e ❃ ⁂ ❀ ︎

e ❃ ⁂ ❀ ︎
@amass
𝓣 ♡

e ❃ ⁂ ❀ ︎

, bir kitap okudu
Puan vermedi·100 syf.·
2023 8. kitabı
Kriton Dinçmen
8.7/10 · 214 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
PYGMALION
Kıbrıslı yontucu Pygmalion kadınlardan nefret edermiş... Pygmalion bir gün kusursuz güzellikte bir kadın heykeli yapmaya karar verir. Yapmış olduğu heykel öylesine canlı ve güzeldir ki, Pygmalion, kendi yaptığı bu heykele âşık olur, onu öper, onunla konuşur ve onunla yatar... Nitekim, Aşk tanrıçası adına düzenlenen bir bayramda herkes Aphrodite’den isteklerde bulunurken, hayatında hiçbir zaman kadın sevmemek üzere ant içmiş olan Pygmalion da tanrıçadan, cansız bir nesneyi sevmenin mânâsızlığını anladığını söyleyerek, kendisini affetmesini, ancak yaptığı heykele benzer bir kızı yoluna çıkartmasını diler. Evine döndüğünde, her zaman yaptığı gibi, heykeli cansız dudaklarından öptüğünde, o soğuk ve cansız dudakların, o vücudun canlandığını görür. Pygmalion, böylece kendi yapmış olduğunu kadına, Galateia’ya sahip olur. İşte, psikiyatride genellikle fetişizm konusu içinde düşünülen ve cansız kadın heykelleri veya kadın organları şeklindeki şeylere cinsel istek duymak ve onlarla cinsel doyuma ulaşmak hastalığına verilen Pygmalionismus terimi, böylesine güzel bir mitostan kaynaklanır.
Sayfa 82·Kitabı okudu
Mitoloji
Psykhe
Tıp’ın en gizemli şubesi Psikiyatriye ismini veren Psykhe, Miletos kralının üç kızının en güzelidir. Bu güzelliği ile de Aphrodite’nin kıskançlığını ve hışmını çeker. Aphrodite, oğlu Eros’tan, güzel Psykhe’yi alıp dağa götürmesini ve orada onu bir canavar ile zorla evlendirmesini ister. Ne var ki, Eros güzel Psykhe’yi gördüğünde, onu bir canavar ile evlendirmek bir yana, bir daha hiç ayrılmamacasına onunla birleşmek ister. Zaten sevgi ve aşk, ruhtan ayrılamaz ki... Fakat, ne yazık ki, Eros bir tanrı, Psykhe ise bir ölümlüdür. Böylesine bir birleşmeye tanrılar izin vermez. Onun için Eros, Psykhe’yi alıp bir mağaraya götürür ve ona kendisini göstermez; yalnız karanlık gecelerde gelir ve sevgilisi ile buluşur. Psykhe’den de kendisini görmeye çalışmamasını ister. Fakat Psykhe sevgilisinin kim olduğunu hiç olmazsa bir kerecik olsun görmek ister... İşte böyle bir istek ile, bir gece Eros yanında uyurken, yağ kandilini yakıp ona bakmaya kalkışır. Kandili yakıp sevgilisinin bir tanrı olduğunu görünce öylesine heyecanlanır ki, bir damla kızgın yağ Eros’un omuzuna damlar. Eros uyanır ve farkedildiğini görünce Psykhe’yi bırakıp gider... İki sevgili arasındaki ayrılık uzun sürer, ikisi de mutsuzdur. Ancak böylesine kuvvetli bir aşk karşısında Aphrodite yumuşar; bu aşka izin vermesi için Psykhe’den yerine getirilmesi çok güç olan bazı isteklerde bulunur. Aphrodite’nin bu zor isteklerini yerine getirebilmesi için bütün nymphalar ile satyrler elbirliği ile Psykhe’ye yardım ederler; bu yardımlar sayesinde Aphrodite’nin istekleri yerine getirilir. Sonunda Eros ile Psykhe birbirine kavuşurlar.
Sayfa 80·Kitabı okudu
Mitoloji
PRIAPOS
Ağrılı, istenmeyen, cinsel arzu ve zevk ile beraber olmayan, genellikle de geceleri ortaya çıkan ereksiyon hallerine yani ağrılı gece ereksiyonu haline priapismus ismi verilmektedir. Priapos, Anadolu’nun Lapseki şehrinden gelen bolluk tanrısıdır. Kendisi Dionysos, yani Bakkhos ile Aphrodite’nin oğludur. Sembolü penis olan bu tanrı, balıkçılık, bahçecilik, hayvancılık ve çiftlik işlerini korur, mahsulün bol olmasını sağlardı. Çünkü yamru yumru ufak tefek bir adam olan Priapos, kendi boyu kadar büyük ve daima ereksiyon halinde olan bir phallos’a, penise sahipti. Bir Dionysos törenine katılan Priapos öylesine içmiş, hadiseleri öylesine kavrayamaz bir hale gelmişti ki, çirkinliğine ve ucubeliğine bakmadan Lotis gibi dünya güzeli bir nympha’ya âşık olmuştu. Herkes uykuya dalmışken Priapos güzel Lotis’e yaklaşmış ve tam işini yola koyacakken bir eşek anırmıştı. Eşeğin anırmasına herkes uyanmış, zavallı Priapos’un haline öylesine gülmüşler, öylesine alay etmişlerdi ki, artık Priapos’un ereksiyonu hiç ama hiç zevk vermez olmuştu; ona acı veren, tat vermeyen, işe yaramayan ve kendisinin arzulamadığı bir ereksiyon olmuş, priapismusa dönüşmüştü.
Sayfa 78·Kitabı okudu
Mitoloji
Phobos
Psikiyatride çok sıklıkla kullandığımız ve kişinin saçma olduğunu bildiği halde bir türlü kurtulamadığı, aklından uzaklaştıramadığı korku olarak tanımlayabileceğimiz phobia tabirinin mitolojideki kökeni, savaş tanrısı Ares’in yanından hiç ayrılmayan ve dehşet, panik, korku ile onun sonucu olarak ortaya çıkan bozgun, açlık, sefaleti simgeleyen Deimos ve Phobos’a kadar iner.
Sayfa 77·Kitabı okudu
Mitoloji