e ❃ ⁂ ❀ ︎

e ❃ ⁂ ❀ ︎
@amass
𝓣 ♡
Andromeda
Habeşistan kralı Kepheus ile, güzelliği nedeniyle diğer Nereus kızlarının hepsinden alımlı ve güzel olmakla övünen Kassiepeia’nın kızı imiş Andromeda. Kassiepeia’nın bu kendini beğenmişliğinden bıkmış olan diğer deniz kızları, kendisini deniz tanrısı Poseidon’a şikayet ederek, Kassiepeia’nın cezalandırılmasını istemişler. Fakat, neticede, bütün bu patırtı zavallı Andromeda’nın başına patlamış. Poseidon korkunç bir ejderi Kepheus’un ülkesinin başına bela diye salmış... Kâhinler, şayet kızını kurban ederse memleketin kurtulacağını söylemiş ve bundan başka bir çare olmadığında ısrar etmişler. Halk zorlamış ve çaresiz kalan Kepheus, Andromeda’yı bir kayanın üstüne bağlayarak ejder Gorgo’nun parçalamasına terketmiş. Gorgo, Andromeda’yı tam parçalayacakken, gökten kanatlı at Pegasus’un üstünde yiğit Perseus gelip Gorgo’yu öldürmüş. Kafasını kesmiş, sonra Andromeda’yı bağlarından kurtarıp almış ve evlenmiş. Ancak, Andromeda’nın başka bir bağı da varmış, amcası Phineus’a sözlüymüş... Phineus, Andromeda ile Perseus’un düğün gecelerinde öldürülmeleri için adamlarını göndermişse de Perseus, Gorgo’nun kesik başını gösterince adamlar taş kesilmişler. Böylece, Andromeda bütün bağlarından kurtarılıp Perseus ile rahat, huzurlu ve mutlu bir hayat geçirmiş. Andromeda kompleksine günlük hayatta, aşağı yukarı her kadında rastlarız. Her genç kızın mutlaka evlenmek istemesi, her ilişkinin genellikle bir evlenme ile bitmesini istemesi, kızdaki bilinçdışı Andromeda kompleksinin bir ifadesidir. Psikoterapide, Andromeda kompleksine genç kadınlardaki bilhassa anksiete ve davranış bozuklukları vak’alarında rastlanır.
Sayfa 35-36·Kitabı okudu
Mitoloji
Reklam
ADONIS
Myrrha, diğer adıyla Smyrna, Suriye kralı Theias ya da Kıbrıs kralı Kinyras’ın kızı idi. Bu güzel kız, Aphrodite’in lanetine uğramış olduğundan babasına âşık olmuş ve dadısının kurduğu bir oyun sonucu, babasının haberi olmadan babasının koynuna girmiş. Hattâ, babasından gebe kalmış. Zavallı baba, tam on ikinci gününde, kendini sürüklemiş olduğu büyük günahı farkedince kızının üzerine kılıçla yürümüş. Ancak, her ne hikmetse, tanrılar bu günahkâr kızı babasının haklı gazabından kurtarmak istemişler ve, tam o sırada Myrrha’yı mersin ağacına dönüştürmüşler. Bir müddet sonra da, mersin ağacı gövdesinden çok güzel bir erkek çocuk dünyaya gelmiş: Adonis... Çocuk öylesine güzelmiş ki bir yandan Aphrodite, bir yandan da başlangıçta çocuğa bakması için Aphrodite’nin tutmuş olduğu yeraltı tanrıçası Persephone onu paylaşamamışlar. Bir müddet sonra, çocuk biraz büyüyüp güzel bir delikanlı olunca, kavga kıyamet o zaman kopmuş. Sonunda, işe Zeus karışmış ve Adonis’in yılın dört ayını Aphrodite’nin yanında, dört aynı Persephone’nin yanında geçirmesine karar vermiş; geri kalan dört ayı da, kimin yanında geçireceğinin kararını Adonis’in kendisine bırakmış. Adonis bu dört ayı da güzel Aphrodite’nin yanında, yani tüm yılın sekiz ayını Aphrodite ile geçirmeye karar verince kıyamet tam kopmuş. Diğer tanrılar da kıskançlıklarından kavgaya karışmışlar ve sonuçta savaş tanrısı Ares ile bereket tanrısı Artemis, Adonis’i öldürmek üzere bir yaban domuzu salmışlar. Kasığından yaralanan Adonis kanaya kanaya can vermiş. Toprağa dökülen kandan, her bahar açan o güzelim Manisa laleleri bitmiş. Bu esnada sevgili Adonis’in yardımına koşan Aphrodite’nin ayağına diken batmış. Kanayan ayağından damlayan kandan da beyaz gülden kırmızı gül oluşmuş. Ancak, her bahar mevsiminde bir aşk bayramının arzulu
Sayfa 30-31·Kitabı okudu
Mitoloji
Yunan-Roma mitolojisinde kurt
