Ne düşündüm biliyor musun? Ölmeyi hayel etmenin ölü bir adam olmaya yettiğini. Ölümü düşlemek, ölmeye yetiyordu. İntiharın eşiğine gelmek, orada yaşamaya devam etmeye yetiyordu.
Kitabı 10 gün önce okuyup bitirsem de incelemesini yazmasam olmaz diye düşündüm.
Piçlik algısını öyle bir dille işlemiş ki kitapta, Hakan Günday kendisinin de sanki bir Piç olduğunu inandırıyor okucuya. Piçliyi bu kadar iyi anlatabilmek için Piçliğin kenarında durmak ve ya içinden geçmiş olmak gerekir. Her kadın hayatında bir defa bir Piçe aşık olmuştur, dünyaya bir Piçi kurtarmaya gelmediğini ve bir Piçi değiştiremeyeceğini anlamıştır.
"Hayat seni öyle bir noktaya getirir ki kendini sevdiklerinle savaşırken ve nefret ettiklerinle sevişirken bulursun. Üzülürsün. Pişman olursun. Sonra biraz zaman geçer ve tersinin bu dünyada işlemedigini anlarsın."
22 yıllık hayatımda sahip olduğum en değerli bir kitap. Melih Cevdet Anday en sevdiğim yazardı ve şiirlerini, günlüğünden bazı yazılarını hep bir yerlerden bulup kendi hatıra defterime geçiriyordum. Kendi sesinden olan şiirlerini kanalımda paylaşıyordum ve adına bir oynatma listesini hazırlamıştım. Sonra, artık elimin altında bir kitabının olmasını istedim, ve bu kitabı buldum. Sadece şiirleri değil, ona ait ne varsa bu kitapdaydı ve bu yüzden benim için en değerli kitap oldu. Kitabı okudum bitirdim, ama bu kadar şiirin, yazılarının elimin altında olması bana çok güzel geldi. Ona ait çok değerli eşya artık bendeymiş gibi. Bu edebiyata mutlaka Melih Cevdet Anday gibi bir yazarın kaleminin değmesi gerekiyordu. Öyle de oldu.