10/10
·328 syf.··
Beğendi
·
2026 158. kitabı
🅳🅸🆂🆈 🅳🆁🅺🅴🆁 Herkese Merhabalar... Bugün sizlere kalemini severek okuduğum yazardan bir kitap ile geldim. Her kitabı beni benden almayı başarıyor. Yine severek ve büyük bir heyecan ile okudum. Ve elime alır almaz da bitirmeden bırakmak istemedim. Tabi yazar beni yine şaşırtmayı başardı ve sağlam bir ters köşe yaptı. Nasıl ya derken amanın bu nasıl son böyle nasıl ters köşe demedim dersem yalan olur. Başından beri bir tahminim vardı zaten onu da gözler önüne seriyor. Ama sağ gösterip, sol vuruyor resmen. Aslında sağı gösterip sağdan da vuruyor bir bakıma tahminim tuttu ama yanında olan üstüne eklenen en lezzetli yeriydi. Yine muhteşemdi. Elimde okumadığım bir kitabı daha var ama yepyeni bir kitabı daha çıktı onu da almam ve okumam lazım. Keşke gelip beni bulsa Daisy Darker ailenin en küçük kızıdır. Ondan büyük ve araları çok az olan iki ablası vardır. Ve kırık bir kalp ile doğmuştur. Zaten erkek olmadı beklenirken kız olması da biraz aileyi uzer. Ama büyükannesinin en sevdiği torunudur. Büyükannesi bir yazardır. Harika çocuk kitapları yazan ve resimleyen ve Daisy Darker'in Küçük Sırrı diye de bir kitap yazar. Deniz Cam'ı adını verdikleri Blacksand Koyu'nda yer alan aile mirası olan Büyüka nesin'in evine gitmek ise onu en çok mutlu eden şeydir. Bu sene gidiş nedenleri farklıdır. 29 yaşına basan Daisy büyükannesinin 80.yaş günü için ailesini toplaması üzerine gider. Anne ve babası ayrılmış ablalari kendi halinde ve birinin de kızı vardır. Ailede hep yok sayılan Daisy olmuştur. Büyükanne bu akşam mirasını da aldığı kehanet üzerine açıklar. Herkes bir isyan eder ama o geceden sonra hiçbir şey eskisi gibi olmaz.
Daisy DarkerAlice Feeney · Yabancı Yayınları · 20241,397 okunma
9/10
·362 syf.··
2026 60. kitabı
BÜŞRA VANLI~HUZUR’UN FIRTINA’SI Selam.Bugün sizlere sadebirbusra kaleme aldığı #fırtınaserisi ‘nin ilk kitabı ile geldim.Bu kitap benim yazarın kalemi ile de tanışma kitabım oldu.Ben yazarın kalemini sevdim.Akıcı ve yalın anlatımının yanında okura huzur veren bir yanıda vardı.Sanırım kurgununda bunda etkisi fazlaydı.Çünkü kitabı okurken Huzur karakteri sayesinde manevi doyumu fazlasıyla yaşadım.O öyle güzel inanmış ki derdinde de sevincinde de Rabbine sığınmıştı ve o sığınmayı bizlere de sonuna kadar hissettirdi.Huzur karakterini çok sevdim.Sabrına,özverisine,maneviyatına,çevrisine verdiği huzura ve Rabbine inancına hayran kaldım.Fırtına ah ismi gibi tam bir fırtınaydı.