadar "..." değilim. Doldurulabilir. Bilemiyorum. Benim hayata bakışım, herhalde Allah'a şükür kaldıramayacağımı yüklemediği içindir, gelen geldiği an, ee şimdi n'apıyoruz? Buradan nereye kırıyoruz? Şimdi hangi kameradayız? Gerçekten böyle. Yoksa kalpten gitmiştim çoktan. Bu hayatta fiziksel imtihanlardan sonra duygusal imtihanlar gelir. Ve bu konuda YL DR değil Prof'um ben. Çünkü . Çünkü uzun hikaye. Bu novella, zengin diyeceğim, bir otelde garson olarak çalışan François adındaki bir gencin yaşantısından onun iç buhranını veriyor. François, otele konaklamaya gelen ve kendisinden sosyal statü olarak çok yüksekte olan aristokrat bir kadına yani bir kontese aşık oluyor ve şahsi kanaatim saçmalıyor. Neden. Aşık olmak kavuşmak demek değil ki. Neden ya. Her sevdiğimizi almak zorunda değiliz. Hem de alamayız ki. Ha uğruna ölecek kadar aşıksan alabilirsin de. O ayrı bir mesele ama almak zorunda değiliz. Kontes bana bakmaz vah beni beni doğru bir yaklşaım değil. HERKES HERKESE BAKAR. Hayatta her şeyin bir yolu vardır. Ben asla gerçekten birbirini seven iki insanın kavuşamayacağına inanmıyorum. Kavuşma yoksa bir taraf eksiktir. BİTTİ. Buradaki durum o bile değil. Kontesi sevmek demek uğruna ölmek demek olabilir mi? Sev ya doya doya sev. Kaburgaların çatlasın öyle sev. Ama ölünce sevemezsin. En sevdiğin şeyi sevmekten neden vazgeçersin? Madem bu kadar güçlü bir duygu sevgi, neden ölmek kadar "an" bir his için vazgeçeyim ????? Şimdi bunu Zweig yazmış ben de allıyorum pulluyorum gibi olmayacaksa; var maalesef böyle şeyler. Bir insanın varlığını
Alıntı
AylakStefan Zweig · İndigo Yayınları · 20191,491 okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2026 87. kitabı
İSTEDİĞİM İNSAN OLMA YOLUNDA . Zihnin ve bedenin alışıldık reflekslerle devreye girmesi tepki vermek mi yoksa muhakeme edip yanıt vermek mi ? Anlık bir refleks olan tepki, bizi çoğu zaman rahatlatır; fakat uzun vadede değerlerimizden uzaklaştırabilir. Yanıt ise her zaman konforlu olmasa da, daha bilinçli ve uyumlu bir yön sağlama potansiyeli taşır bizlere. Işte, " istediğim insan olma yolunda" atılabilecek en temel adımlardan biri; ne zaman otomatik bir tepkiye kapıldığımızı, ne zaman bilinçli bir yanıt verebildiğimizi fark etmektir! Çünkü bu farkı yaratan, ne yaşadığımızdan çok, yaşadıklarımız karşısında neyi, nasıl seçtiğimizdir. Din de, psikoloji de benzer bir soruya hizmet eder aslinda: " Nasıl yaşamalıyım? "Bu durumda bizimle yol alacak bir psikoloji bilimi, bir de psikoloji bilimine dair tasavvurumuz var elimizde. Ahlaki tercihlere zemin hazırlayan bilgiyi sunan bilim, " Ne olur? " derken; Ahlâk ise " Ne yapılmalıdır? " der. Psikoloji, insanın nasıl davrandığını, hangi koşullarda ne tür tepkiler verdiğini, hangi örüntülerin tekrar ettiğini incelerken, din ise insanın niçin yaşadığını, hangi yöne yürümesi gerektiğini, neyin değerli olduğunu bize bildirir. İnsan, neye sahip olduğu kadar, sahip olduklarıyla ne yaptığı üzerinden de değerlendirilir. Kendisini acıya ve zorlanmaya davet eden deneyimlerden kaçınma eğilimindedir. !! Bizlerin ana besini olan bağ kurma, zayıflık ve korkaklık olarak gösterilerek insanın kendisine yeteceğinin, kimsenin sevgisine ihtiyaç duymadığının, güçlü hissetme beklentisiyle tezat oluşturuluyor. Oysa ki en önemli şey birilerine ihtiyaç duyduğumuzun farkına varmışken bunu bizi değersiz yapmayacağını da anlayabilmek. Ve önemli olan iyi gelen ya da gelmeyen insanlardan ziyade, ilişkilerimizde neye tahammül edip, neye sınır koymamız
İstediğim İnsan Olma YolundaEsra Oras · Timaş Yayınları · 202625 okunma
Literda - Allah ile Randevu
Puan vermedi·
Kitabın kötü bir özelliğiyle başlamak istiyorum: Bitmesi! Halis Hoca kitaptaki her bölümün başına öyle güzel dualar eklemiş ki; keşke telif hakkı mevzusu olmasaydı da hepsini paylaşabilseydim. Herkes hem dünyası hem ahireti için kendine bu duaları etsin isterim. Kitap bizi Musa Aleyhisselam'ın serüvenine eşlik ettiriyor. Bebekliğinden başlayıp Firavun'la yüzleştiği sahnelere dek an be an yaşadıkları, hissettikleri ve bu sırada Rabbimizle kurduğu o özel bağ, Rabbimize ettiği dualar, Rabbimize karşı hüsnüzanını, ümidini asla elden bırakmayışı ve neticede hem dünyası hem ahireti kurtulanlardan olması anlatılıyor. Rabbimiz Furkan Suresi 77. ayette "Duanız olmasa ne öneminiz var?" buyurmuş, Rabbimize duamız biz zerrecik kulların elindeki tek sermaye, işte bu kitabın her sayfasında duanın önemi sıkça hatırlatılıyor. Musa Nebimizin serüveni üzerinden ilerlediği için okuması kolay, hızlı ve akıcı, hemen bitmemesi için günlere yaydığım bir kitaptı. Eşime dostuma hediye etmeyi de düşünüyorum, sadece bölüm başlarındaki dualar için bile alınır. Bir tanesinden kısa bir bölümü ekleyerek gönderimi bitireyim: "Ya Rabbi! Beni nefsimin bitmek bilmeyen arzularına mahkum eyleme. Dinini kendi konforuna uydurma çabasından ve hoşuma gitmeyen hükümlere karşı büyüklenmekten Sana sığınırım. Kalbimi 'ben bilirim' diyenlerin karanlığından koru; bana 'Sen ne dersen o doğrudur' diyebilecek bir teslimiyet lütfet. ... Duygularımın beni yanılttığı anlarda, hoşlanmadığım şeylerin içinde gizlediğin hayırları görebilecek bir basiret ihsan eyle." Literda Halis Aydemir
Din
LiterdaHalis Aydemir · Timaş Yayınları · 20260 okunma