Dan Brown, 1994 yılında nişanlısı ile birlikte Haiti’ye tatile gittiklerinde Sidney Sheldon’ın “The Doomsday Conspiracy” adlı kitabını okuduktan sonra “Hey, bunu ben de yapabilirim!” diyerek gaza gelip yazmaya başlamış ve mürekkebinden süzülen ilk kitap Dijital Kale olmuştur.
Kitabın konusu; Amerika’da bulunan, en başlarda gizliliği ile adından söz ettirmeyen ve yine bu çatlayan gizliliği nedeniyle adından ve yaptıklarından söz ettirmeye başlayan Ulusal Güvenlik Teşkilatı (NSA) çerçevesinde gelişen hadiseler ele alınıyor. Bir yanda gezegenin çeşitli yerlerinde gönderilip alınan e-postaların şifrelemesini kırıp okuyan ve bunu “terörist saldırıları önleme amacıyla” yaptığını söyleyen NSA, diğer bir yanda da bunun insan hakkı ihlâli olduğunu savunan kişiler arasında yaşanan gelgitlerden kaynaklanan gizemli, maceralı, gerilimli ve hafif romantik bir eser. Teknoloji/yazılım, kriptografi gibi alanlara ilgisi bulunanların seveceği bir kitap olduğunu düşünüyorum. Ayrıca yazarın bazı sayfa aralarına serpiştirdiği; ilk olarak 1987 yılında Macar matematikçi Josef Harne tarafından yazılan bir makalede bahsedilen “Dönen şifresiz metin fonksiyonu” ndan tutun, tarihte ilk şifreli metni yazan Jül Sezar’ın “Tam Kare (Caesar Box)” şifre kutusuna kadar verdiği bilgiler ile de bence müthiş bir etki yaratıyor.
Şimdi, Dan Brown Bey amcanın kitabın son sayfasına bizim çözmemiz için iliştirdiği şifreli rakamlar hakkında konuşacağım için incelemenin bundan sonrası şifreyi çözmeyen okurlar için SÜRPRİZ BOZAN (SPOİLER) niteliği taşıyacaktır.
Rakamlar şu şekilde: 85-56-3-105-114-105-21-125-125-125-105-2-105-105-48-36. Bunlar kitabın bölüm numaraları. Bu bölümlerdeki ilk harfleri hain Brütüs’ün ihanetine uğrayan Jül Sezar’ın “Tam Kare” metoduyla alıp yazdığımızda:
G M S Ü
Ö Ü T N
N N Ü D
Ü Ü N