Kitap gerçekten çok akıcı. O kadar akıcı ki bir anda oğlu Youqing öldü, arkasından kızı Fengxia, karısı Jiazhen, damadı Erxi ve son olarak da torunu Kugen. Ben şehir dışındaki düğüne giderken okuyayım diye aldım ama bütün göz makyajım aktı. Çok duygusal bir hikaye. Ve gerçekten çok sevdim. Kitap bir anda bitti ve ben o duygu selinin içinde kaldım. Kesinlikle öneriyorum muazzam bir kitap.
Lukov'dan sevgiler Mariana zapata'nın yavaş ilerleyen ama duygusu güçlü romantik kitaplarından biri. Hikaye yıllardır birbirine tahammül edemeyen iki artistlik patenci Jasmine ve Lukov'un nefretle başlayan ilişkisini konu alıyor. Klasik bir düşmanla aşı kurgusu olsa da spor temasıyla farklı bir tat sunuyor.
Jasmine'nin azmi ve inadı, Lukov'un ise dışarıdan soğuk ama zamanla yavaş yavaş gelişen ilişki sayesinde duyguların gerçekçi hissettirilmesi de kitabın güçlü yanlarından biri.
“Aptallar gizlenebilmek için farklı görünmeye çalışırken, akıllılar görüntülerini değiştirmeden farklılaşıyorlardı.”
Güney Afrika'da madencilik yaparak para kazanmış, Londra'ya yeni dönmüş sıkılmış bir İskoçyalı hayatına bir anda giren Amerikalı bir adam sayesinde uluslararası bir casusluk komplosunun ortasına düşer. Alman ajanların Britanya'ya karşı büyük bir planı vardır ve kitabın kahramanı hem polisten hem de düşman ajanlardan kaçmak zorunda kalır. Hikâye, kahramanımızın İskoçya'nın ıssız bölgelerinde, trenlerde, yollarda verdiği amansız mücadeleyi anlatıyr.
Casusluk-macera sevenler için keyifli bir okuma olabilir. Kısa olduğu için "klasik okuyayım ama sıkılmayayım" diye arayanlar için ideal.
Eğer hızlı, heyecanlı, vatanseverlik ve zekâ dolu bir macera istiyorsanız tavsiye ederim.
İyi okumalar.
Selammm
Bir çocuk okurken hem eğlenebilir hem de fark etmeden yeni şeyler öğrenebilir mi? İşte bu kitapla mümkün
Her şey küçük bir gizemle başlıyor ama sonrasında kendinizi Yerebatan Sarnıcı’nın serin koridorlarında, eski taşların arasında dolaşırken buluyorsunuz.Her yeni ipucu onları farklı bir keşfe götürürken, okur olarak biz de onların peşinden sürükleniyoruz.
Tarih, macera ve dostluk öyle güzel iç içe geçmiş ki hiçbir bölüm diğerinin önüne geçmiyor.
Doruk’un cesareti, Sena’nın dikkatli gözlemleri ve Ayaz’ın ekibe kattıkları da birbirini çok güzel tamamlıyor. Hiçbiri tek başına kahraman olmaya çalışmıyor; birlikte hareket etmeleri hikayeyi daha sıcak hissettiriyor. Yapay zeka dostumuz Lumo’yu ayrıca çok sevdim. Ama en sevdiğim karakter Aylin teyze oldu.
Merak etmeyi seven çocukların elinden kolay kolay bırakamayacağı türden bir kitap. Bir ipucunun peşinden koşarken dostluğun, cesaretin ve birlikte düşünmenin ne kadar önemli olduğunu da hissettiriyor. Verdiği mesajlar tam yerindeydi. Biz çok sevdik, siz de seversiniz umarım.
Zaman yolculuğuna hazır mısınız? Hazırsanız başlayalım o zaman
• Çizimlerinin güzelliğine de değinmeden geçmek istemiyorum. Çizimleri sayesinde okuduklarımızı gözümüzde canlandırmak, hayal etmek çok daha kolaydı. Sanki o anların içindeymişiz gibi.
Şükrü Erbaş şiirleri der ve susarım.
Şiirlerin her detayı içime işledi. Yazarla çok geç tanıştım ama gerçekten tanıştığım için çok mutluyum. Ne yazsa okurum.
Bu aralar popüler olmuş kitapları okumaktayım. Ben de bu düzene düştüm arkadaşlar.
Kitaptan bahsedecek olursam övüldüğü kadar var diyemem ama yine de ben mi kitabı bitirdim kitap mı beni bitirdi bilmiyorum. Sebebine gelirsem gerçekten duygulandığım, ağladığım birkaç nokta oldu. Örneğin ( bundan sonrası spoiler içerebilir.).
Youqing’in öldüğü sahne beni benden aldı sadece o da değil Fugui’nin zaten sıra bende diye düşünmesine rağmen sevdiklerini sırasıyla kaybetmesi ve bizim kitabın kapağındaki altı çizginin ne demek olduğunu kavramamız… Bunlar beni gerçekten kitaba çekti.
Kitaptan duygusal olarak çok etkilendim ancak başta dediğim övüldüğü kadar yok meselesine gelirsem ben yazarın dilini çok yalın ve sade buldum daha derin bir anlatım biçimi sunabilirdi diye düşünmekteyim yani bence basit bir kitaptı ama olay örgüsü açısından değer verdiğim bir kitap oldu benim için.