Gerçek faydalı ilim; ibadete yardımcı, Allah’tan korkmayı, O’nun emir ve yasaklarını gözetmeyi sağlayıcı ilimdir. O ilim de marifetullah (Allah’ı bilip, tanıma) ilmidir.
Arifler, marifeti Allah’tan aldılar ve yine O’na dayanıp güvendiler. Allah’ın yardımı da onlarla birlikte oldu. Allah onları her tür kederden ve üzüntüden uzak tuttu.
Onlar da Allah’ın kendileri için kefil olduğu konularda uğraşmayı bırakıp, O’nun emir ve yasaklarına riayetle meşgul oldular. Allah’ın kendilerini başkasına yük etmeyeceğini, zenginlik ve cömertliğinden mahrum etmeyeceğini anladılar.
Böylelikle işlerini Allah’a havale etmenin güven ve mutluluğuyla, Allah’a boyun eğişi kendilerine kalkan ederek rahata erdiler. Allah da onların şan ve değerlerini yükseltti, nurlarını tamamladı.
Allah insanı sadece kendine kulluk etsin diye yaratmıştır. Başka bir amaçla değil, sadece kendine hizmet etmesi için yaratmıştır. Bu dinî gerçeğin bilinmesi, kulun dünya hayatında zühd sahibi olmasına, ahirete yönelmesine, nefsinin istek ve arzularını göz ardı etmesine, Rabbinin haklarına ria yet etmesine ve her ân uyanık bulunmasına yardımcı olmalıdır.