İşte bu yüzden, kendi payıma diyorum ki: Eğer şimdi değersizsem ileride de değersiz olacağım, ama ileride değerli olacaksam, şimdi de değerliyim. Çünkü mısır mısırdır, her ne kadar kentliler ilk bakışta onu ot sansalar da..
Gene de, anlaman gereken bir şey daha var: Kararsızlığa kapılmama yol açacak her şeyden kaçınmalıyım, dolayısıyla bana onu hatırlatabilecek herkesten ve her şeyden uzak durmalıyım. Bu düşünceye sıkı sıkı tutunmasaydım, bu yıl bunca karalı olamazdım, eminim. Ve görüyorsun ya, işin içyüzünü hiç kimseye belli etmemeyi başararak sürdürüyorum kararlılığımı...
Dünyanın beni ilgilendiren tek yanı var: Otuz yıl üstünde yaşadığım bu toprağa karşı duyduğum belirli bir borç ve yüklendiğime inandığım bir görev; duyduğum bu şükran borcuna karşılık çizim ya da resim olarak birkaç andaç bırakmak istiyorum geride -birtakım sanat akımlarının hoşuna gitmek için değil, gerçek, içten, insancıl duyguları dile getirmek için. İşte yaşamdaki amacım bu.
Bana sorarsan, çoğu kez krallar kadar zenginim. Parasal olarak değil elbet ama (her gün aynı olmasa da), çalışmalarımda kendimi tüm ruhum ve yüreğimle adayacağım bir şeyler bulduğum için, bu yaşamıma anlam kazandırdığı, esin kaynağı olduğu için zenginim.