“Asgari ücretle çalışıp işine aşık olan birini hiç görmedim.”
Kitaptan bir alıntı değil, Baba Parası filminden bir replik ama bu romana da çok uygun. Romandan anlıyoruz ki 1800’lü yılların Rusya’sında köylülerin durumu günümüzün asgari ücretliler gibi. Hepsi mutsuz, hepsi umutsuz. Hepsi toprak sahiplerinin emrinde sadece karınlarını doyurmak için çalışmakta.
Yazar “alçak” diye tarif ettiği erdemsiz, ahlaksız kahramanı Çiçikov’u Rusya’nın köylerinde gezdirerek toprak sahiplerinin lüks yaşantısını, köylülerin acınacak halini fotoğraf gerçekliğiyle anlatıyor. Kanunların boşluklarından yararlanarak devleti dolandıran Çiçikov’un nasıl saygı gördüğünü, toprak sahiplerinin çok küçük menfaatler için suça nasıl göz yumduklarını, yaşananların günümüze çokça benzemesini şaşkınlıkla okuyacaksınız.
Çiçikov; çok güzel ve şık giyinmesiyle, tatlı üslubuyla, kime nasıl davranacağını çok iyi bilmesiyle çok tanıdık bir kahraman. Çiçikov’un hikayesini okuyunca dünyanın hiç değişmediğini görecek, hiç değişmeyeceğine hükmedeceksiniz. Okumalısınız.