6/10
·87 syf.··
2026 37. kitabı
·
3 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 15:39
libretto(bir operanın sözlerinin bulunduğu kitap)türünde yazılmış çerez niyetine okudugum eserde uzasktan görmediği aşkı için şiirler yazan ozan Jaufre ve görmediği aşkı Clémence ' in sonu ölümle biten kavuşması anlatılmış. kitabı okurken kendimi otomatik operada gibi hissettim. kısa an değerlendirmesi olan kitap uzaklarda , birbirlerini görmeden başlayan aşkın kavuşması ve sonunda tanrıya karşı ayrılığın verdiği bir serzeniş ile devam etmiş.
İnceleme
Uzaktan AşkAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 20184,682 okunma
8/10
·134 syf.··
2026 9. kitabı
Bu kitapta özellikle aidiyet,kimlik arayışı ile ilgili çarpıcı düşünceler ve birazcıkta kendi üzerinden kendi yaşadıkları üzerinden de samimi bir dille yazmış yazar. Amin Maalouf'un bu kitapta dile getirdiği kimlik arayışı yüzyıllar boyunca belkide her zaman hep bir sorun ve arayış olarak kalacak ve bu konu hakkındaki düşünceleri bireyi tek bir aidiyete indirgemenin yarattığı o görünmez ama yıkıcı cepheleri gözler önüne seriyor. Maalouf, kimliğin statik bir duvar değil, sürekli katmanlanan ve akış hâlinde olan bir mozaik olduğunu hatırlatırken, bizi "biz ve onlar" tuzağına düşmekten koruyacak o insani reçeteyi de sunuyor: Kendi çok kültürlülüğümüzle ve karmaşıklığımızla barışmak. Sonuç olarak Ölümcül Kimlikler, sadece sosyolojik bir analiz ya da politik bir eleştiri değil; küreselleşen dünyada aidiyetini ve yönünü kaybetmiş modern insanın içsel pusulası. Yazarın kendi göçmenlik ve çok kültürlülük deneyiminden süzülen bu içten uyarı, sınırların ve zihinlerin giderek katılaştığı günümüzde geçerliliğinden hiçbir şey kaybetmiyor. Kimliklerimizi birbirimize karşı kuşanacağımız birer silah olarak değil, bizi birbirimize bağlayan köprüler olarak görmeyi başarabildiğimizde, Maalouf’un bu zamansız feryadı da tam anlamıyla karşılığını bulmuş olacak. Kendi içindeki çok sesliliği kaybetmek istemeyen her okurun, altını çizerek okuması gereken bir başucu eseri.
Ölümcül KimliklerAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 20199,8bin okunma
Reklam
Bir Ömrün Direnişle Yazılan Hikâyesi
10/10
·184 syf.··
2026 22. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 02:07
"Benim değil bu hikâye, bir başkasının hayatını anlatıyor.  (...) 1976 Haziranı'nda Paris'te, metroda tesadüfen çıktı karşıma. "İşte o!" diye mırıldandığımı hatırlıyorum. Görür görmez tanımıştım." Evet, Amin Maalouf'un hikâyesi değildi bu; bir tarih kitabının sayfalarında yer alan, bütün ufku dolduran bir posta vapurunun altında, İkinci Dünya Savaşı sırasında Kadim Topraklar'dan Direniş saflarına savaşmaya giden ve dönüşte de kahraman gibi karşılandığı yazan bir görselin içerisindeydi İsyan. İlk karşılaşma metro istasyonunda gerçekleşmişti. Ve onun sorduğu tek soru şuydu: "Bir sokak arıyorum. Bu civarda olmalı. Adı Hubert Hughes." İsyan'ı takip etme merakına yenilmişti anlatıcı. Aradığı sokağa kadar eşlik etme fikrine sadık kaldı. Kafasına takılan o tuhaf soruyu sordu adama: "Kaç numarayı arıyorsunuz?" Adamın vermiş olduğu yanıt içini daha da büyük bir merakla kapladı. Hayır, belirli bir numarayı aramıyordu, sadece sokağı görmeye gelmişti.             Hubert-Huges Sokağı                      Direnişçi                    1919-1944 Sıradan bir insan baktığında bu sokak adı hiçbir şey ifade etmiyor olabilir ancak onun için maziyi simgeliyordu. Paris'te direnişçilerin adını taşıyan otuz dokuz sokağı keşfe çıkmıştı. Fakat bu gezi için yalnızca dört günü vardı. Neden dört gün? Çünkü dört günün sonunda geleceğinin yönünü belirleyecek bir olay meydana gelecek... Yıllardır sessiz kalma mecburiyetinde bulunmuş İsyan Kitabdar, ilk kez derdini anlatmak için birine teslim oluyordu. Devrimci bir babanın tıp fakültesinde okuyan oğlu da tıpkı babası gibi direnişçi olmayı tercih etmişti. 6 Nisan 1909. O gün ne mi olmuştu? "Benim doğmama neden olan bir kıyamet." Adana'da ayaklanmalar başlamıştı. Ermeni mahalleleri yakılıp talan hale getirilmişti. Yıllar
