Puan vermedi·102 syf.··
2026 20. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 20:17
Bu kitabı almamın ve okumamın temelinde merak ve Komünist Manifesto hakkında az çok bir bilgiye sahip olma isteği bulunmaktaydı. Şahsen bir çizgi roman gibi okudum, o yüzden yüzde yüzümü vermedim. Zaten amacım Komünist Manifesto’yu buradan öğrenmek değildi. Gene de giriş için okunabilir
Çizgilerle Komünist ManifestoKarl Marx · Yordam Kitap · 2020233 okunma
Puan vermedi·136 syf.··
2026 7. kitabı
Kitapta okuyucuya şu sorular üzerinde düşünmesi için rehberlik edilir: * Hayat amacım nedir? * Gelecekte nasıl bir insan olmak istiyorum? * Değerlerim nelerdir? * Hedeflerime ulaşmak için neler yapabilirim? Yazar, gerçek yaşamdan örnekler, hikâyeler ve düşündürücü olaylar aracılığıyla kişinin kendini tanımasının önemini vurgular. Kitabın adındaki “kelebek”, insanın hayatının ve mutluluğunun kendi ellerinde olduğunu simgeler. Başarıya ulaşmak için sorumluluk almak, olumlu düşünmek, hedef belirlemek ve pes etmemek gerektiği anlatılır.
Avcunuzdaki KelebekAhmet Şerif İzgören · Elma Yayınevi · 202212,9bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Tilkinin Gösterdiği Yol
8/10
·456 syf.··
Beğendi
·
2026 112. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 22:12
Elbis Saren, insanların cadı olarak andığı tuhaf bir şifacı kadınla birlikte yaşamaktadır. Bir gün yine her zamanki gibi Oro Ana için malzeme toplamak üzere ormana girmişken karşısına tam da listesinde bulunan bir tilki çıkar ve oğlan da doğal olarak onun peşine düşer. Tabii tüyleri tıpkı altından iplikler gibi parıldayan bu tilkinin peşindeki tek kişi o değildir. Kısa sürede biri büyücü, diğeriyse avcı olan iki kişiyle karşı karşıya kalan El, oradan kaçmak yerine kendini bile şaşırtarak zavallı hayvanın yardımına koşmaya karar verir. Elbette ki sadece saf amaçlar gütmüyordur ama olsun. Şimdilik elimizdeki en iyi şey bu. Bir noktada Elbis, kapandan kurtarmayı başardığı tilkiyle beraber kaçmaya başlar. Arkasından gelen düşmanlara rağmen ona yol gösteren küçük tilkinin rehberliğini kabul eden Elbis, bir süre sonra kendini bildiği ormanın çok ötesinde bulur. O andan sonra geri dönmek artık bir seçenek olmaktan çıktığı için de mecburen tilkinin peşinden ilerlemeye devam eder. Ve sonunda karşısına, bir dağın içindeki sıradışı gölün üzerinde yükselen devasa bir yapı çıkar. Özel varlıkların gittiği bir okul: Nyxhaven Akademisi. İşin kötü tarafı, Elbis bir insan olmasına ve bunu yapamayacak olmasına karşın akademi sınırları içerisine girmeyi başarır fakat aynı zamanda çıkış yolu da ardından kapanır. Çünkü akademi öğrencilerinin oradan ayrılabilmesinin yegâne yolu, öğretim yılını başarıyla tamamlamaları hâlinde mümkündür. Belki diğerleri için bu oldukça basit bir görevdir fakat Elbis, bu süre zarfında hayatta kalabilmek için hem kendi türüne karşı büyük bir nefret besleyen bu doğaüstü canlıların arasında kimliğini gizlemelidir hem de 1. sınıfı bitirene kadar canlı kalmayı başarmalıdır. Hikâyenin genel şekilde konusu bu şekildeydi. Öncelikle söylemeliyim ki fantastik
1000Kitap
Kaos TanrısıD. S. Yon · İndigo Kitap · 202616 okunma
9/10
·145 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 02:05
