Yaşamak: Kitap aslında Fingui adında bir adamla bir yabancının tanışmasıyla başlıyor ve biz başlangıçta bir 30 sayfa kadar bu adamın karaktersiz kişiliğiyle tanışıyoruz. Başlarda böyle bir anlatım olduğu için karaktersiz bir adamın hikayesini dinliyoruz gibi düşünndüm ama belkide ama o 30-40 sayfa akıp gittikten sonra fingui’nin karakterini oluşturacak olaylar ve tecrübelerin neler olduğunu dinliyoruz maalesef ve burada adama başta kızarken bir anda oh olsun diyemiyoruz başına gelenler için. Yazar Mao döneminde çocukluk geçirmiş bir adam bu yüzden o döneme ait bir çok olay hatrındaymış. Mao dönemi hakkında çok fazla bilgim olmamakla beraber, özellikle Kültür Devrimi (1966-1976) ve Büyük İleri Atılım (1958-1962) gibi siyasi hareketlerin etkisiyle, Çin'deki yaşam koşullarını oldukça zorlaştırmış bir dönem olarak tanımlayabiliriz aslında. Bu dönemde yaşanan başlıca zorluklar var bunların kitaba yansımasını görüyoruz aslında. Büyük İleri Atılım sırasında, tarım aletleri ve gıda maddeleri komünist sistemine devredildiği için köylüler, temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandılar. Kıtlık nedeniyle birçok insan açlıkla mücadele etmek zorunda kalmış Tarımın kolektifleştirilmesi, köylülerin kendi ürünlerini yetiştirmelerini engelledi. Bu durum, köylülerin geçim kaynaklarını kaybetmesine yol açmış zaten kitapta da fingui sürekli işte yulaf lapası yediklerinden pirinç bile bulamadıklarından bahsediyor 20 kilo pirinç için oğlunun çok sevdiği hayvanı satmak zorunda kalıyorlar. Fugui karakterinin ailesinin üyelerinin ardı ardına kaybedilmesi, bu dönemdeki sosyal çalkantının ve bireylerin yaşadığı travmanın bir yansımasıdır. İnsanlar, savaş, kıtlık ve siyasi baskılar nedeniyle sevdiklerini kaybetmişler mesela eşi kemik erimesine yakalanıyor doktor bu hastalığın tedavisi olmadığını