Gelin anlamına gelen ve ormanlarda, dağlarda, kırlarda, sularda yaşayan dişi varlıklar olan nymphaların mitolojideki yerleri, bugünkü masallardaki peri kızlarına benzer. Büyük tanrılarla ilişki kurarlar, aşk maceraları olur, tanrıçalar onları kıskanır. Pan, satyrler, silenler, Priapos gibi cinlerden ve de genelde erkeklerden nymphalar kaçar, hattâ erkek düşmanı olurlar. Ancak aralarında Maia gibi Zeus ile Arkadia’daki gölgeli mağaralarda sevişip sonunda Hermes gibi tanrı doğuranlar da vardır.
İşte bu nymphalar, bugünkü psikiyatrik nomenklatürde, kadınlarda görülen hyperseksual davranışa nymphomania isminin verilmesine sebep olmuşlardır.