Doğu'nun LimanlarıAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202640,2bin okunma
Bir şeylerden bahseden bir hiçbir şey
6/10
·184 syf.··
2026 5. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2026 10:55
(Spoiler içerir) Bir çeşit anı defteri. Amin Maalouf'un kültürleri, gelenekleri birbirine karan dili sayesinde çoğu kez mekanları uzun uzadıya tasvir etmemesine rağmen kendimi o resmin, olayların içinde çok canlı ve renkli bir karede buluyorum. Karakterde bir taraf var. Gerçek, çok gerçek, canlı. Babasının İsyan'da bıraktığı iz, bir yaradan ziyade bir zihniyet. Bu zihniyet İsyan'ın babasının gölgesi altında ondan hem nefret ederek hem korkarak biraz da severek oluşturduğu birincil karakteri. İsyan evden ayrılır, doktorluk okur, cemiyetlere katılır, hep bir yerlerde;savaş, telaş, aşk uğruna bu zihniyetin onda karşılık bulmasını izler. Hiçbir zaman ayakları yere sapasağlam basamaz, küçüklük hayali olan doktorluğu okumayı bile tamamlayamaz, korkularının arkasında aslında uzun yıllar onun için örülmüş ve üzerinde yapışmış bu karakterin farkına varır. Clara'ya aşık olması bu görme sürecine katkı sağlıyor ve mektuplaştıkları dönemlerde bu korkak, yaptığı işte de başarılı olamayan tarafını hep eleştirerek kendine, hayatına, yıllarına yabancılaşıyor İsyan. Babasının hastalanması haberiyle Clara'dan karnındaki oğlunu da bırakarak ayrılması ve araya savaşın girmesi uzun yıllar onu Claradan ayırıyor. Tam ayrıldıkları sırada babasının da vefat etmesi ile hayatında tutunduğu ne varsa yıkılıyor. İsyan'ın akıl hastanesine girmesi, orada yıllarca kalması, zihnini uyuşturmaları, aslında İsyan'ın seçtiği bir çeşit yaşam tembelliği, yaşamamayı seçme, ölüm. Ta ki kızının büyüdüğünü ve onu aradığını öğrenmesiyle yeniden yaşam enerjisini bulana kadar. Bu İsyan'ın geliştirdiği son kişilik, son dönüm noktası. Kızını görme umuduyla hastaneden çıkıyor ve kızını bir daha hiç görmüyor. Tüm kitap beni en çok vuran yer İsyanın hapisten çokıp şehir
Hayata Dair
Doğu'nun LimanlarıAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202640,2bin okunma
9/10
·96 syf.··
2026 35. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 22:35
Sen şeytanlardan bir profesörü ele alacaksın ve bütün itliğini, pardon, ipliğini pazara çıkaracak bir konuşmayı mezuniyet gecesinde yaptıracaksın. Bu kurguyu öyle ince işleyeceksin ki, "Kimin aklına gelir?" dense, benim yazarlarım arasında aklıma ilk olarak Ömer Faruk Dönmez gelir. İyi ki de yapmış. Aleyhillanenin bütün oyunlarını zarif ama keskin bir üslupla itinayla ortaya sermiş. Mevlam Ömer Faruk Dönmez ağabeyime sıhhat, selamet ve afiyetler ihsan eylesin. Âmin.
Edebiyat
Son KonuşmaÖmer Faruk Dönmez · İz Yayıncılık · 2024148 okunma
Puan vermedi·320 syf.··
2026 30. kitabı
Çalan bir gün adalet için, döven bir gün şefkat için yalvarır! Piyon deyip geçme, gün gelir şah olur! Şaha da fazla güvenme, gün gelir mat olur! Ömer Hayyam Ömer Hayyam'a olan hayranlığımı bir kez daha arttıran okuması çok keyifli bir kitap.
Edebiyat
SemerkantAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202574,8bin okunma
Reklam
Reklam