Kitap, Talât Paşa'nın Berlin'de sürgündeyken, uğradığı suikast sonucu hayatını kaybetmeden hemen önce kaleme aldığı notlardan oluşuyor. Zamanında yaşanmış, kendisinin imzası olan olayları gerekçeleri ve nedenleri açıklıyor. Cemiyetin kuruluşu, Abdülhamid dönemindeki gizli faaliyetler, Babıali Baskını ve Enver-Cemal-Talât üçlüsünün yönetim anlayışının nasıl olduğu yer alıyor. Kitabın en kritik bölümleri şüphesiz Osmanlı'nın savaşa giriş süreci ve Ermeni Tehciri kararına ayrılmış. Paşa, bu kararların arkasındaki askeri ve lojistik zorunlulukları kendi perspektifinden, dönemin "devlet aklı" ile savunuyor.
Baktığımızda kendisinin Ermeniler konusunda haklı çıktığını görmekteyiz, zira Ermenistan Başbakanı Paşinyan, Türk devletinin Ermenilere soykırım yapmadığını, halihazırda Ermenistan'ın parasında bulunan Ağrı Dağı'nın kaldırılması ve "Bizim olmayan topraklar üzerinden hak iddia etmemeliyiz." şeklinde yapmış olduğu çıkış burada yazılanları onaylar niteliktedir.
Ah benim caaanım Ucuz Romancılar'ım. Şimdi bitirdim son sözlerinizi. Sizleri tanımak çok zevkliydi. Ve tabii; Hakan Günday, Şule Gürbüz, Sinan Canan, Murat Uyurkulak, Yalın Alpay, Onur Ünlü, Fatih Altınöz, İlker Canikligil, Selçuk Orhan, İlkay Yıldız ve daha nice üstadlarımızı da okumaktan büyük keyif aldım. En sevdiğim yazar olan Murat Menteş yine döktürmüş.
Var olanlarla asla var olamayacakları bir araya getirmiş sevgili yazarımız. Esasında elde edilemez bir zafer ortaya çıkarmış. Zaten başka kimin aklına roman karakteri olarak yazar kendini ve arkadaşlarını kullanmak gelirdi ki.
Her ne kadar kurgu olsa da, içinde gerçek bilgilerin olduğu sürükleyici bir romandı.
Yazarın din araştırmaları, farklı birçok okumaları sayesinde, bilgi dolu ve etkileyici bir kitap okudum.
Daha önceleri bu konulara dair birçok kitap okuduğum için, hani derim ya her zaman "Puzzle'nin eksik parçaları yerine oturdu."
Hususi arasaydım bu kadar denk gelmezdi. Bu bilgileri bir romanın içinde okumak da ayrı bir keyifti benim için.
Kitapta, Enok, Nefilimler, Lucifer, birçok Peygamber'ler, hatta Kabil'in soyuna kadar, ilaveten Yahudilik, Hıristiyanlık,Roma, Hadrianus, İznik konsülü gibi birçok kapsamlı konular ele alınmış.
Bu tür konulara ilgisi olanlar mutlaka okusunlar.
Yazar Alpay Asar ,Insanoğlu'nun evliliği, aşkı sürdürememesinin sebebini şöyle anlatmış;
"İnsan türünün en büyük zaafı, 'değişiklik' ve 'tüketme' gereksinimi..."
Buna ilave olarak, kitapta öyle bir alıntı vardı ki, kitabın özeti, ana fikri, hatta en önemli verdiği mesaj da diyebiliriz biz ona;
"Şeytan, kötülerin yaptıklarından dolayı değil, iyilerin yapamadıklarından dolayı bu dünyada hüküm sürüyordu..."
Hakikaten bu cümleye imza atılır:)
Kitabı ilgiyle okudum, yazara Alpay Asar selam olsun.
Keyifli okumalar diliyorum..
Dilini çok beğenemedim.
Kitap çok yüzeysel kalmış zannımca. Ermeni meselesi bölümleri detaylı anlatılmış ama sanki birşey olmuş gibi bir anda kitap bitmiş. Eksik ve eksiklikler çok belli oluyor.
İttihat ve Terakki cemiyetinin önemli paşalarından biri olan Talat Paşa'nın anılarını büyük bir merakla okumaya başladım. Yer yer çok üzüldüm çok öfkelendim, özellikle Ermenilerin yarattığı büyük kıyımlarda öfkeden deliye döndüm diyebilirim.
Tarih okumayı sevenler hem sevecek hem üzülecek...
Modern siyasette yalanın, manipülasyonun ve algı yönetiminin nasıl işlediğini inceleyen; medya, propaganda ve kitle psikolojisi üzerine düşünsel bir çalışma. Yalın Alpay, özellikle “hakikat sonrası çağ” (post-truth) kavramı üzerinden siyasal iletişimi analiz ediyor.
Kitapta; propagandanın dönüşümü, sosyal medya etkisi, siyasal manipülasyon, dezenformasyon, lider kültü, kitle psikolojisi gibi başlıklar ele alınıyor.
Güçlü Yönler
Post-truth çağ ve dezenformasyon üzerine önemli tartışmalar içeriyor.
Siyaset, iletişim ve psikolojiyi birlikte ele alıyor.
Akademik olmasına rağmen okunabilirliği yüksek.
Medya ve siyasetin ilişkisindeki manipülasyonu görünür kılıyor.
Zayıf Yönler
Bazı bölümler çok güçlüyken bazıları daha yüzeysel kalabiliyor.
Özellikle propaganda ve algı yönetimi üzerine fikirler yer yer yineleniyor.
Bazı okurlar kitabın politik tonunu fazla belirgin bulabilir.
Sorunları iyi analiz ediyor ama çözüm önerileri daha zayıf kalıyor.
Kimler Okumalı?
Siyasal iletişim ve medya ile ilgilenenler
Kitle psikolojisi üzerine düşünen okurlar
Post-truth çağ ve dezenformasyon konularını merak edenler
Siyaset sosyolojisi okumaları yapan öğrenciler
Neden 7 verdim?
Güncel ve düşündürücü ama yer yer tekrar eden ve tam derinleşemeyen bir kitap.
Yalanın SiyasetiYalın Alpay · Destek Yayınları · 20171,085 okunma