Uzun süredir bu platformda alıntılarım dışında bir şey paylaşmıyorum. Hele inceleme yazmayı hiç haddim olarak görmüyorum. Alıntı paylaşırken de amacım çoğu zaman kütüphaneme ekleyemediğim kitapların altını çizdiğim satırlarını burada muhafaza etmek. Bugün bu incelemeyi yazma sebebim de Figen Hanımla karşılıklı ağlaştığımız duygu yoğunluklu bir okur yazar buluşması. Kitap kulübümüzle okumaya karar verdiğimiz bu esere başladığımda henüz ilk sayfada gördüğüm ağır dil ve sokak jargonu ben de önyargılar oluşturdu. Açık olmak istiyorum "Annem babam yaşındaki kadın bizim kuşağı anladığını zannediyor. Çok muhtemel bu 'güya yüksek' empatisinden kaynaklı da bizi uyarmak ve öğütler vermek istemiş. Bunu da araya bizim jenerasyondan iki üç kelime katarak konuşturduğu Z kuşağı üç ana karakterle yapmış ve ortaya bu ders çıkarabileceğimiz ibretlik kitap çıkmış herhalde." dedim. Evet biraz çabuk verilmiş keskin bir yargı ama her gün okulda, evde, sosyal medyada her yerde Z kuşağı aşağı Z kuşağı yukarı denilip karşılaştığımız senaryo bu değil mi? Elleri sopasız ancak yargılarını sopa yapmış, iyi niyetli, çok bilmiş yetişkinler. Kitap kısa dedim, beraber okuyacağım insanları yarı yolda bırakmayayım dedim, yazarla tanışma fırsatım da olacak dedim ve devam ettim okumaya. Günlerdir ilk bölümden sonra elimin gitmediği kitap 2 saat içinde bitti. Figen Şakacı, Tomris Uyar'ın arkadaşı ve kendisinden 2 sene eğitim almış bir yazar. Ayrıca Türkiye'nin ilk kadın stand-up sanatçısı. Güleriz sanmıştım göz pınarlarım kurudu ağlamaktan. Roman 2016 da geçiyor. Hem Geziyi hem 15 Temmuzu görmüş kindar neslin hikayesi. 'Allah'ın fakirlere yaptığı fenalıklardan' bunalmış, onlar büyüdükçe umutları küçülen öfkeli ama çaresiz üç genç: Arif, Serde ve Demar. Yer İstanbul, Yeni Mahalle. Figen Hanım bu
HınçAhınçFigen Şakacı · İletişim Yayınları · 202473 okunma
Edebi dil harika
7/10
·168 syf.··
2026 3. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 22:18
Kitap konu itibariyle klişe. Bir bati ozentiliği kokuyor mu, kokuyor. Bu koku şimdiki nesle pek gelmeyebilir. Fakat kaleme alindigi donemde yogun bir sekilde hissedildigine suphem yok. Fakat bu kitabi okuma amacım, Turkce dilinin kabre gomulmeden evvelki halini anlayabilmekti. Gerçekten anadilimiz muazzam bir dilmiş o zamanlar. Ingilizce bir kitap okudugum zaman aldiğim o hazzi aldim. 300 kelimelik gudubet kitaplardan ayiran en muhim kısım benim için orasiydi. 160 degil de 260 sayfa olsaydi konusu itibariyle bitiremiyebilirdim.
Kürk Mantolu MadonnaSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025376,5bin okunma
Puan vermedi
İtiraf ediyorum; bu kitabı alma amacım biraz kafa dağıtmak, biraz da özlü söz okumaktı. Beklentim de bu yöndeydi. Hiçbir yoruma dikkat etmedim. Okumaya başlayınca işler değişti. Yazarın sinir bilimini tane tane anlatmasını ve dopaminin hayatımızda ne kadar önemli bir yer tuttuğunu bu kadar net bir şekilde kavramayı beklemiyordum. İyi mi geldi? “İyi” demek az kalır; mükemmel geldi. Okuyalım, okutalım. Okumak istemeyenlere de anlatalım. Yazarın söylediklerini hayatımızda uygulamaya çalışalım. Belli mi olur, belki birileri şifa bulur kendisine; yetinmeyi, dopamini doğru kullanmayı ve sürekli kaydırdıkça mutlu olunamayacağını öğrenir.
Kalk Bi Dopamin DemleSerkan Karaismailoğlu · Ortapia Yayınları · 20246,6bin okunma