harun inan

harun inan
@altocholie
out of touch
finans - deü
denizli
25 Haziran 1999
14 kütüphaneci puanı
818 okur puanı
Ekim 2017 tarihinde katıldı
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Baylar, yemin ederim ki, her şeyi fazlasıyla anlamak bir hastalıktır; gerçek, tam manasıyla bir hastalık.
Sayfa 7·Kitabı okudu
Gılgamış isimli okura yanıt verildi
harun inan
cehalet güzel bir şey, her şeyi biliyorsun
soluklanma arası verdim kendime, o kadar da çok sevmesem de izmir'i.. yine de gittim. oturdum deniz kıyısına bir nefes aldım. iyisiyle kötüsüyle çok şey yaşadım burada. denizi seyrederken o insan kalabalığı da dikkatimi çekmiyor değil. ne kadar gündelik yaşamlar yaşansa da, kimbilir ne hikayeler çıkar o yaşamın temposuna uyum sağlamaya çalışan insanlarda. önceleri ben de o insanlardan olmayı çok isterdim. erişkinliğin, hayat koşuşturması veyahut aralara sıkıştırılmış hayatlarda olduğunu düşünürdüm. çabam da yoktu halbuki. sonrasında anladım istekten çok kişiliğimin hayatımdaki olasılıkların gerçekleşmesinde büyük rol üstlendiğini. o yüzden silik bir insanım belki de, kendimi kanıtlama ihtiyacı salt kendime özel şekilde var. bu bencilliğin sebebi iyilikten hiçbir zaman verim alamamış olmamdır sanırım. toplumun her ne kadar uzağında olsam da topluma karşı nefret gibi bir duygu yaşayamıyorum. aksine insanların bir şekilde hayatını sürdürme yolu olduğunu düşünüyorum aynı zamanda ne olursak olalım birbirimize her türlü muhtacız bu yüzden kabulleniyorum bu durumu. bencillikten kastım, içinde olmak istemediğim bir yerde iyilik yapma gereksizliği düşüncesi. biliyorum dünya matematik etrafında dönmüyor ancak yüksek oranda verim alamayacağımı düşündüğüm bir yerde yaşamak istemem. kendi özgürlüğümle mutluyum, canımın istediğini yapmakla mutluyum.. ama özgürlüğümün sonu kaygıdır. işte kaygı yüzünden mecburum toplumda yaşamaya. uzaktan uzaktan, izleyerek, gülümseyerek mecbur olduğum yaşama devam etmeye çalışıyorum. kolay kolay seçemezseniz beni, değerinizi en iyi şekilde bilerek aranızda yaşıyorum. neyse hava da buz gibiymiş, bir saattir hissimi kaybetmişim. bazen ben de şaşırıyorum şu tepkisizliğime. görüşmek üzere sahil.
ecitah isimli okura yanıt verildi
harun inan
ÖzgürceÖzgürce yeeeyy!
soluklanma arası verdim kendime, o kadar da çok sevmesem de izmir'i.. yine de gittim. oturdum deniz kıyısına bir nefes aldım. iyisiyle kötüsüyle çok şey yaşadım burada. denizi seyrederken o insan kalabalığı da dikkatimi çekmiyor değil. ne kadar gündelik yaşamlar yaşansa da, kimbilir ne hikayeler çıkar o yaşamın temposuna uyum sağlamaya çalışan insanlarda. önceleri ben de o insanlardan olmayı çok isterdim. erişkinliğin, hayat koşuşturması veyahut aralara sıkıştırılmış hayatlarda olduğunu düşünürdüm. çabam da yoktu halbuki. sonrasında anladım istekten çok kişiliğimin hayatımdaki olasılıkların gerçekleşmesinde büyük rol üstlendiğini. o yüzden silik bir insanım belki de, kendimi kanıtlama ihtiyacı salt kendime özel şekilde var. bu bencilliğin sebebi iyilikten hiçbir zaman verim alamamış olmamdır sanırım. toplumun her ne kadar uzağında olsam da topluma karşı nefret gibi bir duygu yaşayamıyorum. aksine insanların bir şekilde hayatını sürdürme yolu olduğunu düşünüyorum aynı zamanda ne olursak olalım birbirimize her türlü muhtacız bu yüzden kabulleniyorum bu durumu. bencillikten kastım, içinde olmak istemediğim bir yerde iyilik yapma gereksizliği düşüncesi. biliyorum dünya matematik etrafında dönmüyor ancak yüksek oranda verim alamayacağımı düşündüğüm bir yerde yaşamak istemem. kendi özgürlüğümle mutluyum, canımın istediğini yapmakla mutluyum.. ama özgürlüğümün sonu kaygıdır. işte kaygı yüzünden mecburum toplumda yaşamaya. uzaktan uzaktan, izleyerek, gülümseyerek mecbur olduğum yaşama devam etmeye çalışıyorum. kolay kolay seçemezseniz beni, değerinizi en iyi şekilde bilerek aranızda yaşıyorum. neyse hava da buz gibiymiş, bir saattir hissimi kaybetmişim. bazen ben de şaşırıyorum şu tepkisizliğime. görüşmek üzere sahil.
ecitah isimli okura yanıt verildi
harun inan
ecitahecitah çünkü şehrin tarihine bakarsak tekstil fabrikaları ve mermer sanayisi sayesinde zenginleşen bir kesim ve onların işçilerinden oluşan bir şehir olduğunu görebiliriz. burada yapılacakların kısıtlı olmasının sebebi zenginlerin de vizyonsuz olmasından kaynaklı. küçük ormanlık alanlar haricinde nefes alacak kafa dinleyecek bir alan yok. eskiden böyle değildi rock topluluğumuz vardı çınarda, en azından ilgi alanlarımıza göre eğleniyorduk kapatılana dek. şimdi avmler açıldıktan sonra ve akşamları 9'dan sonra hayalet şehir kıvamına gelmesiyle zenginlerin "işe git, işten çık, alışveriş yap, kahve iç, eve git" hayat döngüsüne göre yaşam dönüyor bu şehirde. baya uzattım ama çok sıkılıyorum burada :/sakin caz bar bile yok. motosikletle dağlara çıkıp okumak dışında pek aktivite yapamıyorum. sitede de ben gibi denizli'den bunalmış insan görünce ben de içimdekileri dökeyim dedim. :d bu arada afişe ettik seni sanırım ahahaha