Yeni bilgi teknolojileri yüzyıllardır, küreselleşme sürecini hızlandırıp dünyanın dört bir yanındaki insanları yakınlaştırdı. Ancak paradoksal olarak bugünün bilgi teknolojileri, tam da o kadar güçlü olduğu için farklı insanları ayrı ayrı bilgi kozalarına hapsederek insanlığı bölebilir ve ortak insanlık düşüncesinin sonunu hazırlayabilir. Son yılların temel metaforu "ağ" olsa da, gelecek "koza"ların olabilir.
"İnsan olarak, insanlığa sesleniyoruz: İnsanlığınızı hatırlayın ve diğer her şeyi unutun. Bunu yapabilirseniz yeni bir cennete giden yol açılacaktır; yapamazsanız sizi bekleyen evrensel yok oluş riskidir." [The Russell-Einstein Manifesto 1955]
Çeşitli toplumsal rollerin ve mesleklerin otomasyonunu düşünürken aklımıza düşmesi gereken kilit soru, insanların "gerçekten" ne istediğidir: Yalnızca önlerindeki sorunu mu çözmek istiyorlar, yoksa bilinçli bir varlıkla mı ilişkilenmek istiyorlar?
Yeni teknolojiler genellikle felaketlere yol açar, fakat bunun sebebi teknolojinin doğası gereği kötü olması değildir, insanların bu teknolojileri akıllıca kullanmayı öğrenmelerinin zaman almasıdır.
Bilgisayar insanlara dair gerçekleri keşfettiğini zannederken aslında insanlara var olan düzeni dayatmaktadır. Bir sosyal medya algoritması insanların öfkeden hoşlandığını tespit ettiğini düşünürken, aslında insanları daha fazla öfke üretip tüketmeye teşvik eden, yine bizzat algoritmanın kendisidir.