Öyle bir esti gürledi ki amanın noluyoruz dedim.Ne olursa olsun ona çok kızdım.Ama neyse ki Huzur’un sabrı ve sevgisi sayesinde doğru yolu buldu da rahat bir nefes aldık.Diğer yandan da Hüseyin ve Duygu ikilisini de pek bir sevdim.Huzur kokan güzel bir kitap okumak isterim diyorsanız bu kitap tam size göre. Huzur,daha dünyaya gözlerini açtığı anda annesiz kalmış,babası tarafından sevgi ve inancı bütün bir şekilde yetiştirilmiş üniversite öğrencisi genç bir kızdır.Babasıyla araları her zaman iyi olmuş ve birbirlerini hep sevmişlerdir.Ta ki babası bir gün Huzur’a evleneceksin diyene kadar.Bu Huzur’un babasından asla beklemediği bir şeydir.Babasının kesin ve itiraz kabul etmeyen tavrıyla Huzur büyük bir hayal kırıklığına uğrar.Babası onu can dostunun oğluyla evlendirmeye kararlıdır.Onun kalbinde herkesten gizli uzaktan gizlice sevdiği çikolata kahvesi gözleri olan adam vardır.Huzur daha ne olduğunu anlamadan kendini imam nikahı kıyılırken bulur.Odada yalnız kaldığı adamın yüzünü görmek için başını kaldırdığında ise büyük bir şaşkınlık yaşar.Çünkü karşısındaki adam sevdiği adamdır ama gözlerinde gördüğü
Huzur'un Fırtına'sıBüşra Vanlı · Herdem Kitap Yayınları · 202062 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Dikkat spoiler ve aşırı empati içerir!
Puan vermedi·400 syf.··
2026 2. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 22 Şubat 2026 12:32
Zavallı biricik Nazan... Arkadaşlarımla kitap hakkında konuşup kaynana olacak kadından dert yanarken bir yandan Mazhar'ın kayıtlısızlığından ( amanın nasıl kayıtsız olur o değerli yüzüğü karısına almışken demeyin sakın) bahsederken kimilerinin kitapta en toksik karakteri Nazan bulduğuna şaşırdım. Nazan neymiş efendim neden bu kadar sümsükmüş, niye hakkını savunamamış, niye susmuş sesini çıkaramamış... Empati kuracak olursak bu kadar iyi niyet ve saflık tabii insana zarar verir ki (verdi zaten) ama kitabın içinde Nazan bunların hepsine cevabını da verdi. Nazan'ın kocası gözünde hep Mazhar beydi ki kocası koca avukat! Nasıl hakkını arasın, nasıl " bar kızını" kocasının yanına yakıştırsın? Kendi bile yakıştıramıyor ki kaynana izin vermiyor! Evde Haminne Hacer Hanım varken o dinibitün(!) rastıksız sokağa çıkmaz, iş bitmemiş o kadın... Durmadan gelinine Süleymaniye'nin yarım pabuçlusu ve bir sürü bayağı hakaret ederken evde gelin bir yandan hizmette kusur etmezken nasıl gözünü açıp haklarını görebilir? Tüm bunların üstüne sevgili kocası Mazhar, kadının durgunluğundan bıkıp o değerli hediyeyi kaybetmesini fırsat bilerek öldüresiye zavallı Nazan'ı dövmez mi? Soluğu "bar kızının" yanında almaz mı? Mazharın işi de zor tabi(!) Nazan bu kadar bela içinde sıcakkanlı olamadı. Oysa Jale( Neriman) öyle mi? Ondaki işve cilve karısında hiç yok! Nazan itilmeye kakılmaya layık! Ne kadar eşi olsa da ne kadar evladı Haldunun anneciği olsa da... Bu konuda söylenecek çok şey var da geçiyorum, başına bu kadar felaket gelmiş bir kadını bu kadar müdafaa yeter de artar bile. Acaba başarılı, davasının peşinden ölüme dahi giden Mazhar Bey'de karısını birazcık müdafaa etseydi nasıl olurdu? Herhalde o zaman bu nefis ve sürükleyici romanı okuyamazdık. Tüm bunlar bir yana kitap gerçekten uzun
El KızıOrhan Kemal · Everest Yayınları · 202615,4bin okunma
9/10
·384 syf.··
2026 5. kitabı
·
4 saatte okudu
·
