Ve ben diyorum ki dürtü yoksa hayatın karanlığı gerçekten artar,
Ve tüm dürtüler kördür, bilgi olunca,
Ve tüm bilgi boşunadır, iş olmadığı zaman,
Ve iş boşunadır, aşk olmadığı zaman;
Ve siz aşk ile çalıştığınız zaman kendinizi kendinize, birbirinize ve Tanrıya bağlarsınız.
Bu yeni başlayan hayat karşısında bir program yaptım. Umdelerimi, kararlarımı önümdeki masanın kırık taşına kurşun kalemiyle birer birer yazıyorum:
1- Vicdanımın sesini daima dinleyeceğim.
2- Hiçbir zaman kanun haricinde iş görmeyeceğim.
3- Meslektaşlarımla iyi geçineceğim.
4- Yalan söylemeyeceğim.
5- Rüşvet almayacağım.
6- Yalnız meslek hayatımda değil, hususî hayatımda da daima afif kalacağım.
7- Vazifemi daima hakkımdan üstün tutacağım. Doğruluk, sebat ve gayretim neticesi olarak terfi ve terakki edersem sevineceğim. Fakat mağdur kalırsam yerinmeyeceğim. Hatta doğruluktan darp bile görsem nevmit olmayacağım. Maddeler çoğalıyor, masanın kırık mermeri yazılarla doluyordu.
En nihayetinde porno baştan çıkarmanın sonunu mühürler. Onda, öteki silinip yok olur. Pornografik haz narsistiktir. Onun kaynağı, örtünmekten yoksun nesnenin dolaysız tüketimidir. Günümüzde bizzat ruh bile tıpkı cinsiyet gibi soyunup çıplaklaşmaktadır. Yanılsamaya, görünüşe, tiyatroya, oyuna, tiyatro oyununa dair bütün becerilerin kaybolup gitmesi, pornografinin zaferi budur işte.
Çalışma ve üretim zorlaması altında oyun oynama becerimizi gittikçe unutuyoruz. Dilin de oyunsal kullanımından nadiren yararlanıyoruz. Sadece çalıştırıyoruz onu. Dil, enformasyonlara aracılık etme veya anlam üretmeyle görevlendirilmiş durumda. Bu yüzden sadece kendisi için parıltısı olan biçimlere erişimimiz yok. Enformasyon aracı olarak dilin hiçbir parıltısı yoktur. Baştan çıkarıcı değildir.