Alim Gören

Alim Gören

, bir kitap okudu
Puan vermedi·88 syf.·
2021 11. kitabı
Nikolay Gogol
8.3/10 · 46,2bin okunma
Reklam
Puan vermedi·96 syf.··
Beğendi
·
2021 9. kitabı
KUŞKESEN’E DAİR Kuşkesen, Yücel Öztürk’ün Ötüken’den (İstanbul-2021) çıkan, yedi hikaye, doksan altı sayfadan oluşan son hikaye kitabı. Kitap ismini ikinci hikayeden alıyor. “Kuşkesen” ismi kuşları kesen yani öldüren anlamını çağrıştırıyor ilk okunduğunda fakat öyle değil. Kuşkesen, tahtadan kuşlar yapmak demek. “Neden kağıttan değil, kumaştan değil de tahtadan?” diye sorulabilir. “Çünkü kuşun ruhuna en yakını ağaçtır, ağacın ruhu da en çok tahtaya sinmiştir” (s. 20). Kitap Hikaye Anlatıcısı ile başlıyor. Hikaye kahramanı Aziz Hoca modern zamanın meddahı gibi. Emekli olmadan önce öğrencilerine, emekli olduktan sonra da çevresindekilere anlatan, anlatmaya kendini mecbur hisseden bir kahraman: “Öyle ki kendimi anlatmaya memur hissediyorum, anlatmazsam yokluğa düşeceğimi biliyorum” ( s. 11). Tıpkı “Yazmasam deli olacaktım.” diyen Sait Faik, "İçimizden ırmaklar gibi taşan manayı kelimenin sırtına vurmazsak boğar bizi.” diyen Nazan Bekiroğlu gibi. Aziz Hoca “kendinden dünyaya doğru yürüyen hikaye anlatıcısı” (s. 11) olma, yani yerelden evrensele ulaşma amacındadır. Evrensele ulaşmanın şartı anlatıcının öz çemberini aşabilmesiyle mümkündür. Kendi kendine bu soruyu da sorar: “Var mıdır hocam öz duvarlarını aşabilen anlatıcı”(s. 11)? Fakat cevaplamaz çünkü cevap okuyucudadır. Aziz hoca, birçok şey anlatır dinleyenlerine. “İnsan sadece okuyarak mı birikir? Elbette insan anlatarak da birikir.” (s. 13) der sözün bir yerinde. Her cümlesi bir özlü söz gibidir Hoca’nın. “İnsan dilinde birikeni anlatıp kurtulur da ya gözünde birikenden nasıl kurtulur?” (s. 13) diye cevaplaması zor bir de soru sorar. Anlatmayı vadettiği hikayeyi bir türlü anlatmaz çünkü “anlatılmayı bekleyen o hikayenin verdiği sabırsızlığın tazyikine dayandığım müddetçe var olacağına” (s. 16) inanır. Belli ki o
Edebiyat
KuşkesenYücel Öztürk · Ötüken Neşriyat · 202151 okunma
Bu Ülke'ye dair.
Puan vermedi·339 syf.··
2021 8. kitabı
Bu Ülke'yi Alev Alatlı söyle tarif etmiş: Yarın ölecekmiş gibi, soluk soluğa yazılmış, lakonik(özlü), hatta şifreli bir mektup. Bir ders kitabı kadar net, bir günce kadar gizemli. Yani özlü, şifreli, gizemli... Bu şu demek: Zor anlaşılır. Dikkatli okumak yeter mi? Asla. İyi bir potansiyel gerekli. Sonra sık sık Kanaviçe'ye (Kanaviçe kitabın sonunki yaklaşık 35 sayfalık kısım. Kitaptaki kavramlar, eserler, yazar/şairler hakkında yazar kendi üslubunca bilgi vermiş. Kanaviçe kılavuz. Onsuz zaten anlaşılmaz.) başvurmak gerekir. Kitabın Entelektüel Bir Otobiyografi ve Cemil Meriç Kronolojisi bölümleri anlaşılıyor ki yazar tarafından son baskılarda eklenmiş. Bu kısımlar yazara dair oldukça kıymetli bilgiler içeriyor ve Bu Ülke'yi daha anlaşılır kılıyor. Talat Sait Halman Bu Ülke için "Üslup çarpıcı ve diri, tam bir polemikçi üslubu. Öcüller de yargılar da kesin. Yazar en amansız hücumlarını da 19. asırdan bu yana hükümette ve kültürde egemen güç olan Türk Batıcılarına saklamış. Batı medeniyetine bu kadar şiddele saldıran bir başka Türk yazar tanımıyoruz."diyor. Batı'ya bu kadar düşman olan yazar onu tanımıyor sanılmasın. Batının sanat/edebiyat/felsefe/tarihine hakim. Balzac'ı, Dante'yi, Dosto'yu... göklere çıkarıyor, fakat Doğu'a hayran. Batı'nın aklına karşı, Doğu'nun ruhunu öne çıkarıyor. Fakat bunu yaparken daha çok Batıdan bahsediyor. Ne yapmalı, Bu Ülke okunmalı mı? Ortalama okur için ağır gelebilir fakat nitelikli her okuyucu için çok yararlı olacağını düşünüyorum. Bence ufuk açıcı. Dinlerin Ruhu, İnsanlığın Kitab-ı Mukaddesi, Susam ve Zambaklar'ı okuma listeme ekledim mesela. Balzac, Dosto, Dante okumamış olsaydım okuma listem oldukça kalabalık olurdu. Bu Ülke belki size daha çok şey katar belki daha az...
Bu ÜlkeCemil Meriç · İletişim Yayınları · 202425,4bin okunma