Okunma: 15 Ocak 2026 16:12
Herkese merhaba kitap dostlarım; Bugün #karanliginkalbi kitabıyla geldim. Çeviri kitaplar kadar olmasa da tabiki yerli yazar okuması da yapıyorum. Bölüm bölüm paylaşımlarını görüp okucam diye not almıştım bu kitabı, sonra basılacağı haberi beni inanılmaz mutlu etti, ki elimde tutmama da değdi. Tekrar kalemine sağlık güzel Zeynep. Devin ile Karan'la tanışıyoruz, amanın hem de ne tanışma. Devin bir radyo programcısı. Sevdiği işi, sevdiği arkadaşları, sevdiği ailesi ve sevdiği bir eşi var. Ama o eş; sırlarla dolu bir şekilde Devin'in yanında vurulup kollarında öldüğünde hiçte sevilesi bir eş olmadığı ortaya çıkar. Bulaştığı bazı pis işler yanında Devin'i aldatıyor olması da cabası hem de yıllardır. Canm Devin daha ne olduğunu anlayamadan peşine birileri düşer çünkü gerizekalı kocası Eymen, Devin'in bilgisayarına kanıtlar bırakmıştr ve birileri onun peşinde. İşte burda devreye KARAN giriyor. Karan'ı bir avcı olarak düşünün. Eski bir asker, geçmişte düştükleri bir pusuda arkadaşlarını kaybederken kendisi de ölümden dönmüş vücudunda kalan o günün izleriyle. Ve şimdiki yaptığı işle; polisin bulamadığı, üzerinde durmadığı, göz ardı ettiği olaylarda acılı ailelerin kendilerine ulaştığı ve sonuç aldığı bir ekiple çalışır, işin doğrusu Karan bir katildir. Yaklaşık 7 aydır da Eymen'i takip etmektedir. Ama takip ettiği sadece Eymen değildir. Görür görmez derler ya ilk görüşte aşık olmuştur Devin'e. Eymen ölmeseydi onu öldürmek için planlar bile yapmaya başlamıştı Karan. Peşindekilerden onu kurtarıp yanına aldığında Devin, ne kadar çekinse de karşı koyamaz Karan'a. Demeyin şimdi kocası yeni öldü. Öyle bir hayal kırıklığı ki yaşadığı onu Karan'ın güvenli kollarına kocası kendisi itti. Şimdi neler olacak peki? Eymen'in peşindekiler kimdi ki aynı şekilde Devin'in peşine de
Karanlığın KalbiZeynep Işıklar · Pukka Yayınları · 2025131 okunma
8/10
·392 syf.··
Beğendi
·
2026 15. kitabı
𝙾̈𝙻𝚄̈𝙼𝙲𝚄̈𝙻 𝙺𝙾𝙽𝚄𝙻𝙰𝚁 Geçmişin bir önemi yok artık sadece bugün var. Herkese Merhabalar... Sizlere ne kitaptı ama ya dediğim bir kitap ile geldim. Evet başlarda ne olabilir ki dedim. Tabi hemen konuya da adapte oldum. Her şey olan akışında gidiyor dedim heyecan var gizem var, aşk var ehh daha ne olsun. Ama son 100 e gelince amanın dedim bu yaşananlar da ne? Neler oldu , neler yaşandı böyle? Pessss... Ama cidden pes dedirtti eee bu da biz okuyucuyu mutlu eden gelişmeler değil mi? Kitabın ismi ve kapağına görür görmez bayıldım ama okuyunca içini de oldukça sevdim. Aaa hemen yetişkin okurlar için olduğunu ekleyeceğim. Zaten kitabın giriş sayfasında bunun için özellikler 'İçerik Uyarısı' yapılmıştı. Dikkate almak gerek! Sydney Denik o sekiz yaşında daha hayallerine karar vermiş genç bir kadındır. Annesini erken kaybedince babası ve büyükannesinin ile daha çok büyükannesi ile yaşar. Büyükannesi yaşamının son zamanlarında Alzheimer'a yakalanır. Şimdilerde