"Beni anlamıyorlar, ben bu kulaklara uyan ağız deģilim. Sanırım dağda çok fazla kalmışım . Irmakların ve ağaçların sesini çok fazla dinlemişim. Şimdi onlara, keçi çobanlarına söyler gibi sesleniyorum. Ruhum,hareketsiz ve dağın kuşluk Böyle Buyurdu Zerdüşt zamanı gibi aydınlık... Fakat onlar sanıyorlar ki; ben soğuk bir insanım ve korkunç şakalar yapan bir dalgacıyım. Ve işte bakıp da gülüyorlar bana, gülerken de nefret ediyorlar benden. Buz gibi gülüşleri."
Hüzün, kendi başına müthiş bir deryadır.
Hüzünlenemeyen insan gelişmemiş bir insandır.
Kendinden kopukluğunun, içindeki öze olan özlemin farkında değildir.
Pergelin sâbit ucu hep şeriat olmalı,
Diğer ucu pergelin,kalplerde yol bulmalı.
Pergelin sâbit ucu, kayarsa şeriatten
Ortada bir şey kalmaz, haktan ve hakikatten.