Alba şehrinin Kralı Numitor ile kardeşi Amulius taht kavgasına giriştikten sonra, Amulius tahta çıkmaya hak kazanır ve Numitor’u hapse atmakla kalmaz, dölsüz kalsın diye de kızı Rea Silvia’yı Vesta rahibesi yapar. Ancak Rea, gece uykusunda veya çeşmeye su almaya gittiğinde, harp tanrısı Mars tarafından gebe bırakılır. Bunun üzerine Rea, amcası Amulius tarafından, bir kuleye kapatıldığı gibi, doğurduğu ikiz çocukları da bir sepetin içine konarak Tiber nehrine bırakılırlar. Ne var ki, bir müddet sonra, nehrin suları çekildiğinde, ikiz bebekleri taşıyan sepet kıyıdaki sığlığa oturur. Oralardan geçen ve yavrularını kaybetmiş olan dişi bir kurt ikizlere sahip çıkar. Onları kendi öz yavruları gibi emzirir, ölümden kurtarır; bir müddet sonra çoban Faustulus çocukları alır ve karısı Acca Larentia ile beraber büyüterek onlara Remus ve Romulus ismini verir. Çocuklar büyüyünce evvela zalim Amulius’u devirip, Alba şehrinin tahtına, tahtın gerçek sahibi olan Numitor’u geçirirler... Bundan sonradır ki, iki kardeş yeni bir şehir kurmak üzere Alba’dan ayrılırlar. fiehri nerede kuracakları konusunda tartışmaya başlarlar ve sonunda fala başvururlar. Remus, Aventius tepesine çıkar ve orada altı akbaba görür; Romulus ise Palatinus tepesine çıkarak oniki akbaba görünce kurulacak şehrin yerinin saptanması Romulus’a kalır. Ancak, küskünlükler devam eder ve Romulus’un çizdiği sınırı Remus geçince de, Romulus kılıcı ile Remus’u öldürür... Böylece, tek başına kalan Romulus, bulunduğu yerde yeni şehri, Roma’yı kurar.
Sayfa 27-28·Kitabı okudu
Mitoloji
Türk mitolojisinde kurt
Türk mitolojisinde kurt, kutsal ve uğurlu bir hayvan olarak tanınır. Totem olarak kabul edildiği, baba veya ana olduğu veyahut kurtarıcı, yol gösterici, kahramanlara yardımcı, şefkatli, cesur ve iyiliksever olarak karşımıza çıktığını sıklıkla görürüz. Dokuzoğuz destanında, tanrının kurt şekline girerek Hun Hakanı’nın kızları ile evlendiği ve bu evlilikten Dokuzoğuzların türediği görülür. Tukyu destanında ise, bir savaş sonunda elleri ve ayakları kesilmiş olarak bir bataklığa bırakılan on yaşlarındaki bir Tukyu erkek çocuğunun bir dişi kurt tarafından beslenerek büyütüldüğü ve ileride bu dişi kurdun bu delikanlıdan gebe kaldığı anlatılır. Bu dişi kurt on çocuk doğurmuş, bunlardan biri, aile adı olarak Asena ismini almıştır. Erkek boz bir kurt ile dişi beyaz bir geyikten ise Cengiz’in ceddi doğmuştur. Denizi geçtikten sonra, Cengiz’in soyu, Onan nehrinin kaynağı ile Burkan dağının civarında yerleşmiştir. Börü, Börte, Bören, Asena, Sina, Cina, Cino, Yakşar adları ile pek çok mitosa giren kurtu, bazen Ergenekon’dan çıkan Türkler’e yol gösterici, bazen de Oğuz Han’ın seferleri süresince kâh yol gösterici kâh kurtarıcı olarak görürüz. Hiyung-nu’ların hakanlarından birinin tanrıya vermek istediği kızlarına, tanrı, kurt şekline girerek koca olmuştur. Kurt bazen Cengiz’in babası, bazen de Asena efsanesinde olduğu gibi ana olmuştur. Çuvaşlar’a göre, kurtların Bihambar adında bir de hükümdarı olmuştur. Erkam Aidar mitosu’nda tanrının kuyruksuz mavi bir kurdundan bahsedilmektedir. Keza, Dede Korkut masalları’nda kurt’tan sıklıkla sözedildiğini görürüz.
Sayfa 26-27·Kitabı okudu
Mitoloji
Iapetos ile Okeanos’un kızı Klymene’den doğan dört titanoğlu kardeş Atlas, Menoitos, Prometheus ve Epimetheus’un zekâ ve akıl gücü ile doğmuş olmaları, onların Zeus’un hıncını çekmeleri ve korkunç cezalara çarpılmaları için yetti... Ve, Zeus ile Prometheus arasında süregelen kavganın sonunda, Zeus’un uşakları Kratos-güç, Via-zorbalık ve hattâ bunlara Hephaistos ve Hermes de katılarak Zeus’un amansız kararını yerine getirirler; Prometheus Kafkas dağlarının tepelerindeki bir kayaya zincirle prangaya vurulacak ve karaciğeri kartallar tarafından yenilecektir...
Sayfa 24-25·Kitabı okudu
Mitoloji
Reklam