yüksek lisans öğrencisi olan Sydney ünlü Madrona Vakfın'da Vancouver Adası'nda yürütülmekte olan Alzheimer tedavileri için yürütülen özel bir ekibe katmaya iyi bir derece ve burs ile hak kazanır. Ama tam da o gün yaşadığı çarpık ilişki ki bu onu bilmiyordu ama her şey aleyhine dönünce ne yazık ki okulda olan bursunu kaybetti. Ama o her şeye rağmen sessiz kalıp o uçağa binip Vancouver Adası'na ekibe katılan son öğrenci oldu. Hemen telefonun teslim etmesi gerekir kurallar gereği iletişim, internet, haberleşme yok! Burada sadece yapacağın ise odaklanacaksın! Sydney ilk günden daha olağan dışı şeyler ile karşılaşırken psikolojik destek de alacağını öğrenir. Aynı zamanda DHEB İle mücadele edip ilaçlarını da aksatamaması gerekir ama ilaçlarını kesmesi söylenir. Psikoloğu Kincaid olur onu hem kendinden hem de de Sydney'in
Ölümcül KonularKarina Halle · Nox Yayınları · 202567 okunma
öyle işte...
8/10
·704 syf.··
2025 39. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 31 Aralık 2025 00:00
Selam. Yaklaşık 4 gündür kendime gelmeye çalışıyordum. Biraz ağır geldi. Ağladım mı ağladım. Ve ben kitaplara falan çok kolay ağlayan birisi değilim. O kadar ki okuma kaydına eklediğim kitaplar ve eklemediğim onlarca kitap arasından ağladığım ikinci kitaptı. O kadar kötü hissettim ki 'gölgede bir buluşma' kitabının incelemesini sildim. Her neyse, yoruma geçelim. (birinci ve ikinci kitap için spoiler vardır.) İkinci kitap çok ucu açık bitti. Ne olacağını merak ederek üçüncüyü aldım. Keşke diyorum iki de bıraksaydım. Öncelikle, Rhy, bu kitapta o kadar da ön planda değildi. Hastra bence çok tatlı bir karakterdi. Kell, diğer kitaplar da şımarık ve kibir topu küstah bir prens Antari değildi. Ama bu kitapta bazı yerlerde çok burnu havada davrandı. Belki de Holland'a karşı öyleydi. Kell, Holland yanındayken küstahlaşıyor. Lila'da Kell yanındayken aptallaşıyor. Kibirleniyor. Gıcıklaşıyor. Falan da falan işte. Hani küçük çocuklar veya liseli gençler arkadaşları veya kuzenleri gelince şımarıklık yapıyor ya Ailelerine. Sanırım Holland Kell'i, Kell'de Lila'yı şımartıyor. (Biraz alakasız oldu.) Holland'dan bahsetmişken......(İç çekiş) Beni bayağı güzel patakladı. Fena dövüldüm. Onunla ilgili yoruma girersem çıkamayacağım ama yine de girelim. İlk başta Osa pisliği (adını tam yazamayacak kadar nefret ediyorum) onun bedenini ele geçirdikten sonra Holland'ın onu durdurmak için kalan iradesiyle verdiği mücadele beni duygulandırdı. Osa onun bedeninden ayrıldıktan sonra bilincini kaybetti. Saraydaydı ne yazık ki, muhafızlar onu zindana götürdü. İlk bayıldığında, ciddi ciddi karakterlerle konuştum. "Lütfen Onun bedenine iyi bakın." Dememe rağmen canım çocuğuma hiç nazik davranmadılar. Kell, onun durumunu anlatırken parmaklarının falan kırıldığını söyledi. Ve ben, mahvoldum. Lila pisliği
Işığın BüyüsüVictoria Schwab (V.E. Schwab) · Pegasus Yayınları · 202481 okunma