Yavaş yürü bence, sonra amanın ocağına düştük Zeus:)
Ne olur yiğit Aias'ın narasını bir duysam, İkimiz birlikte uyarırız savaş gücümüzü, İkimiz tanrıya karşı bile yürürüz
Alıntı
Buz Gibi
Aşk iyidir bak Duyumunu artırır insanın Hele don gömlek sabahları Tıraş olacağını duyarsın Yeni gömleğini giyeceğin gelir Bir yeni biçim eklersin insan olacağa Masaya, merdivene, aynalı dalaba Derken ardından şıpınişi bir kahvaltı Amanın dersin bu ne delice gidiş Paldır küldür açar mıydı fıstık ağacı İspinoz düşünür müydü? Deli olan kaşınır mıydı? Kolların upuzun Walt Whitman'ı okumaktan Ağzın desen bir karış açık Sokaklar, amanın o sokaklar Önce bir yeşile işkilli Evlerde büyümeler, alıp başım gitmeler olacak Kızıp duracaksın üstüne başına konan toza Televizyondaki işe Usanmak, hızını eksiltmek dendi mi Cin ifrit kesileceksin birden Hey gidi duyumuna yandığırnın dünyası Alıp vereceğin olacak ille Aşk maşk buz gibi yaşayacaksın.
Sayfa 21·Kitabı okudu
Şiir
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
وَمِنَ الطَّرِيقِ: أَنْ يَكُونَ الْإِنْسَانُ فِي يَدِ النَّبِيِّ صَلَّى اللَّهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ وَأَصْحَابِهِ كَالْأَعْمَى فِي يَدِ الْقَائِدِ. (Sünnete uymadaki doğru) yöntem şudur: İnsanın, Nebî —sallallâhu aleyhi ve sellem— ve ashabının elinde, tıpkı bir amanın kendisini yönlendiren rehberin elindeki gibi (teslimiyet içinde) olmasıdır.
Amanın bir yeşillik, bir yeşillik, bir yeşillik, o kadar olur! Bakınca kopkoyu bir yeşillik görünüyor. Cevizli çamlara, çamlar çalılara, çalılar meşelere karışıp ve de yeşiller yeşillerle kaynaşıp gidiyor." Fakir Baykurt Efkar Tepesi
Araştırma-İnceleme
Hüdhüdler başı, ulukepez: "Amanın ha, aman ha insanlara haber vermeyelim bugünkü töreni. Ne yapıp edelim de insanlar sarayı da, tahtı da, töreni de bilmesinler. Ben insanları çok iyi bilirim. Onlarda bir Süleyman vardı, bütün yaratığın dilini bilir, sihirbaz bir kişiydi, onun gününden beri biz insanlarla birlik olduk. Ben onları bildim bileli nereye burunlarını sokmuşlarsa berbat etmişlerdir. Çok övüngen yaratıklardır, bir yaparlarsa bin övünürler. Sonracığıma da kendilerini evrenin kilidi sanırlar. Hepsi de az çok delidirler. Sonra da o insanlar var ya, bizim gibi değildirler, onlar ölümlüdürler. Ölümlü olduklarını bilip, ölüm karşısında delirmişlerdir. Bu yüzden doğaya, kendi kendilerine, yıldızlara, her şeye kinle bakarlar. Sevgileri tükenmiş. Sevmeyi unutmuşlar, yaşam sıcaklığını yitirmişlerdir. Şimdi bu sarayı, bu tahtı görsünler ya yıkar, bozar, yerle bir ederler, ya da durmadan biribirlerine satarlar. Senin bu güzel sarayın, görkemli tahtın onlar için salt bir satış aracı olur... Onlar bir güzelliğe, bir yıldıza, güzel bir hüdhüd dişisine, bir kuğuya, bir cerene içleri sıcacık sevgiyle dolarak bakmazlar," diye konuştu.
Sayfa 79·Kitabı okuyor
Alıntı
Göklerden son ilâm: Allah bir; bir, İslâm... Lâmelif, Eliflâm; Amanın ya Mevlâm! Esselâm, Esselâm!.. Ben Mecnun, O Leylam. Hasreti Kerbelâm, Ateşi incilâm, Bâkisi hep melâm... Esselâm, Esselâm!.. Düşünce iptilâm, Kelime heyûlâm. Lisansız vaveylâm; Ne bir harf, ne kelâm, Esselâm, Esselâm!...
Sayfa 138·Kitabı okudu
Şiir